Snow türkçesi Snow nedir

  • Eroin.
  • Kar.
  • Billurlaşmış, beyaz lapalar halinde yağan donmuş su buğusu.
  • Kar yağmak.
  • Gözünü boyamak.
  • Abartılı konuşarak etkilemek.
  • Karlanma (tv).
  • Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır.
  • Yağış.
  • Havadan ak, ince taneli buz kırılcaları biçiminde ya da lapa lapa yağan, sıcaklık koşulları elverişli ise yerde biriken su buğusu, bk. yağış.
  • Yağmak.
  • Karlanma.
  • Gözüne girmek.
  • Toz.
  • Karla kaplamak.
  • Kokain.

Snow ile ilgili cümleler

English: "Good morning. The snow is piled up outside." "Really!?"
Turkish: "Günaydın. Dışarıda kar yığılı." "Gerçekten mi!?"

English: "Are you making a snowman?" "No, I'm making a snow woman."
Turkish: "Kardan adam mı yapıyorsun?" "Hayır, kardan kadın yapıyorum."

English: A group of people started off in snow boots.
Turkish: Bir grup insan kar botlarıyla yola koyuldular.

English: A fresh layer of snow covered the street.
Turkish: Taze bir kar tabakası caddeyi kapladı.

English: "The snow is beautiful, isn't it?" "Yeah, but Mary, you're even more beautiful."
Turkish: "Kar ne kadar güzel, öyle değil mi?" "Evet ama, sen daha da güzelsin, Mary."

Snow ingilizcede ne demek, Snow nerede nasıl kullanılır?

Snow bag : Sahnede kar yağışı görünümünü sağlamada kullanılan aygıt. Kar kutusu.

Snow blind : Kar körlüğü.

 

Snow blindness : Kar körlüğü. Aşırı kar yağışı sonucu oluşan geçici körlük.

Snow boots : Kar çizmesi. Kar botu.

Snow box : Kar kutusu. Sahnede kar yağışı görünümünü sağlamada kullanılan aygıt.

Snow capped : Kar kaplı (dağ veya tepe). Karla kaplı. Karla kaplı (dağ). Karlı (dağ).

Snow crystal : Kar kristali. Kar kristalleri.

Snow cannon : Kar makinesi.

Snow cap : Kar şapkası.

Snow bunting : Alaca çinte. Kar kirazkuşu. Kar ispinozu. Alaca kirazkuşu. Karkuşu. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kiraz kuşugiller (emberizidae) familyasından, 15 cm kadar uzunlukta, çıplak tundralarda ve yüksek dağlarda yaşayan, ergin erkeklerinde yazın, baş, boyun, göğüs ve karın ile kanat örtü ve kol uçma tüyleri, yan kuyruk tüyleri beyaz, diğer tarafları siyah olan bir tür. kar kiraz kuşu. Alaca kiraz kuşu.

İngilizce Snow Türkçe anlamı, Snow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bindle : (argo) demet. Ufak uyuşturucu tozu paketi. Bohça. Bağ.

Hoodwinking : Göz boyamak. Gizlemek. Dalgaya gelmek. Oyuna getirmek. Aldatmak. Kandırmak. Kafeslemek. Gözlerini bağlamak.

Hoodwinked : Dalgaya gelmek. Kafeslemek. Gizlemek. Oyuna getirmek. Gözlerini bağlamak. Göz boyamak. Aldatmak. Kandırmak.

Posh : Şatafatlı. Şık. Birinci sınıf. Gösterişli. Üst düzey. Havalı. Üst veya özel sınıfa giren her şey için kullanılan sözcük. Lüks. Sosyetik.

Benefit : Çıkar. Bk. fayda bir iktisadi etkinliğin iktisadi karar birimlerinin lehine verdiği somut ya da soyut her türlü sonuç. Menfaat. Yarar. Yararı dokunmak. Fayda göstermek. Fayda. Yararlanmak.

 

Horses : At. Aygır. Atgiller. Sehpa. Beygir. Süvari birliği. Atlar. Memeliler (mammalia) sınıfının, toynaklılar (ungulata) üst takımının, tek parmaklılar (perissodactyla) takımından, vücut yapılan ince ve çevik, orta parmakları çok gelişmiş, diğer parmakları küçülmüş ve kaybolmuş, vücutları kıllarla kaplı, bacakları uzun, otçul türleri olan bir familya.

Snowfall : Kar yağışı miktarı. Kar yağışı. Kabul etmemek. Bir defada yağan kar miktarı. Yağış miktarı.

Hails : Yerlisi olmak. Yağdırmak. Selamlamak. Taksi çağırmak. Çağırmak. Limanından gelmek. Topa tutmak. Dolu yağmak.

Rained : Yağmur yağmak. Yağdırmak. Şakır şakır akmak. Yağmuruna tutmak.

Ingratiates : Sevdirmek.

Snow synonyms : snow flurry, snowflake, hailing, cryology, scag, hoodwink, chang, powdered, account, silts, downfall, deludes, capitals, hail down, precipitation, hailed, joypowder, increments, bindles, precipitate, dusty, ingratiated, cocaine, poshest, hoodwinks, bo, dunnages, heroins, bugles, dynamites, mote, coke, dynamite.

Snow zıt anlamlı kelimeler, Snow kelime anlamı

Undeceive : Bilgi vermek. Aklını başına getirmek. Gözünü açmak. Uyandırmak. Uyarmak.

Bare : Açığa çıkartmak. Gözle görülür hale getirmek. Boş. Çıkarmak. Soymak. Açılmak. Çıplak. Tamtakır. Yalın. Açmak.

Snow ingilizce tanımı, definition of Snow

Snow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A square-rigged vessel, differing from a brig only in that she has a trysail mast close abaft the mainmast, on which a large trysail is hoisted. To cover with, or as with, snow. To fall in or as snow. It snowed yesterday. Chiefly used impersonally. As, it snows. To scatter like snow. Watery particles congealed into white or transparent crystals or flakes in the air, and falling to the earth, exhibiting a great variety of very beautiful and perfect forms.