Bindle türkçesi Bindle nedir
Bindle ingilizcede ne demek, Bindle nerede nasıl kullanılır?
Bindles : Eroin. (argo) demet. Bağ. Bohça. Ufak uyuşturucu tozu paketi.
Bindley : Bir soyadı.
Bind a bargain : Pazarlığı bağlamak.
Bind oneself to : İle kendinin bağlamak. -e kendini bağlamak. -nin yükümlülüğü altına girmek. -ye kendini iliştirmek. -e kendini adamak.
Bind over : Göz hapsine mahk-m etmek. Mali kefaletle bağlamak. Suçlanan kimsenin duruşmasına kadar göz hapsinde tutulması yönünde mahkeme tarafından emir verilmek (hukuk terimi). Senetle bir işi yapmaya mecbur tutmak. Göz hapsine mahkum etmek.
Windows sockets bind error : Windows sockets bind hatası.
Simple bind : Yalın bağ.
Bind up : Sargı ile bağlamak.
Automatic bind : Otomatik bağlama.
Be in a bind : Dara düşmek. Sıkışık durumda olmak. Zorda olmak. Başı belada olmak. Darda olmak. Başı dertte olmak. Sıkıntıda olmak. Parasız kalmak.
İngilizce Bindle Türkçe anlamı, Bindle eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bindle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beginnings : Baş. Esas.
Organize : Kurmak. Teşkilatlandırmak. Organize etmek. Tertip etmek. Düzen sağlamak. Organize olmak. Düzenlemek. Düzenini sağlamak. Teşkil etmek.
Command : Layık olmak. Hakim olmak. Kumanda. Kumanda etmek. Buyurmak. Komut. Telkin etmek. Hakimiyet. Bilgisayar, jimnastik alanlarında kullanılır. Buyruk.
Connection : İlgilenme. Bağlantı. Ölçüye vurulan nesne ya da özellikler arasında bir sıra düzeninin kurulması için önkoşul olan "daha büyük " ve "daha küçük" ilişkilerinin tüm ölçümler için geçerli olmasını gerektiren kural. bk. sıralayıcı ölçek. Aktarma. Yakınlık. Dostluk. İrtibat. Akrabalık. Aktarmalı taşıt. Alışveriş.
Fardel : Yük.
Manage : Yönetmek. Kandırmak. Geçinmek. İdare etmek. Kıvırmak. Götürmek. Başarmak. İcabına bakmak. Yolunu bulmak. Çekip çevirmek.
Dynamite : Potansiyel tehlike. Çarpıcı şey. Dinamitle havaya uçurmak. Dinamit. Bomba gibi şey. Patlayıcı madde. Kizelgura emdirilmiş trinitro gliserinden oluşan güçlü bir patlayıcı. Dinamitlemek.
Ammunition clip : Şarjör. Birkaç mermiyi bir arada tutan aparat.
Joypowder : (argo) kokain.
H : Renksiz kokusuz gaz (bilinen elementlerin en hafifi). İngiliz alfabesinin sekizinci harfi honor. Hidrojenin simgesi. Henrinin simgesi.
Bindle synonyms : come to grips, get to grips, various, mishandle, packet, packeting, alliances, bond, joy powder, administer, heroins, parcel, dynamites, dynamited, pack, misconduct, man to man, care, idiosyncratic, binders, bandage, individuality, conduct, packets, mismanage, singular, bundles, horse, individualism, packs, bk, carry on, dispose of.
Bindle zıt anlamlı kelimeler, Bindle kelime anlamı
Disorganise : Dağınık hale getirmek. Düzenini bozmak. (britanya ingilizcesi) düzensizleştirmek. Tertipsizleştirmek (disorganize olarak da yazılır). Altüst etmek. Karıştırmak. Karmakarışık etmek.
Disorganize : Düzenini bozmak. Altüst etmek. Karıştırmak. Karmakarışık etmek.
Joint : Ortaklaşa. Kırılmış bir kayacın parçaları arasında, gözle görülebilecek derecede bir ayrılma ya da kayma devimi göstermeyen kırık. Birleştirmek. Raptetmek. Birlikte. Çatlak. Birleşik. Ek yeri. Ek. Birleşme yeri.
Bindle antonyms : commonality, common.

Bu kısımda Bindle kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bindle ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bindle anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bindle ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.