Bohça nedir, Bohça ne demek

"Bohça" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Hemen hemen her giyim eşyası bohçada ve sandıkta saklanırdı." - R. H. Karay

Yerel Türkçe anlamı:

Bir hayvan hastalığına ilâç için kullanılan yabanî ot.

Ekmek çıkını.

Kekliğe benzeyen ve turaç denilen kuşun dişisi

Bohça, çıkın.

Baş örtüsü.

Hayvanlarda görülen bir hastalık.

Nişanlı kıza oğlan evinin gönderdiği hediye çıkını // bohça atmak: Nişanı bozmak bohça atdumak: Nişanı bozdurmak

Çeyiz.

Nişanlı kız ve erkeklerin biribirine verdikleri hediyeler.

Nişanlı kız tarafından erkeğe gönderilen hediye bohçası

Evlenenlerin karşı taraf hısımlarına gönderdikleri hediyeler. 5.bk. boğu.

Nişanlı kızlara oğlan evinin gönderdiği hediye.

Bütçe.

Kimya'daki anlamı:

İplik veya kumaşın ticari birimine verilen ad.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Sığır budunun iç tarafındaki kaslardan elde edilen, üçgen biçiminde pastırmalık kısım, eğrice, bohça gömü.

İngilizce'de Bohça ne demek? Bohça ingilizcesi nedir?:

bundle

Bohça tanımı, anlamı:

Bohçanın dört ucunu bir araya getirememek : Dengeyi sağlayamamak. iki yakayı bir araya getirememek.

Bohçasını koltuğuna almak : Kendi isteğiyle ayrılmak.

 

Bohçasını koltuğuna vermek : Kovmak, işine son vermek.

Bohçasını toplamak : Eşyasını toplamak.

Bohça böreği : Bohça biçiminde katlanarak içine peynir, kıyma, patates vb. maddeler konarak yapılmış olan bir börek türü.

Parçalı bohça : Renk renk ve çeşit çeşit kumaş parçalarının birbirine eklenmesiyle yapılmış olan bohça.

Yamalı bohça : Tutarsız, birbirine uymayan şey.

Hamam bohçası : Kadınların hamama giderken çamaşırlarını veya eşyalarını koyduğu bohça.

Kırpıntı bohçası : İçine kumaş kırpıntıları konulan bohça.

Orospu bohçası : Derli toplu olmayan, düğümleri gelişigüzel yapılmış, içi kötü düzenlenmiş bohça. Acele yapılmış, fındık yerine az miktarda ceviz konmuş, ekmek içi iyi ezilmemiş, sarımsakları diş diş kalmış bir tarator türü.

Parça bohçası : Biçkiden artan çeşit çeşit kumaş parçalarının içine konulduğu bohça.

Bohçacı : Bohçacı kadın.

Bohçacı kadın : Gezerek bohça içinde dokuma eşya satan kadın, bohçacı.

Bohçalama : Bohçalamak işi.

Bohçalamak : Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak. Bir şeyi bohça içine koyup sarmak.

Parçalı bohça gibi : Birbirini tutmaz parçalardan oluşan.

Çamaşır : İç giysisi. Kirli eşyaları yıkama işi.

Elbise : Giysi.

Dört : Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı. Üçten bir artık. Dört sayısının adı.

Kumaş : Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme. Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma.

 

Ufak : Makam, derece bakımından geri olan. Boyutları normalden küçük. Kısa bir süre. Yaşça daha küçük olan. Önemsiz, çok az.

Seçme : Seçmek işi, intihap, seleksiyon. Seçkin, seçilmiş.

Tütün : Patlıcangillerden, birleşiminde nikotin bulunan, otsu bir bitki (Nicotiana tabacum). Bu bitkinin kurutulup kıyılarak sigara biçiminde veya pipoyla içilen yaprağı. Duman.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Bohça çiçeği : Bir çeşit çiçek.

Bohça gömü : Bohça.

Bohça otu : Helleborin adlı saponin içeren bir bitki, akçöpleme, boynuz otu.

Bohça parası : Bütçe. Köy bütçesi için alınan para, salma.

Bohça tası : Bohça hastalığına tutulan hayvanların gözüne serpilmek için, içine şifalı su konulan tas.

Bohçacılık : Bohçacının yaptığı iş.

Bohçalanma : Bohçalanmak işi.

Bohçalanmak : Bohçaya konulmak.

Bohçalatma : Bohçalatmak işi.

Bohçalatmak : Bohçaya koydurmak.

Diğer dillerde Bohça anlamı nedir?

İngilizce'de Bohça ne demek? : n. pack, bundle, fardel, package, packet

Fransızca'da Bohça : balluchon [le], sachet [le]

Almanca'da Bohça : Bündel, Pack, Packen

Rusça'da Bohça : n. узел (M)