Tütün nedir, Tütün ne demek
Tütün; bir bitki bilimi terimidir.
- Patlıcangillerden, birleşiminde nikotin bulunan, otsu bir bitki (Nicotiana tabacum).
- Duman.
- Bu bitkinin kurutulup kıyılarak sigara biçiminde veya pipoyla içilen yaprağı

"Tütün" ile ilgili cümleler
- "Elinin tersiyle yeleğine düşen tütün küllerini silkti." - M. Ş. Esendal
Yerel Türkçe anlamı:
Duman.
Sarma sigara
Tütün, sigara
Biyoloji'deki anlamı:
Patlıcangiller (Solanaceae) familyasından, 3 m kadar boylanabilen, tüysüz ve mumsu bir örtü ile kaplı, yaprakları uzun saplı, taç yaprakları tüpsü, salgı tüyleri bulunan, park, bahçe ve yol kenarlarında süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
İçerisinde nikotin gibi alkoloitlerle birçok zehirli maddeyi bulunduran bir bitki türü.
Diğer sözlük anlamları:
[Bakınız: dütün]
İngilizce'de Tütün ne demek? Tütün ingilizcesi nedir?:
tobacco, nicotiana tabacum
Osmanlıca Tütün ne demek? Tütün Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
duhan
Tütün hakkında bilgiler
Tütün (Nicotiana), Solanaceae (patlıcangiller) familyasından Nicotiana cinsinden yaprakları sigara yapımında kullanılan bir yıllık otsu bitki türlerine verilen ad.
Haziran-Ağustos ayları arasında pembemsi renkli çiçekler açan, 0,75-1,5 m boylarında, bir yıllık kültür bitkisidir. Gövdeleri dik, silindir şeklinde, tüylü ve yapışkanlıdır. Yapraklar sapsız veya kısa saplı, büyük oval, tüylü ve yapışkan, özel kokulu ve acı lezzetlidir. Çiçekler tepede salkım durumunda bulunurlar.
Tüp şeklinde, pembemsi-kırmızı renkli, tüylü ve beş sivri dişli çiçeklere sahiptir. Meyveleri uzunca ve oval şekilli küçük tohumludur.
Amerikan Yerlileri (Kızılderililer) Avrupalılar kıtaya gelmeden önce tütün kullanmaktaydılar. İlk Avrupalı yerleşimciler tütün içmeyi kızılderililerden öğrenerek tütünü daha sonra gittikçe popüler olacağı Avrupa'ya taşıdılar. Amerikan Yerlileri arasında tütün eğlence amacıyla değil ayinlerinde ve ancak deneyimli şamanlarınca dini gerekçelerle kullanmalarına karşın Avrupalılar tütünü eğlence ve vakit geçirme amacıyla yaygınlaştırdılar.
Tütün ile ilgili Cümleler
- Tütün çiğnemeyi severim.
- Tütün olmadan yapamam.
- Onlar tütün içtiler.
- Ne şarap, ne afyon, ne de tütün insanların yaşamları için gereklidir.
- Tütün dumanı kanser yapıcıdır.
- Amcam çok sigara içen biridir; tütün onun için kaçınılmazdır.
- Tütün beyni etkiler.
- Doktor "senin sağlığın açısından tütünden daha zararlı bir şey yoktur" dedi.
- Tütün dumanı ve akciğer kanseri arasındaki bağlantının farkında mısınız?
- Tütün dumanı kansere neden olur.
- Odaya girer girmez sadece tütün kokusunu değil aynı zamanda benzin kokusunu da fark ettim.
- Tütün içmekten hoşlanır.
- Oda tütün kokuyordu.
Tütün anlamı, tanımı:
Otsu : Ot gibi olan, gövdesi odunlaşmayan, kısa ömürlü (bitki), otsul.
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Sigara : İnce kâğıda, kıyılmış tütün sarılarak hazırlanan, silindir biçiminde, ağızdan dumanı çekilen nesne.
Tütün içmek : Tütünü yakıp dumanını içine çekmek.
Tütün sarmak : Sigara kâğıdına tütün koyup sigara yapmak.
Tütünü tepesinden çıkmak : Dumanı tepesinden çıkmak.
Tütününü tüttürmek : Ev ve aile düzeninin sürmesini sağlamak.
Tütün balığı : Tütsü ile kurutulmuş balık.
Tütün rengi : Bu renkte olan. Taba.
Yaprak tütün : Kıyılmamış, yaprak bütünlüğü tam olan, işlenmiş veya işlenmemiş tütün.
Yavaş tütün : Sert olmayan tütün.
Ağız tütünü : Keyif için ağızda çiğnenen bir tütün türü.
Nargile tütünü : Tömbeki.
Tütüncü : Tütün yetiştiren veya satan kimse.
Tütüncülük : Tütün yetiştiriciliği veya satıcılığı.
Tütünlük : Sırtın kuyruğa yakın yerinden yapılmış en gevrek pastırma. Hayvanın sırt bölgesinden çıkarılan pastırmalık et. Tütün ekilen yer, tütün tarlası.
Patlıcangiller : İki çeneklilerden, örnek bitkisi patlıcan olan, içine domates, biber, patates, tütün vb. bitkileri alan familya.
Birleşim : Bir meclisin bir gün içindeki toplanmaları, inikat. Döllenmek için erkekle dişi hayvanın bir araya gelmesi. Birleşme işi.
Nikotin : Tütün yapraklarından çıkarılan, renksiz, açıkta bırakıldığında havadan oksijen alarak esmerleşen, 247 °C'de kaynayan, 1,033 yoğunluğunda çok zehirli bir alkaloit (C10H14N2).
Bitkin : Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.
Kurut : Kurutulmuş süt ürünü.
Kıyı : Kenar, periferi. Kara ile suyun birleştiği yer. Issız, tenha yer. Sahil.
Biçim : Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Herhangi bir şeyin benzeri. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.
Familya : Aile. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Karı, eş.
Duman : Kötü, yaman. Esrar. Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık. Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz.
Tütün çizmek : Taze tütün yapraklarını ipe dizmek.
Tütün iynesi : Tütün yaprağını ipe dizmeye yarayan iğne.
Tütün kesesi : Kadife ya da ipekten yapılmış çevresi sırma saçaklı, ağzı büzmeli kese.
Tütün kesesi ağzı dikişi : Özellikle rektum prolapsuslarında organın tekrar dışarıya çıkmaması amacıyla ipek iplik veya katgütle belirli aralıklarla dairesel olarak uygulanan dikiş.
Tütün mozaik virüsü, tmv : Tütün bitkisinin hücrelerinde üreyen, kapsidi 2150 kadar benzer proteinden yapılmış olan ve RNA molekülünü saran, 6000 nükleotitten oluşan heliks şeklinde bir RNA'sı bulunan bir virüs. Tütün yapraklarında bulunan ve tütünde mozaik yapılı hastalığı oluşturan virüs.
Tütün toprak piresi : Tütün yapraklarını yiyerek delik deşik eden, kınkanatlı, küçük, sıçrayıcı böcek.
Tütün tripsi : 1-2 mm. boyunda olup, tütünde "akdamar" hastalığını meydana getiren kirpikkanatlı böcek.
Tütün zehirlenmesi : Gebeliğin belli dönemlerde tütün bitkisinin içerdiği teratojenik etkili anabazin alkaloitlerine bağlı olarak buzağı ve domuz yavrularında brahignati, kifozis ve artrogripozis gibi yapılış bozukluklarıyla belirgin zehirlenme, Nicotiana tabacum zehirlenmesi.
Tütünaltı : Sabahleyin yenilen hafif yemek, kahvaltı. Kahvaltı, sabah yemeği.
Tütüncüler : Artvin kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Aydın şehri, Bozdoğan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Rize ilinde, Pazar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun şehri, Bafra ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Trabzon ili, Akçaabat belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Diğer dillerde Tütün anlamı nedir?
İngilizce'de Tütün ne demek? : n. tobacco, weed, snout
Fransızca'da Tütün : tabac [le]
Almanca'da Tütün : n. Rauchware, Tabak
Rusça'da Tütün : n. табак (M), курево (N)
adj. табачный, курительный, папиросный

Bu kısımda Tütün nedir? Tütün ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tütün tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tütün hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.