Snouts türkçesi Snouts nedir

  • Burun (hayvan).
  • Tütün (ingiliz ingilizcesi).
  • Hortum (hayvan).
  • Kovan.
  • Hayvanın uzun burnu.
  • Muhbir.
  • Hortum (zooloji terimi).
  • Burun (domuz).
  • Burun (zooloji terimi).
  • Tütün.
  • Ön kısım (araba).
  • Duy.
  • İspiyoncu.

Snouts ingilizcede ne demek, Snouts nerede nasıl kullanılır?

Glacier snout : Buzul alnı. Bir buzul ya da örtü buzulunun, buzul taş yığınları, irili ufaklı çukur ve teknelerle engebelenmiş ön, uç bölümü.

Snout : Hortum (hayvan). İspiyoncu. Duy. Hayvanın uzun burnu. Tütün. Burun (hayvan). Tütün (ingiliz ingilizcesi). Burun (zooloji terimi). Ön kısım (araba). Burun (domuz).

Snouted : Burunlu.

Snouting : Muhbir. Tütün. İspiyoncu. Duy. Ön kısım (araba). Kovan. Hayvanın uzun burnu. Hortum (hayvan). Burun (domuz). Burun (hayvan).

Snob : Snop. Züppe.

Snobbery : Züppelik. Snopluk.

Snobbishly : Züppe bir şekilde. Mağrurca. Kibirli bir şekilde. Züppe gibi. Kendini beğenmiş bir şekilde. Kendini diğerlerinden üstün gören bir şekilde.

Snobbily : Züppe bir şekilde.

Snobbiness : Kibirlilik. Kendini beğenmişlik. Mağrurluk. Züppelik. Kendini diğerlerinden üstün görme durumu.

Snob effect : Tüketicilerin bir mala yönelik istem miktarının o malı kullanan tüketici sayısı arttıkça azalması. krş. veblen etkisi. Züppelik etkisi. Züppe etkisi.

İngilizce Snouts Türkçe anlamı, Snouts eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Snouts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Expulsive : Ekspulsif. Defedici. İhraç edici. Çıkaran.

Delator : Suçlayan. İftiracı. Gammazcı. İtham eden.

Blabbered : Ağzında laf tutamamak. Boşboğaz kimse. İspiyon. Gevezelik etmek. Çok aptalca konuşmak. Kafa ütülemek.

Let out : Salmak. Koyvermek. Genişletmek. Bırakmak. Vermek. Ses çıkarmak. Kiraya verme. Azad etmek. Bollaştırmak. Çıkmasına izin vermek.

Shriek : Çığlık atmak. Haykırma. Yaygara. Yırtınmak. Çığlık. Acı feryat. Haykırmak. Acı acı bağırmak. Feryat etmek. Avazı çıktığı kadar bağırmak.

Bushing : Buşing. Metal ilave veya ek (mekanik, elektronik). Muf. Yatak. İç-dış dişli redüksiyon nipel. Rakor. Burç. Bilezik. Kılavuz.

Hived : İstiflemek. Biriktirmek. Toplu olarak yaşamak. Toplamak. Kovana koymak. Kovana girmek. Kovanda toplamak. Arı kovanı gibi yer. Arı kovanı.

Utter : Basmak. Buyurmak. Dile getirmek. Açığa vurmak. Mutlak. İfade etmek. Ses çıkarmak. Çıkarmak (inilti veya ses). Telaffuz etmek. Söylemek.

Finks : Polis ajanı. Sevilmeyen kimse. Gammazcı. Grev kırıcı işçi. Alçak kimse. Ajan.

Snouts synonyms : skreigh, holler out, skreak, pipe, pipe up, snout, squall, rats, nicotiana tabacum, axial bearing, yaup, bearing housing, female connector, blabbering, husk, dime dropper, blabber, talk, holler, exclaim, cartridge, thunder, bayonet, hive, beehives, case, expeller, lamp base, receptacle, let loose, outcry, wail, roar.

Snouts zıt anlamlı kelimeler, Snouts kelime anlamı

Whisper : Fıs fıs konuşmak. Fısıltı ile konuşmak. İma. Hışırdamak. Dedikodu. Kulağına söylemek. Fısfıs. Dedikodu yapmak. Fısıltı. Fısıldaşmak.

Northern : Kuzeye ait. Kuzeyli. Kuzeyden gelen. Kuzey. Kuzeyde meydana gelen veya yaşayan.