Whisper türkçesi Whisper nedir
- Fıs fıs konuşmak.
- Kulağına söylemek.
- Dedikodu.
- Hışırdamak.
- Fısıldamak.
- Fısfıs.
- İma.
- Fısıltı.
- Fısıltı ile konuşmak.
- Dedikodu yapmak.
- Fısıldaşmak.
Whisper ile ilgili cümleler
English: A whisper ran through the crowd.
Turkish: Kalabalıktan bir homurtu yayıldı.
English: "Quiet," he whispered.
Turkish: O, sessiz ol diye fısıldadı.
English: It's rude to whisper in front of others.
Turkish: Başkalarının önünde fısıldamak nezaketsizliktir.
English: What did she whisper to you?
Turkish: O sana ne fısıldadı?
English: "Just close your eyes," whispered Ali, and when Mary closed her eyes, he kissed her softly on the lips.
Turkish: Ali "Sadece gözlerini kapat." diye fısıldadı ve Mary gözlerini kapatınca, onun dudaklarını hafifçe öptü.
Whisper ingilizcede ne demek, Whisper nerede nasıl kullanılır?
Whisper box : Fısıltı kutusu.
Whisper headers : Fısıltı üstlükleri.
Whisper sweet nothings : Boş sözlerle avutmak.
In a whisper : Fısıldayarak. Fısıl fısıl. Fısıltıyla.
Stage whisper : Suflörün fısıldaması. Oyuncunun fısıldayarak konuşması.
Whispering : Akustik. Fısıltılı. Fısıldama. Fısıldayan. Fiskos. Fıs fıs. Fısıltı. Söylenti.
Whisperers : Dedikoducu. Dedikoducu kimse. Fısıldayan kimse. Sır tutmaz. Sır tutmayan. Sırları ifşa eden kimse.
Whispered : Mırıltılı bir şekilde söylenen. Fısıldanmış. Mırıldanılan. Mırıldanmış. Fısıltılı bir şekilde söylenen. Fısıldanan.
Whispers : Fısıltılar. Dedikodu yapmak. Şöyle fısıldıyor. Kulağına söylemek. Dedikodular. Fısıldamak. Hışırdamak.
Whisperings : Fısıltı. Fısıldama.
İngilizce Whisper Türkçe anlamı, Whisper eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Whisper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gossipry : Benzersiz yakınlık. Hoşbeş. Manevi ilişki veya yakınlık. Söylenti. Diğer insanların özel ilişkileri hakkında olan boş konuşma. Bir kişi ve ona parasal kaynak sağlayanlar ile arasındaki yakınlık.
Glance at : Gözünün ucuyla bakmak. Göz gezdirmek. Göz atmak. Göz ucuyla bakmak.
Talk scandal : İleri geri konuşmak.
Tattled : Boşboğazlık etmek. Boşboğazlık. Gevezelik etmek. Gammazlamak. Geveze. Ağzından kaçırmak. Gevezelik. Fitlemek.
Breaths : Esinti. Ağızdan çıkan buhar. Nefes. Dem. Hafif rüzgar. Soluk. An.
Sizzles : Cızırdamak. Cızıltı. Cızırdama. Çıtır çıtır yanmak. Cızırtı yapmak. Cızıldamak. Isı ile temas edildiğinde cızırtı sesi çıkarmak. Tıslamak. Cızırtı.
Buzz : Ayrılmak. Vızıldamak. Telefon ederek çağırmak. Cızırtı. Uğultu. Seslendirmede filmdeki taneciklerden ileri gelen gürültü. sinema/tv. okumada, yükselteçten ileri gelen gürültü. elektrik devresindeki yinelenimin seslendirme araçlarındaki gürültüsü. tv. televizyonda, elektriksel imin görüntüde çizgi olarak beliren etkisi. Uğuldamak. Konuşmak. Perdeli çalgılarda sap veya köprü ayarı hatalarından veya perde demirlerinin fazla aşınmasından kaynaklanan, telin titreşimi sırasında üst perde demirlerine çarpması ile oluşan gürültü.
Breathe : Soluk alıp vermek. Yaşamak. Soluk almak. Nefes almak. Nefes alıp vermek. Esmek. İfade etmek. Teneffüs etmek. Hohlamak.
Sizzled : Isı ile temas edildiğinde cızırtı sesi çıkarmak. Cızırdama. Çıtır çıtır yanmak. Cızırtı yapmak. Cızıltı. Cızıldamak. Tıslamak. Cızırtı. Cızırdamak.
Whisper synonyms : speech production, bear tales, rumouring, sizzle, stage whisper, crunched, chat up, rustle, allusions, speaking, allusion, chitchat, connotations, breathes, adverts, sough, undertones, fan the breezes, whisht, mouth, crinkle, utter, finger post, atomizer, talk, nebulizer, muttered, tattle, verbalise, susurration, gossip, atomiser, dirt.
Whisper zıt anlamlı kelimeler, Whisper kelime anlamı
Shout : Bağırış. Haykırış. Bağırma. Banlamak. Çağırmak. Seslenmek. Ses. Haykırmak. Bağırmak. Bağırarak söylemek.
Whisper ingilizce tanımı, definition of Whisper
Whisper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To talk without that vibration in the larynx which gives sonorous, or vocal, sound. [Bakınız: Whisper]. To say under the breath. Voice or utterance that employs only breath sound without tone, friction against the edges of the vocal cords and arytenoid cartilages taking the place of the vibration of the cords that produces tone. Hence, to mention privately and confidentially, or in a whisper. Sometimes, in a limited sense, the sound produced by such friction as distinguished from breath sound made by friction against parts of the mouth. [Bakınız: Voice] 2, and Guide to Pronunciation, §§ 5, 153. To speak softly, or under the breath, so as to be heard only by one near at hand. A low, soft, sibilant voice or utterance, which can be heard only by those near at hand. To utter in a low and nonvocal tone. To utter words without sonant breath.

Bu kısımda Whisper kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Whisper ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Whisper anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Whisper ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.