Fısıldamak nedir, Fısıldamak ne demek

  • Başkalarının duyamayacağı kadar alçak sesle konuşmak, fıslamak

"Fısıldamak" ile ilgili cümleler

  • "Savcı, kumandanın kulağına birkaç kelime fısıldadı." - A. Gündüz

Fısıldamak kısaca anlamı, tanımı:

Kulağına fısıldamak : Çok alçak ve hafif bir ses tonuyla kulağına eğilip bir şeyler söylemek.

Alçak : Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain. Kısa (boy). Aşağıda olan, yüksek olmayan (yer). Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı.

Konuşmak : Dargın bulunmamak. Konuşma dili olarak kullanmak. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Şık ve zarif görünmek. Belli bir konudan söz etmek. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. Flört etmek. İlişki kurmak veya ilişkiyi sürdürmek. Geçerli olmak, etkin olmak.

Fısıldamak ile ilgili Cümleler

  • Ona sarılıp, kulağına dakikalarca ‘beni hiç bırakma’ diye fısıldamak istiyorum.
  • Başkalarının önünde fısıldamak nezaketsizliktir.

Diğer dillerde Fısıldamak anlamı nedir?

 

İngilizce'de Fısıldamak ne demek? : v. whisper, mutter, breathe, buzz

Fransızca'da Fısıldamak : chuchoter, murmurer, susurrer

Almanca'da Fısıldamak : v. einblasen, flüstern, hauchen, lispeln, munkeln, pispern, raunen, säuseln, tuscheln, wispeln, wispern

Rusça'da Fısıldamak : v. шептать, подсказывать, прошептать, шепнуть, подсказать