Whispers türkçesi Whispers nedir

Whispers ingilizcede ne demek, Whispers nerede nasıl kullanılır?

Exchange whispers : Kulaktan kulağa fısıldamak.

In whispers : Fısıltıyla. Fıs fıs. Fısıl fısıl. Fısıldayarak.

Whisper box : Fısıltı kutusu.

Whisper headers : Fısıltı üstlükleri.

Whisper sweet nothings : Boş sözlerle avutmak.

Whispered : Mırıltılı bir şekilde söylenen. Fısıldanmış. Mırıldanmış. Fısıldanan. Mırıldanılan. Fısıltılı bir şekilde söylenen.

Whispering campaign : İftira kampanyası. Dedikodu kampanyası.

Whisperingly : Sessizce. Fısıldayarak. Çok kısık bir sesle. Fısıltılı bir şekilde. Yumuşak bir sesle.

Whisperer : Sır tutmayan. Dedikoducu kimse. Sırları ifşa eden kimse. Sır tutmaz. Dedikoducu. Fısıldayan kimse.

In a whisper : Fısıltıyla. Fısıl fısıl. Fısıldayarak.

İngilizce Whispers Türkçe anlamı, Whispers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Whispers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crinkles : Buruşturmak. Büzüşmek. Kırışmak. Buruşmak. Kıvırmak. Katlamak. Kırışık. Kırıştırmak. Hışırdatmak.

Tattles : Gammazlamak. Boşboğazlık etmek. Boşboğazlık. Fitlemek. Ağzından kaçırmak. Gevezelik etmek. Gevezelik. Dedikodu. Geveze.

 

Muttered : Homurtu. Mırıldanmak. Homurdanma. Fısıltı. Mırıldamak. Homurdanmak. Söylenmek. Mırıltı.

Crunches : Çiğnemek. Kıtır kıtır yemek. Çıtırdamak. Ezmek.

Tattled : Geveze. Gevezelik etmek. Ağzından kaçırmak. Boşboğazlık. Boşboğazlık etmek. Fitlemek. Gevezelik. Gammazlamak. Dedikodu.

Buzz : Alçaktan uçmak (uçak). Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Telefon etmek. Telefon ederek çağırmak. Ayrılmak. Uğultu. Vızlamak. Perdeli çalgılarda sap veya köprü ayarı hatalarından veya perde demirlerinin fazla aşınmasından kaynaklanan, telin titreşimi sırasında üst perde demirlerine çarpması ile oluşan gürültü. Seslendirmede filmdeki taneciklerden ileri gelen gürültü. sinema/tv. okumada, yükselteçten ileri gelen gürültü. elektrik devresindeki yinelenimin seslendirme araçlarındaki gürültüsü. tv. televizyonda, elektriksel imin görüntüde çizgi olarak beliren etkisi.

Tattle : Boşboğazlık etmek. Boşboğazlık. Dedikodu. Geveze. Ağzından kaçırmak. Gevezelik etmek. Gevezelik. Gammazlamak. Fitlemek.

Breathed : Esmek. Nefes alıp vermek. Solumak. Nefes almak. İfade etmek.

Whispers synonyms : speech production, rown, carry tales, speak, verbalize, utter, soughing, whisper, voicelessness, sizzles, crinkled, rustled, whispering, speaking, crinkling, rustles, crinkle, rumor, tell tales, susurration, rustle, breathes, gossiped, bear tales, verbalise, stage whisper, rumoring, sizzle, mouth, mutters, soughs, talk scandal, sizzled.

Whispers zıt anlamlı kelimeler, Whispers kelime anlamı

Shout : Banlamak. Bağırarak söylemek. Haykırmak. Bağırmak. Ses. Bağırış. Seslenmek. Haykırış. Kışkırmak. Bağırma.

Laugh : Gülmek. Gülüş. Gülme. Kahkahayla gülmek. Eğlenmek. Sevinmek. Kahkaha atmak. Gülerek neden olmak. Gülüşme. Hande.