Kovan nedir, Kovan ne demek
- Fişeğin kapsül, barut ve kurşun taşıyan yuva bölümü, kapçık.
- Yayık.
- Çoğunlukla toprak veya tahtadan yapılmış olan arı barınağı

"Kovan" ile ilgili cümle örnekleri
- "İşte, etrafa yayılan top kovanları, kırık tüfekler, fişek yığınları..." - H. E. Adıvar
Yerel Türkçe anlamı:
Yivsiz av tüfeği.
Baltanın sap geçen kısmı.
Boşalmış top mermisi.
Yayık.
Boş fişek.
Küfe.
Cinsel sapıklığa uğramış erkek.
Fransızca'da Kovan ne demek?:
ampoule, ruche
Kovan anlamı, kısaca tanımı:
Kovan anahtar : Altı ve sekiz köşe cıvataları sıkmak ve sökmek için kullanılan anahtar.
Kovan otu : Oğul otu.
Kara kovan : Arıların fennî kovan yerine içine petek oluşturdukları sazdan, çamurdan veya sepetten kovan.
Arıkovanı : Yengeç takımyıldızı yöresinde bir yıldız kümesi.
Arı kovanı : Arıların içinde bal yaptıkları çeşitli maddelerden yapılmış yuva.
Kovancılar : Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri.
Kovanlık : Arılık.
Ağustosta gölge kovan zemheride karnın ovar : "elinde fırsat varken geleceğini sağlamaya gayret göstermeyip eğlenceye, keyfe dalan kimse sonunda aç kalır ve perişan olur" anlamında kullanılan bir söz.
Arı bey olan kovana üşer : "halk, kendisine önderlik edecek kişinin çevresinde toplanır" anlamında kullanılan bir söz.
Arı kovanı gibi işlemek : Bir yerin gireni çıkanı çok olmak.
Elini arı kovanına sokmak : Elini taşın altına koymak.
Fişe : Bazı mobilya kilitlerinin içinde bulunan, birbirinin benzeri fakat farklı ölçüdeki uçları yaylı kilit elemanı.
Kapsül : Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde.
Barut : Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde.
Kurşun : Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlarda kullanılan mermi. Bu elementten yapılmış. Atom numarası 82, atom ağırlığı 207,21, yoğunluğu 11,3 olan, 327,4 °C'de eriyen, yumuşak ve bükülgen, mavimtırak esmer renkte bir element (simgesi Pb).
Yuva : Bir şeyin öğretildiği yer. Bir şeyin çok bulunduğu yer. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu. Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer. Genellikle ailenin oturduğu ev.
Bölüm : Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Çağ, devir. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.
Kapçık : Küçük kap. Tahıl tanelerinde kabuk. Boş mermi kovanı.
Yayık : Yayılmış, yayvan. Tereyağı çıkarmak için sütün, yoğurdun içinde çalkalandığı kap veya makine.
Kovan demiri : Saban ucuna takılan enli ve yassı parça.
Kovanağzı : Siirt ili, Doğanca bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Kovanca : Bir çeşit büyük bıçak, saldırma.
Kovancı : Çanakkale şehri, Pazarköy nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Manisa şehri, Demirci belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Ordu şehrinde, Uzunisa bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa ilinde, Ovacık nahiyesine bağlı bir bölge.
Kovancı ısranı : Kovandan bal peteklerini kolayca çıkarmaya yarayan bir çeşit yassı araç.
Kovancık : Köstebek, fare ve benzeri hayvanların yerde açtıkları tünel gibi oyuk. Ağrı şehrinde, Cumaçay bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Giresun şehri, Tirebolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Kovancılı : Ordu kenti, Kumru ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Kovank : Saçtaki kepek
Kovankaya : Şırnak ilinde, Beytüşşebap ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Kovanlamak : İzlemek, gözlemek, gözetlemek.
Kovan ile ilgili Cümleler
- Bir kovanda kaç tane arı yaşıyor?
- Maç spikerleri vuvuzelaların seslerini "rahatsız edici" ve "şeytani" gibi çeşitli şekillerde tarif ettiler ve onu "gürültücü fillerin izdihamı", "sağır eden çekirge sürüsü", "katliam yolundaki bir keçi", "çok kızgın arılarla dolu büyük bir kovan" ve "hızlı ördek"'e benzettiler.
- Her kovanda sadece bir kraliçe olabilir.
- Kovanda sadece tek bir kraliçe olabilir.
- Polis cesedin yanında bir mermi kovanı buldu.
- Bu kovanın içinde bir kurşun deliği var.
- Bu kovanın içinde bir deliği var.
- Kovanın dibinde bir delik vardı.
Diğer dillerde Kovan anlamı nedir?
İngilizce'de Kovan ne demek? : adj. expulsive
n. beehive, hive, case, shell, barrel, snout, socket
Fransızca'da Kovan : guêpier [le]
Almanca'da Kovan : n. Hülse, Tülle
Rusça'da Kovan : n. улей (M), гильза (F), чулок (M)

Bu kısımda Kovan nedir? Kovan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kovan tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kovan hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.