Cartridge case türkçesi Cartridge case nedir
- Mermi kovanı.
- (mermi) kovan.
- Fişek kovanı.
- Fişek kutusu.
- Mermi için kovan.
- Kovan.
- Fişek dış yapısı.
- Hartuç sandığı.
Cartridge case ile ilgili cümleler
English: The police found a cartridge case next to the body.
Turkish: Polis cesedin yanında bir mermi kovanı buldu.
Cartridge case ingilizcede ne demek, Cartridge case nerede nasıl kullanılır?
Cartridge : Fişek. Kutu. Zarf. Kutucuk. Kovan. Pikap kafası. Pikap. Kartuş. Hartuç.
Case : Sorun. Hasta. Olay. Kılıf. Alıcıların korunmasını ve taşınmasını sağlayan çeşitli biçim ve boydaki kutular. Çanta. Valiz. Bir konu, sorun, durum ya da sürecin gözlenmesi için elverişli ya da örnekçeli olduğu gerekçesiyle seçilen ve derinliğine gözlem konusu yapılan birim olay. Neden. Mahfaza.
Cartridge belt : Kargılık. Kütüklük. Fişeklik. Palaska. Fişek. Matra gibi teçhizatları taşımak için kullanılan kemer.
Cartridge box : Kütüklük. Fişek kutusu. Fişeklik.
Cartridge brass : Kovan pirinci. Fişek pirinci.
Cartridge clip : Fişek şarjörü. Fişek şeridi. Şarjör. Fişek bağı.
İngilizce Cartridge case Türkçe anlamı, Cartridge case eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cartridge case ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beehive : Arı kovanı. Arıkovanı. Praesepe.
Axial bearing : Sürgü tahdidi. Dişli kovan. Ayar dayanağı. Eksenel rulman. Eksenel yatak.
Hive : Topluluk. Kovanda toplamak. Kovana koymak. Biriktirmek. İstiflemek. Arı kovanı. Kovana girmek. Arı kovanı gibi yer. Kalabalık.
Casing : Muhafaza. Dış lastik. Mahfaza. Kılıf. Bumbar. Kasa. Çerçeve. Kasa (kapı, pencere). Koruyucu kaplama.
Hived : Arı kovanı. Biriktirmek. İstiflemek. Arı kovanı gibi yer. Toplamak. Kovana koymak. Toplu olarak yaşamak. Kovana girmek. Kovanda toplamak.
Husk : Kabuğunu soymak. Kabuğunu ayıklamak. Kavuz. Tahıl kapçığı. Dış yapraklarını soymak (mısır başağının). Kabuğunu ayıklamak (çeltiğin). Bazı tohum ve meyvelerde dış kabuk. Bilezik. Keten, pamuk vb. tohumların hasat veya çeşitli işlemler sonrasında tohumu çıkarılmasıyla geriye kalan zarf veya kapsülleri, kapçık, tahıl kabuğu. Bazı tohum ve meyvelerin kabuğunu çıkarmak.
Gear housing : Dişli kutusu. Dişli mahfazası. Dişli muhafazası. Diferansiyel kovanı. Dişli muhafaza kutusu. Dişli yuvası.
Bushing : Yatak. İç-dış dişli redüksiyon nipel. Rakor. Burç. Kılavuz. Muf. Metal ilave veya ek (mekanik, elektronik). Bilezik. Buşing.
Expeller : Tardeden. Defeden. Kovan veya sürgün eden kimse. Ekspeller. Sürekli cendere. Defeden ilaç. Azleden. Süren. Kovan veya defeden kimse veya şey.
Cartridge case synonyms : spent bullet, cartridge, beehives, expellers, expulsive, cases, bearing housing, case, cartridge box.

Bu kısımda Cartridge case kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cartridge case ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cartridge case anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cartridge case ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.