Axial bearing türkçesi Axial bearing nedir

  • Eksenel yatak.
  • Dişli kovan.
  • Sürgü tahdidi.
  • Kovan.
  • Ayar dayanağı.
  • Eksenel rulman.

Axial bearing ingilizcede ne demek, Axial bearing nerede nasıl kullanılır?

Axial : Aksiyel. Aksiyal dip yatağı. Aksiyal. Eksen ile ilgili. Eksen. Eksenel. Eksenle ilgili. Eksensel.

Bearing : Hareket. Katlanma. Bedenin duruşu. Doğum. Üstlenme. İlişki. Taşıma. Rota. Mil yatağı. Etki.

Axial compressor : Aksiyal kompresör. Eksenel kompresör.

Axial culmination : Eksen yükselimi. Eksensel doruk. Bir kemer ekseninin yükselmiş olan kesimleri. Eksen yükselmesi.

Axial fan : Aksiyal vantilatör. Eksenel fan. Eksenel akımlı fan. Eksenel vantilatör. Eksenel yelvuran. Eksenel üfleç.

Axial filament : Aksiyel fibrillerden veya periplazmik kamçılardan oluşmuş spiroketlerdeki hareket organı. Aksiyal iplikçik.

İngilizce Axial bearing Türkçe anlamı, Axial bearing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Axial bearing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Thrust bearing : Basınç yatağı. Sürtünmeyi yenme. Taşıyıcı yatak. Gezinti yatağı. Dip yatağı. Yan gezinti ayı. Baskı yatağı. Ayar pulu.

Husk : Besleme değeri genellikle ait olduğu bitkinin samanından biraz yüksek olan, harman sonu elemeyle elde edilen buğdaygil ve baklagillerin tohum dış örtüsü, yaprak kırıntıları ve bunların tozları. Kabuk. Bir şeyin işe yaramayan dış kısmı. Kabuğunu ayıklamak (çeltiğin). Bazı tohum ve meyvelerde dış kabuk. Kapçık. Tahıl kabuğu. Kabuğunu ayıklamak. Zarf. Kavuz.

 

Cartridge : Pikap. Kutucuk. Pikap kafası. Fişek. Zarf. Hartuç. Kartuş. Kutu.

Beehives : Arı kovanı.

Gear housing : Dişli muhafaza kutusu. Dişli muhafazası. Dişli yuvası. Dişli kutusu. Dişli mahfazası. Diferansiyel kovanı.

Expellers : Kovan veya sürgün eden kimse. Defeden. Tardeden. Kovan veya defeden kimse veya şey. Sürekli cendere. Ekspeller. Defeden ilaç. Süren. Azleden.

Beehive : Arı kovanı. Arıkovanı. Praesepe.

Expulsive : Çıkaran. İhraç edici. Ekspulsif. Defedici.

Expeller : Süren. Kovan veya sürgün eden kimse. Defeden ilaç. Sürekli cendere. Tardeden. Ekspeller. Kovan veya defeden kimse veya şey. Azleden. Defeden.

Cases : Hasta. Valiz. Kasa. Mahfaza. Davalar. Sorun. Hukuksal olay. Vukuat. Dava. Delil.

Axial bearing synonyms : case, bushing, hive, cartridge case, bearing housing, hived.