Beginnings türkçesi Beginnings nedir

Beginnings ile ilgili cümleler

English: Modern philosophy has its beginnings in the 19th century.
Turkish: Modern felsefe 19. yüzyılda başlamıştır.

English: In love, there are only beginnings.
Turkish: Aşkta, sadece başlangıçlar vardır.

English: All beginnings are difficult.
Turkish: Bütün başlangıçlar zordur.

Beginnings ingilizcede ne demek, Beginnings nerede nasıl kullanılır?

Beginning actor : Kariyerine yeni başlayan aktör. Acemi aktör. Yeni başlayan oyuncu.

Beginning date : Başlangıç tarihi. Bulgu ya da markanın koruma süresinin başladığı tarih. Başlama tarihi.

Beginning inventory : Açılış stoku. Açılış envanteri. Bir muhasebe döneminin sonunda alınan envanter.

Beginning of exercise : Dönem başı. Sayışım döneminin ilk günü, sayışmanlık yazdıklarında sayışımların açıldığı gün.

Beginning of field : Alan başı.

Beginning of the quarter : Çeyreğin başlangıcı. Çeyreğin ilk bölümü.

Beginning of the end : Felaket sonuçlar doğuracak bir sürecin başlangıcı. Düşüşün başlangıcı. Sonun başlangıcı. Çöküşün başlangıcı.

Every beginning is difficult : Her başlangıç zordur. Yeni girişimler veya deneyimler başlangıçta daima zordur veya meydan okuyan tarzındadır.

She is beginning to show : O kız şu an bir kimsenin onun karnının yuvarlaklığını görebileceği şekilde hamileliğinin ilerlemiş safhasında bulunuyor. Gösteriye başlıyor.

 

Beginning of the year : Batı ülkelerinin ve 1926'dan bu yana türkiye'nin kullandığı düzeltilmiş gregoryan takviminde, yeni yılın başladığı gün. Yılbaşı.

İngilizce Beginnings Türkçe anlamı, Beginnings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beginnings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alliances : Birlik. Dünürlük. İttifak. Anlaşma. Birleşme. Pakt. Antlaşma. Akrabalık.

Ammunition clip : Birkaç mermiyi bir arada tutan aparat. Şarjör.

Basement : Yeraltı. Özül. Ziri zemin. Taban. Zemin kat. Bodrum katı. Bodrum kat. Yeraltı katı. Bir yapının, yol düzeyinin altında kalan katı.

Commencement : Başlangıç. Başlama. Bidayet. Diploma töreni.

Bond : Bir özdecik oluşumunda iki öğeciğin kimi dış eksiciklerinin ortaklaşa kullanımı ile ya da eksicik alışverişi ile sağlanan bağlanım. Birleştirmek. Resmi. Tahvil. Birleşme. Kimi gümrük işlemlerinde, bir şeyin yapılması ya da yapılmaması için, ilgili kişiden, biçimine uygun olarak gümrükçe alınan belge. Yapıştırmak. Senet. Yapışmak.

Affixture : Kombinasyon. Ek. Bağlantı.

Basis : Özül. Fiyat farkı. Kaide. Prensip. Kelime kök ve gövdelerinin çekim eki almamış yalın durumu: taş, işçi, bilgili, terbiye, ciltle-, ayakkabı, aktualite, planlama vb. Gramer, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Temel. Kök. Taban. Bir malın ya da taşınır değerin cari fiyatıyla gelecek (future) fiyatı arasındaki fark.

 

Broader : Ana. Yaygın. Daha kapsamlı. Açık. Göze çarpan. Aksanlı. Genel. Belli. Enli. Geniş.

Coiler : Koyler. Bobin sarıcı. Bağlayıcı. Kangal sarıcı. Başka bir nesneyi saran kimse veya şey.

Bundle : Acele ettirmek. Sepetlemek. Bir yığın. Tomar. Paket. Sokuşturmak. Paldır küldür gitmek. Çok para. Palas pandıras yollamak. Deste.

Beginnings synonyms : point in time, occurrent, get go, showtime, starting time, terminus a quo, cephalic, bk, point, ground floor, base, basal, offset, coilers, bases, first, starting point, cen, bindles, occurrence, bows, conception, connection, capital, bonce, alliance, beans, inception, outgrowth, backbone, egress, body, genesis.

Beginnings zıt anlamlı kelimeler, Beginnings kelime anlamı

Ending : Çözüm sahnesi. Fiil ve ad kök veya gövdelerine zaman ve şahıs kavramını yüklemek için kullanılan ek: || tek. şah. -di-m (bil-di-m), -im (öğrenci-y-im) tek. şah. -di-n (bil-di-n), -sin (öğrenci-sin) tek. şah. -di (bil-di), (öğrenci, öğrenci-dir) çokl. şah. -di-k (bil-di-k), -iz (öğrenciy-iz) çokl. şah. -di-niz (bil-di-niz), -sin-iz (öğrenci-sin-iz) çokl. şah. -di-ler (bil-di-ler -ler, -dir-ler (öğrenciler, öğrenci-dirler) vb. Ecel. Son. Oyunun son sahnesi. Fiil çekimi eki. Bir öykülü filmde, bir televizyon oyununda, olguların bir noktada düğümlenen birikimini, olayların doğal akışı içinde sonuca ulaştıran bölüm. Çözüm. Takı. İşletme ekleri.

Middle : Orta. Ortanca. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Orta kısım. Göbek adı. Bel. Orta yer. Vasati. Ara. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler.

Death : Katil. Canlılarda bütün hayati olayların son bulması. Bir canlının beyin, solunum ve dolaşım faaliyetlerinin dönüşümsüz olarak durması, tüm organ ve dokularındaki hücrelerin fiziksel ve kimyasal etkinliğini kaybetmesi nedeniyle yaşamın sona ermesi, eksitus, mors. Vefat. Ecel. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ölüm. Helak. Azrail. Tükeniş.

Beginnings antonyms : end.