Blowing snow türkçesi Blowing snow nedir

  • Kar tipisi.
  • Tipi.
  • İnce bulgur tanesi biçiminde, yolları ve geçitleri kapayabilen yeğin kar fırtınası.
  • Savrulan kar.
  • Rüzgarla savrulan kar.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Blowing snow ingilizcede ne demek, Blowing snow nerede nasıl kullanılır?

Blowing : Esme. Körükle basma. Üfleme. Esen.

Snow : Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Billurlaşmış, beyaz lapalar halinde yağan donmuş su buğusu. Karlanma (tv). Abartılı konuşarak etkilemek. Toz. Yağış. Kar yağmak. Karla kaplamak. Karlanma. Havadan ak, ince taneli buz kırılcaları biçiminde ya da lapa lapa yağan, sıcaklık koşulları elverişli ise yerde biriken su buğusu, bk. yağış.

Blowing about : Savurma.

Blowing engine : Körük motoru.

Blowing hot and cold : Fikir değiştirme. Değişme. Hem sıcak hem soğuk esme. Bir dediği diğerini tutmama. Daldan dala atlama.

Blowing type ventilation : Üflemeli havalandırma.

İngilizce Blowing snow Türkçe anlamı, Blowing snow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blowing snow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.

 

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

Whiteout : Düzeltme sıvısıyla beyazlatma. Beyaz düzeltme sıvısı. Beyaza boyama. Kağıt sıvısı. Daksilleme. Daksillenen hata (yazı vs). Beyaz düzeltme sıvısıyla düzeltilen hata. Daksil. Kutup bölgelerinde görülen ve kar kaplı yeryüzünün gökyüzünün beyazıyla birbirine girdiği ve tek parça beyaz oluşturduğu hava durumu (ufku ortadan kaldırır ve derinlik, yön ve uzaklık hislerini yok eder).

Air route : Uçuş rotası. Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.

Afforestation : Ağaçlandırma. Ormanlaştırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Orman yetiştirme.

Agricultural co operative : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık. Tarım kooperatifi.

Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.

Snowstorm : Kar fırtınası.

Blizzards : Aşırı bolluk. Kar fırtınası.

Whiteouts : Kağıt sıvısı. Daksillenen hata (yazı vs). Kar fırtınası. Beyaz düzeltme sıvısıyla düzeltilen hata. Beyaz düzeltme sıvısı. Daksil. Kutup bölgelerinde görülen ve kar kaplı yeryüzünün gökyüzünün beyazıyla birbirine girdiği ve tek parça beyaz oluşturduğu hava durumu (ufku ortadan kaldırır ve derinlik, yön ve uzaklık hislerini yok eder). Beyaza boyama. Sıfır görüş.

 

Blowing snow synonyms : blizzard, agrarian geography, abrasion platform, agricultural production, aluvial terrace, snowstorms, abandoned meander, alluvial deposit, aboriginal population, altimetric profile, drifting snow, aluvial coast, adventife cone.