Yellower türkçesi Yellower nedir

  • Daha sarı.

Yellower ile ilgili cümleler

English: Nothing is yellower than yellow itself.
Turkish: Hiçbir şey yeşilin kendisinden daha yeşil değildir.

Yellower ingilizcede ne demek, Yellower nerede nasıl kullanılır?

Yellowed : Sararmış. Sararmak. Sarartmak.

Yellowest : En sarı.

Yellow and blue : Sarı ve mavi.

Yellow and dark blue : Sarı ve koyu mavi.

Yellow and dark cyan : Sarı ve koyu camgöbeği.

Yellow belt : Dövüş sanatlarının çoğunda düşük kategori veya derece. Sarı kuşak. Sarı kemer.

Yellow and dark green : Sarı ve koyu yeşil.

Yellow browed warbler : Küçük söğüt bülbülü. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ötleğengiller (sylviidae) familyasından, 10 cm kadar uzunlukta, üst kısmı zeytin yeşili, alt kısmı beyazımsı renkte, dağlık yerlerde, yapraklı ve karışık ormanlarda yaşayan, böcek ve böcek larvalanyla beslenen bir tür.

Yellow belly : Tabansız. Korkak. Tırsak. Lincolnshire'lı kimse. Tırsık. Ödlek.

Yellow book : (fransa'da) sarı kabı olan resmi devlet yayımı. Sarı kitap.

İngilizce Yellower Türkçe anlamı, Yellower eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Yellower ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fan : Hiçbir sanat kaygısı beslemeksizin sinemaya yalnız yıldızlar açısından bağlı olan ve bu açıdan sinemaya tutkunluk derecesinde düşkün olan kimse. Kirli havayı dışarı emen ya da temiz hava veren aygıt. Üfleç. Soğutucuda hava akımı sağlayan döner kanatlı aygıt. Hasta. Alevlendirmek. Sinema delisi. Pervane (gemi). Hayran. Yelpaze.

 

Submitter : İbraz eden. Sunan. Arzeden. Boyun eğen.

Freudian : Freud kuramlarına ait. Freudyen.

Newtonian : Newton uyumlu. Newton.

Flunky : Evet efendimci. Dalkavuk. Yağcı. Uşak. Hizmetçi. Birinin emirlerine koşan. Piyon.

Yellowish : Sarıcı. Sarımsı. Sarımtırak.

Yes man : Dalkavuk. Evet efendimci. Şakşakçı.

Janissary : Yeniçeri.

Muhammadan : Müslüman. İslama inanan islam taraftarı. Muhammedi.

Liegeman : Köle.

Yellower synonyms : liege subject, respecter, skinnerian, mendelian, sponger, flatterer, lover, leech, machiavellian, someone, tagalong, satellite, wagnerian, flunkey, soul, inferior, muhammedan, vassal, somebody, devotee, individual, xanthous, buff, stooge, cultist, lamarckian, hanger on, keynesian, sheep, feudatory, mohammedan, liege, cartesian.

Yellower zıt anlamlı kelimeler, Yellower kelime anlamı

Achromatic : Renksemez. Perdesi değişmeyen. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renksiz. Akromatik. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Superior : Üst (rütbe). Üst. Asil. Amir. Üstün kimse. Daha kuvvetli. Satırın üstüne basılmış. Yüksek. Üstün nitelikli. İlgisiz.

Leader : Başta gelen kimse. Büyük işlerde bir topluluğa önayak olan kişi. Bando şefi. Müşteri çeken ucuz mal. Reis. Bilgisayar, tarih alanlarında kullanılır. Başyazı. Önder. Başmakale. Lider.