Zenith tube türkçesi Zenith tube nedir

  • Düşey olarak saptanarak başucuna yöneltilmiş mercekli ya da aynalı ırakgörür.
  • Başucu ırakgörürü.
  • Uzay alanında kullanılır.

Zenith tube ingilizcede ne demek, Zenith tube nerede nasıl kullanılır?

Zenith : Yeryüzündeki bir gözlem noktasından geçen düşey doğrultusunun gökyüzünü deldiği iki noktadan gözeriminin üstünde olanı. Başucu. Yeryüzünde ayakta duran bir insanın tepesi doğrultusunda sonsuz uzakta bulunan nokta. anlamdaş başüstü. Refah dönemlerindeki en üst noktası. Cennetin yukarı bölgesi. Yeryüzünün herhangi bir noktasında, çekül doğrultusunda kalan yön. Zenit. Doruk. Zirve. Coğrafya, fizik, uzay alanlarında kullanılır.

Tube : İçlastik. Yeraltı treni. Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır. Tüp. Alıcı ışıtacı. Radyo ışıtacı. Deney tüpü. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Boru. Motorlu taşıtlarda dıştaki koruyucu lastiğin içinde yeralan ve içine hava doldurulan lastik.

 

Zenith distance : Başucu uzaklığı. Gökyüzünde verilen bir noktaya da bir yıldızın başucu noktasından açısal uzaklığı.

Zenith telescope : Başucu ırakgörürü. Zenit teleskopu.

Zeniths : Zenit. Cennetin yukarı bölgesi. Refah dönemlerindeki en üst noktası. Zirve. Başucu. Doruk.

Acorn tube : Akorn lamba. Akom lamba.

İngilizce Zenith tube Türkçe anlamı, Zenith tube eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Zenith tube ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accuracy : Ayar. Tamlık. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi. Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. Yanlış yapmamaya özen gösterme. Sağıllık. Hassasiyet. İncelik. Titizlik. Doğruluk.

Absorption line : Işınım yapan bir cismin ışığı , gaz halindeki aynı madde içinden geçip soğurulduğunda, bu ışığın tayfında görülen kararmış çizgiler. Soğurma çizgileri.

Absolute parallax : Başka yıldızlarla bağlantı kurmadan üçgenölçümsel olarak belirlenen ıraklık açısı. Salt ıraklık açısı.

Acceleration due to gravity : Yerçekiminin etkileri nedeniyle yolun artışı. Yerçekimi ivmesi. Serbest düşen bir cismin kazandığı ivme.

Airglow : Gece boyunca gökyüzünde gördüğümüz donuk ışık; gece aydınlığı. Gök aydınlığı.

Accidental error : Rasgele hata. Rasgele yanılgı. Tesadüfi hata. Rastlantısal hata. Arızi hata. Dizgeli herhangi bir etki dışında, kurala ve düzene bağlı olmadan yapılan ölçü yanılgısı. İstemeyerek yapılan hata.

 

Absolute orbit : Salt yörünge. İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge.

Zenith telescope : Zenit teleskopu.

Absorptive power : Boya alış gücü. Emme veya soğurma eğilimi. Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı. Emici güç. Emebilme gücü veya kapasitesi. Soğurma gücü.

Aerolite : Meteorit veya meteor taşı. Demire göre taş oranı yüksek olan göktaşı türü. Meteorit. Havataşı. Aerolit. Taşımsı göktaşı. Göktaşı.

Zenith tube synonyms : almak, albedo, achondrite, absolute value, absolute brightness, altair, adhara.