Çiğne nedir, Çiğne ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Omuz.

Çiğne ile ilgili Cümleler

  • Çiğneme sorunum var.
  • “Ben bir gazeteciyim. Kanunları çiğnemişsem bu ülkenin savcıları gerekeni yaparlar.”
  • Ali yasaları çiğnemedi.
  • Cesedimi çiğnemeden olmaz.
  • Onlar kuralları çiğnedi.
  • “Ama yasağı çiğneyebilirim bu gece.”
  • Cesedimi çiğnemen lazım.
  • Ali asla herhangi bir kuralı çiğnemedi.
  • Çiğneyemem. Dişlerim yok.
  • Yaşlı adam neredeyse bir araba tarafından çiğneniyordu.
  • Kuralları çiğnemekten korkma.
  • Ben yasayı çiğnemiyorum.
  • Ali sayısız kanunu çiğnedi.
  • Çiğnerken dişin ağrıyor mu?
  • Tom'un kuralları çiğnediğini sanmıyorum.

Çiğne ile ilgili Atasözü veya Deyim

çiğnemeden yutulmaz : “en kolay bir iş dahi emek gerektirir” anlamında kullanılan bir söz.

kaldırım çiğnemek : şehirde yaşayarak görgüsü artmak.

kanun çiğnemek : yasal olmayan iş yapmak.

lokma çiğnenmeden yutulmaz : “her iş emekle yapılır” anlamında kullanılan bir söz.

yasağı (veya yasakları) çiğnemek : uyulması gereken kurallara uymamak.

Çiğne anlamı, tanımı

Çiğn : Omuz

Çiğneg : Kıvılcım.

Çiğneme çukuru : Ramus mandibulae'nin yan yüzünde, m. masseter'in içine yerleştiği etçillerde çok derin olan çukurluk, fossa masseterika.

Çiğneme kası siniri : N. masticatorius’tan ayrılan ve m. masseter’i uyaran sinir, nervus masseterikus.

 

Çiğneme siniri : N. mandibularis'ten ayrılan ve çiğneme kaslarından m. masseter ile m. temporalis'i uyaran sinir, nervus mastikatoryus.

Çiğneme tableti : Ağza alındığında dağılan veya çiğnenerek dağıtılan tablet.

Çiğnenebilme : Çiğnenebilmek işi.

Çiğnenebilmek : Çiğnenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Çiğnetebilme : Çiğnetebilmek işi.

Çiğnetebilmek : Çiğnetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Çiğnetilme : Çiğnetilmek işi.

Çiğnetilmek : Çiğnenmesi sağlanmak.

Çiğneyebilme : Çiğneyebilmek işi.

Çiğneyebilmek : Çiğneme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Çiğneyici bitler : Tüy bitleri.

Çiğneyici tip : Birçok böceklerde, özellikle düzkanatlılarda ve kınkanatlılarda görülen ve çiğnemeye uygun bir biçimde değişmiş olan ağız parçaları.

Çiğneyim : Bir parça, bir lokma.

Çiğneyiverme : Çiğneyivermek işi.

Çiğneyivermek : Çabucak veya ansızın çiğnemek.

Şeker çiğnemek : Hoşa gidecek şekilde iymalı söz söylemek, iyma ile bir şey va'detmek.

Çiğnek : Yolüstü.

Çiğnem : Çiğnemlik.

Çiğneme : Çiğnemek işi.

Çiğnemek : Ağza alınan bir şeyi dişler arasında ezmek, öğütmek. Egemenliği altına almak, hükmetmek. Sayılması gereken bir şeyi saymamak, itibar etmemek, ayaklar altına almak. Ayağı veya tekerleği altına alarak ezmek.

Çiğnemik : Ağızda çiğnenip çıkarılan yemek.

Çiğnemlik : Ağızda çiğnenecek miktarda olan, çiğnem.

Çiğneniş : Çiğnenme işi.

Çiğnenme : Çiğnenmek işi.

Çiğnenmek : Çiğneme işi yapılmak. İşgal altına alınmak.

Çiğnetme : Çiğnetmek işi.

Çiğnetmek : Çiğneme işini yaptırmak.

Çiğneyiş : Çiğneme işi.

Diğer dillerde Çiğlenme noktası anlamı nedir?

İngilizce'de Çiğlenme noktası ne demek ? : dew point