Ümit nedir, Ümit ne demek
Ümit; kökeni farsça dilinden gelmektedir.
"Ümit" ile ilgili cümle örnekleri
- "Büyük bir ümit, sevinç ve heyecan içinde şu mektubu yazdım." - A. Gündüz
Ümit isminin anlamı, Ümit ne demek:
Kız ismi olarak; Umut. Erkek ismi olarak; Umut.
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Bolu ili, Gerede ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Ümit hakkında bilgiler
[Bakınız: umut]
Ümit ile ilgili Cümleler
- Ümit; bir saat önce bitirdiğin çikolatalı çörek kutusunun sihirle tekrar dolup dolmadığını kontrol etmek için çılgın bir adam gibi birdenbire mutfağa doğru koştuğundadır.
- Ümit yok.
- Onlar Ümit Burnu'nu geçtiler.
- Ayrılmadan önce ayakkabılarını temizlemeyi unutmayacağını nasıl ümit ederim?
- O oldukça ümit verici görünüyor, değil mi?
- Polis bulmadan önce Tom'u bulmayı ümit edelim.
- Ümitsiz yaşanmaz. Sevmemek elde mi?
- Her şeyin iyi gideceğini ümit edelim.
- Sizin için hâlâ bir ümit olabilir.
- Ümitlerimi öyle yükseltmeyin.
- Ümitsiz.
- Ümitsiz olmana şaşmamalı.
- Ali onun ümitsiz olduğunu biliyordu.
- Ümit olmadığını düşündüğünü biliyorum.
Ümit anlamı, kısaca tanımı:
Umut : Olması beklenilen veya olacağı düşünülen şey, ümit. Ummaktan doğan duygu, ümit. Bu duyguyu veren kimse veya şey, ümit.
Ümit bağlamak : Umut bağlamak.
Ümit beslemek : Umut beslemek.
Ümit bırakmak : Umut bırakmak.
Ümit etmek : Umut etmek.
Ümit kesmek : Umut kesmek.
Ümit serpmek : Umut serpmek.
Ümit uyanmak : Umut uyanmak.
Ümit vermek : Umut vermek.
Ümide düşmek : Umuda düşmek.
Ümide kapılmak : Umuda kapılmak.
Ümidi boşa çıkmak : Umudu boşa çıkmak.
Ümidi kırılmak : Umudu kırılmak.
Ümidi sönmek : Umudu sönmek.
Ümidini kesmek : Umudunu kesmek.
Ümidini kırmak : Umudunu kırmak.
Ümit dünyası : Umut dünyası.
Ümit kapısı : Umut kapısı.
Ümit kırıklığı : Umut kırıklığı.
Ümitlendirme : Umutlandırma.
Ümitlendirmek : Umutlandırmak.
Ümitleniş : Umutlanış.
Ümitlenme : Umutlanma.
Ümitlenmek : Umutlanmak.
Ümitli : Umutlu. Verim beklenen.
Ümitsiz : Umutsuz.
Ümitsizliğe düşmek : Umutsuzluğa düşmek.
Ümitsizlik : Umutsuzluk.
Ümit bağlamak : umut bağlamak. İlgili cümle: "Hem ne güzeldi sesindeki yankı / Ben oraya ümitlerimi bağladımdı" B. Necatigil.
Ümit beslemek : umut beslemek.
Ümit bırakmak : umut bırakmak. İlgili cümle: "Cemil'in bu sözleri kalplerde hiç olmazsa yarın için biraz ümit bırakıyordu." Y. K. Karaosmanoğlu.
Ümit etmek : umut etmek. İlgili cümle: "Geceyi oldukça rahat geçireceğinizi ümit ederim." R. H. Karay.
Ümit kesmek : umut kesmek. İlgili cümle: "Doktorların, hayatından ümit kestikleri bir sırada yavaş yavaş açılmış, hayata geri dönmüştü." A. Kulin.
Ümit serpmek : umut serpmek. İlgili cümle: "Emine ile aralarını bulmaya çalışacağını söyledi, delikanlının gönlüne biraz ümit serptikten sonra çekildi gitti." H. E. Adıvar.
Ümit uyanmak : umut uyanmak.
Ümit vermek : umut vermek. İlgili cümle: "İnsan zekâsının birliği, düşüncelerin tesanüdünden doğan büyük ve ümit verici bir netice." C. Meriç.
Ümitalanı : Bursa ili, Kestel belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Ümiteli : Balıkesir şehri, Göbel nahiyesine bağlı bir yer.
Diğer dillerde Ümit anlamı nedir?
İngilizce'de Ümit ne demek? : n. hope, expectation, expectance, expectancy, lookout, sight, trust
Fransızca'da Ümit : espoir [le], espérance [la], attente [la]
Almanca'da Ümit : n. Aussicht, Hoffnung
Rusça'da Ümit : n. надежда (F)


Bu kısımda Ümit nedir? Ümit ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ümit tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ümit hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.