Esperance türkçesi Esperance nedir

  • Ümit etme.
  • New york eyaletinde yerleşim yeri.
  • Avustralya'nın western australia eyaletinde şehir.
  • Umut.
  • Umma.
  • Ümit.
  • Bekleme.
  • Düşleme.

Esperance ingilizcede ne demek, Esperance nerede nasıl kullanılır?

Esperanto : Esperanto dili.

A desperate situation : Vahim bir durum.

Be at a desperate pass : Durumu vahim olmak. Zor durumda olmak.

Be desperate for : Yapmaya muhtaç olmak. Korkunç ihtiyacı olmak. İhtiyacı olmak.

Be desperate to get : Korkunç ihtiyacı olmak. Muhtaç olmak. İhtiyacı olmak.

Desperate condition : Umutsuz durum. Çaresiz durum. Ümitsiz durum.

Desperado : Haydut. Her şeyi göze almış kimse. Umutsuz kimse. Gözü dönmüş kimse. Çılgın.

Desperate : Vahim. Her şeyi göze alabilen. Ağır. Ümitsiz. Umutsuz. Çaresiz. Tehlikeli. Korkunç. Çaresizliğe kapılmış. Aşırı.

Desperate straits : Mali darboğaz. Tehlikeli durum.

Desperados : Haydut. Çılgın. Her şeyi göze almış kimse. Umutsuz kimse. Gözü dönmüş kimse.

İngilizce Esperance Türkçe anlamı, Esperance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Esperance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Imagining : Hayal etme.

Expectancy : Beklenti. Bireyin belli koşul ve durumların alacağı biçimler ya da kendisinden beklenenler konusundaki öngörüşü. Beklenen şey. İntizar. Bekleyiş.

 

Hope : Ummak. Beklenti içinde olmak. Umut etmek. Ümit etmek. Arzu etmek. Beklemek. İstemek.

Expectancies : Beklenen şey. İntizar. Beklenti. Bekleyiş.

Awaiting : Muntaziran. Belli bir zaman veya etkinlik için bir yerde bekleme.

Expectations : Mirasa konma beklentisi. Miras beklentisi. Beklenilme. Beklenti. Tahmin. Karar birimlerinin, iktisadi değişkenlerin gelecekte alacakları değerlere ilişkin inanç ve öngörüleri. Beklentiler.

Picturing : Yansıtmak. Resim yapma. Resmetmek. Betimlemek. Düşün prpe. Çizmek. Kafasında canlandırmak.

Prospects : Gelecekteki beklentiler. Beklenti. İhtimal. Olasılık. Maden damarı belirtisi. Muhtemel müşteri. Görünüm. Manzara. Başarı şansı.

Contemplations : Düşünme. Niyet. Dikkatle izleme. Düşünceye dalma. Dikkatle seyretme. Dalma. Temaşa. Derin düşünce. Seyretme.

Anticipation : Sezme. Tahmin etme. Bir olay ya da durumun gerçekleşmesi konusunda beslenen güçlü beklenti. Öngörü. Umu. Bekleni. Bekleyiş. Önceden sezme. Önceden yapma. Belli çıkarım işlemleriyle bir olay ya da sürece ilişkin önkestirim. bk. kestirim, öngörü, öntanı.

Esperance synonyms : natural virtue, expectation, abstemiousness, biding, restraint, lookout, control, sobriety, contemplation, trust, artificial language, forestallment, expectance, anticipations, prospect, dwell, lookouts, promise, imaginings, dwells, hoping, dryness, moderation, holding, trusts.

Esperance zıt anlamlı kelimeler, Esperance kelime anlamı

Intemperance : Taşkınlık. Sertlik. Aşırılık. İntemperans. İfrat. Ölçüsüzlük. İçkiye düşkünlük.

Unrestraint : Sınırsızlık. Serbestlik. Denetimsizlik.

Natural language : Yıllar boyunca gelişmiş olan insan dili. Tabii dil. Doğal dil.

Esperance ingilizce tanımı, definition of Esperance

Esperance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hope.