Imagining türkçesi Imagining nedir

Imagining ile ilgili cümleler

English: Ali must be imagining things.
Turkish: Ali şeyleri hayal ediyor olmalı.

English: We're imagining things.
Turkish: Bir şeyler hayal ediyoruz.

English: Am I imagining this?
Turkish: Ben bunu hayal ediyor muyum?

English: Are you sure you're not imagining things?
Turkish: İşleri hayal etmediğinden emin misin?

English: I think you're imagining things.
Turkish: Bence hayal görüyorsun.

Imagining ingilizcede ne demek, Imagining nerede nasıl kullanılır?

Imaginings : Hayal etme. Düşleme.

Imaginable : Düşünülebilir. Düşünülebilen. Hayal edilebilir. Akla gelen. Göz önüne getirilebilir. Tasavvur edilebilir. Düşlenebilen.

Imaginably : Hayal edilebilir bir biçimde. Tasavvur edilebilir bir şekilde. Hayal edilebilir bir şekilde. Makul olarak.

Imaginal : Bir imago (yetişkin böcek) ile ilgili (zooloji). Yetişkin bir böcekle ilgili. Hayal ile ilgili. Bir imagoya benzeyen (zooloji). Zihinsel imaj ile ilgili. Görüntü ile ilgili. Hayal etme ile ilgili. İmajinal.

Imaginarily : Düşsel olarak. Hayali bir şekilde.

Imaginary axis : Sanal eksen.

Imaginary elections : Örnek seçim. Hayali seçim.

Imaginariness : Hayalcilik. Düşsellik.

Imaginary journey : İmgesel gezi. Özellikle coğrafya, kimi durumlarda tarih derslerinde uygulanan, öğrencilerin imgesel olarak birçok yerler ve olaylar üzerinde bilgi edinmelerine olanak sağlayan, gerçek inceleme gezilerinden önce de hazırlığı kolaylaştırmak için baş vurulan bir öğretim yolu.

 

Imaginary experiment : Olduktan sonra ya da geçmişe doğru (sonuçtan nedene) deneyleme düzenine dayanan ve genellikle olana aykırı usavurmayla nedensellik bağları kurmaya çalışan sayılgılı deneyleme, bk. olduktan sonra deney. İmgesel deneyleme.

İngilizce Imagining Türkçe anlamı, Imagining eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imagining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ultrasound : Medikal görüntüleme ve tedavi için ultrasonik ses dalgaları kullanımı. 20 herz ile 10 megaherz arasındaki olan ve insan kulağının işitemediği ses dalgaları, ultrases. Sesüstü. Ultrases. 20000 megahertzden (insanın duyabileceği frekansın üzerinde) daha yüksek frekanstaki ses dalgaları. Sesüstü dalga. Ultrason. Ültrason. Sesötesi.

Echography : Yüksek frekanslı ultrasonik dalgaların, farklı yoğunluktaki dokulardan yansıması esasına dayalı görüntüleme yöntemi. Ekografi.

Concept : Anlayış. Kavram. Telakki. Dünyadaki nesnelerin, durumların, hareketlerin ve tasavvurların dildeki ifadesidir. kavramın değeri, niteliği aynı dili konuşan kimselerce aşağı yukarı aynıdır: ekmek, su, susuzluk, tembellik, delikanlı, dörtnala, tutumlu vb. Görüş. Eğitim, gramer, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir olay, nesne, durum ya da koşula, ayrıtsal özelliklerini bireştirerek kavranabilirlik kazandıran düşünsel bütünlük. Tasavvur. Mefhum.

 

Ideation : Fikirler ifade etme. Kavrama. İdeleştirme. Kavrayış yeteneği. Düşünceler dile getirme. Düşünsel. Konseptler oluşturma. Düşünme. İdeasyon.

Chimaera : Ejderha. Tüm başlılar sınıfından hayvan. Hayal ürünü korkunç yaratık. Bedeni keçi ve kuyruğu yılandan ateş soluyan dişi mitolojik canavar. Canavar. Ateş püskürten canavar. Vehim. Kimera. Şimer. Kuruntu.

Pretense : Numara. Yalan. Bahane. Hile. İddia. Rolüne girme. Oyun. Yalandan yapma.

Dreaming : Rüyalı. Hayal meyal. Belli belirsiz. Rüya gibi.

Radioscopy : Işıngözlem. Röntgenle inceleme. Belirli bir süre x ışınları vererek iç organ ve oluşumları ekran üzerinde görerek inceleme, floroskopi, skopi. Radyoskopi. Röntgen.

Radiology : Hastalıkların tanı ve tedavisinde radyoaktif ışınların ve diğer tekniklerin (ses dalgası, radyoizotop vb.) uygulanmasını konu alan bilim dalı. Işımbilim. Röntgenbilim. Radyoloji. Röntgen ışınları ile ya da ışımetkin ışınlarla sayrılıklaran tanısı ve sağaltımı ile uğraşan tıp kolu. İyonlaştırıcı ışınımın tıp ve endüstri alanlarındaki uygulanmasını inceleyen bilim dalı. Fizik, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Işınbilim.

Visualisation : Akılda resimleme. Vizüalizasyon. Tasavvur etme. Canlandırma. Görüntüleme. Görselleştirme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tahayyül etme. Belirli bir konuyu, buna en yatkın görüntüler içinde tasarlama, yaratma, gerçekleştirme. konuyu, görüntü olarak verme. Görsel efektler.

Imagining synonyms : mental imagery, sonography, pictorial representation, positron emission tomography, representational process, mind's eye, evocation, ultrasonography, x raying, imaginings, x radiation, dream, pretence, esperance, imagery, mri, imaginations, chimera, picturing, concepts, pet, envisioning, tomography, vision, magnetic resonance imaging, imagination, make believe.