Be at a desperate pass türkçesi Be at a desperate pass nedir

  • Durumu vahim olmak.
  • Zor durumda olmak.

Be at a desperate pass ingilizcede ne demek, Be at a desperate pass nerede nasıl kullanılır?

Be : Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Anlamına gelmek. -dı. Bulunmak. Var olmak. Durmak. Mal olmak. Kalmak. -di. Olmak.

At : Bir miktarı göstermek için kullanılır. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Üzere. Yanında. Ye. Hatta. Da. A. E. De.

A : İngiliz alfabesinin birinci harfi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Herhangi bir. Argonun simgesi. En yüksek not. (herhangi) bir. Miktar belirtir. Bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Atom ağırlığı.

Desperate : Dehşetli. Korkunç. Aşırı. Gözü dönmüş. Umutsuz. Ümitsiz. Çaresiz. Her şeyi göze alabilen. Vahim. Gözükara.

Pass : Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi. Spor pas vermek. Dinmek. Geçirmek. Geçiş. Geçmek. Pasavan. Aşmak. Uç boylarında bulunan küçük kale. dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. iki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz. Sınır boylarında yaşayanlara kısa süreler için sınırı geçebilmelerini sağlamak üzere resmi makamlarca verilen izin belgesi.

Be at a loss : Şaşırmak. Şok olmak. Ne yapacağını şaşırmak. Ne yapacağını bilmemek. Dili tutulmak. Zararda olmak. Ne diyeceğini bilememek. Eli ayağı dolaşmak. Eli ayağı tutulmak. Ne yapacağını bilememek.

 

Be at a loose end : Boşta olmak. Yapacak bir şeyi olmamak. Boşlukta olmak. Çıkmazda olmak. Çıkmaza düşmek. Çıkmazda bulunmak.

Be at a loss for words : Ağzında düğümlenmek. Ne diyeceğini bilememek. Söyleyecek söz bulamamak. Ne diyeceğini şaşırmak. Söyleyememek. Diyecek kelime bulamamak.

Be at a standstill : Durgun olmak. İşlemez halde olmak. Kesilmiş vaziyette olmak. Duraklamış olmak. Kımıldamamak. Kesilmek. Durmuş vaziyette olmak. Durmak. Hareket etmemek.

Be at an end : Tükenmek. Sonuçlanmak. Tükenmiş olmak. Bitmek. Sona ermek. Neticelenmek.

İngilizce Be at a desperate pass Türkçe anlamı, Be at a desperate pass eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be at a desperate pass ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be in a cleft stick : Çıkmazda olmak. İki arada bir derede kalmak.

Be in deep water : Başı dertte olmak. Ayvayı yemek. Zorda olmak. Derin suda olmak. Gırtlağına kadar batakta olmak. Başı belada olmak. Büyük problem içinde bulunmak. Güçlük içinde olmak. Büyük sorun yaşamak.

Be in the soup : Hapı yutmak. Başı dertte olmak. Sıkıntıya girmek veya düşmek. Ayvayı yemek. Dara düşmek.

Be up a gum tree : Başı belada olmak. Şapa oturmak. Zor bir durumda olmak.

Be in a jam : (parasal) sıkıntıya düşmek. Dar boğazda olmak. Darda olmak. Güçlük içinde olmak. Zorda olmak. Zorluk içinde olmak. Başı dertte olmak. Karışıklık içinde olmak. Sıkıntıda olmak.

Be in a sorry pickle : Perişan halde olmak.

Be behind the eight ball : Meteliksiz olmak. Parasız kalmak veya olmak. İçinden çıkamamak. Çıkmaza girmek. Zor duruma düşmek. Çıkmaza düşmek. Tıkanıp kalmak.

Be in a sad pickle : Perişan halde olmak.

Be at a desperate pass synonyms : be in a pickle, be on the griddle, be in a nice pickle, be hard pressed, be in a hole, be in queer street, be in a tight corner.