Be at a loose end türkçesi Be at a loose end nedir

  • Boşta olmak.
  • Boşlukta olmak.
  • Çıkmazda olmak.
  • Yapacak bir şeyi olmamak.
  • Çıkmazda bulunmak.
  • Çıkmaza düşmek.

Be at a loose end ingilizcede ne demek, Be at a loose end nerede nasıl kullanılır?

Be : -dir. -di. Durmak. Berylliumb (berilyum). Mal olmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Anlamına gelmek. Olmak. Var olmak. -dır.

At : Bir yeri belirtmek için kullanılır. Da. Yanında. Üzerinde. Ya. A. Hatta. Ye. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. E.

A : Argonun simgesi. Bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. (herhangi) bir. Herhangi bir. Miktar belirtir. La (müzik terimi). Amperin simgesi. Pek iyi. En yüksek not.

Loose : Oynak. Bol. Çözmek. Ateş etmek. Gevşek. Kaçmak. Serbest bırakmak. Salıvermek. Ateşlemek. Atmak.

End : Son. Amaç. Kalkmak. Bitiş çekidi. Son vermek. İzmarit. Uç çekit. Sonuca ulaşmak. Bitmek. Taraf.

Be at a low ebb : Morali bozuk olmak. En düşük seviyede olmak. Çok azalmış olmak. En kötü durumunda olmak.

Be at a desperate pass : Durumu vahim olmak. Zor durumda olmak.

Be at a loss : Dili tutulmak. Ne yapacağını bilememek. Zararda olmak. Ne yapacağını şaşırmak. Ne diyeceğini bilememek. Eli ayağı tutulmak. Ne yapacağını bilmemek. Şaşırmak. Şok olmak. Eli ayağı dolaşmak.

At a loose end : Avare. Gayesiz. Başıboş. İşsiz güçsüz. Boşlukta.

 

Be at a standstill : Durmak. Hareket etmemek. Kesilmek. Kımıldamamak. Durgun olmak. İşlemez halde olmak. Kesilmiş vaziyette olmak. Durmuş vaziyette olmak. Duraklamış olmak.

İngilizce Be at a loose end Türkçe anlamı, Be at a loose end eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be at a loose end ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Idles : Boş durmak. Boşta çalışmak. Boşa harcamak. Oyalanmak. Rölantide çalışmak. (motor) boşta çalışmak. Avarelik etmek. Boş gezmek. Başıboş.

Be in a cleft stick : Zor durumda olmak. İki arada bir derede kalmak.

Get bogged down : Çıkmaza saplanmak. Zor bir durum içine saplanıp kalmak. Sorunlarla karşılaşmak. Saplanmış olmak. Çıkmaza girmek.

Be bogged down : Çıkmaza girmek. Çıkmaza saplanmak.

Be caught in a quagmire : Batağa saplanmak. Bataklığa saplanmak.

Be in a hole : Zor durumda olmak. Kapana kısılmak. Kötü durumda olmak. Sıkıntılı olmak. Açmazda olmak.

Be in a strait : Darda olmak. Bir sorunu olmak. Sorun sahibi olmak. Başı belada olmak. Bir derdi olmak.

Be at loose ends : Serbest olmak. Birinin bir işi olmamak.

Be behind the eight ball : Meteliksiz olmak. Zor durumda olmak. Tıkanıp kalmak. Zor duruma düşmek. Çıkmaza girmek. Parasız kalmak veya olmak. İçinden çıkamamak.

Feel empty : Boşluk hissetmek. Kendini boşlukta hissetmek. Aç olduğunu hissetmek.

Be at a loose end synonyms : idlest, idless, be caught in a cleft stick, be in neutral, idle.