Başıboş nedir, Başıboş ne demek

Başıboş; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan.
  • (başı'boş) Kendi isteğine göre, hiçbir etki altında kalmadan.
  • (başı'boş) Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir biçimde.
  • Bağlanmamış, serbest bırakılmış

"Başıboş" ile ilgili cümleler

  • "İstanbul'un başıboş köpekleri rahatça ömür sürmektedirler." - S. Birsel
  • "Başıboş yaşayışa alışkın değildir." - H. Taner
  • "Günün birçok saatlerinde dar sokaklarda başıboş dolaşır, eski Anadolu evlerini seyrederdim." - A. H. Tanpınar

Yerel Türkçe anlamı:

Dul kadın.

Bekâr erkek.

Başıboş kısaca anlamı, tanımı:

Başıboş bırakmak : Üstünde hiçbir baskı veya denetim bulundurmamak, kendi havasına bırakmak.

Başıboş kalmak : Baskı altında bulunmamak, karışanı, görüşeni olmamak.

Başıboşluk : Başıboş olma durumu.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.

Yönetim : Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.

Baskısız : Disiplinsiz. Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış. Terbiyesiz, ahlaksız.

Denetimsiz : Denetlenmiş olmayan.

Biçim : Biçme işi. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Tarz. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Herhangi bir şeyin benzeri. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

 

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

Serbest : Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, erkin. Ağırbaşlı olmayan, hoppa (kadın). Hareketi herhangi bir biçimde engellenmeyen. Sıkılmadan, şaşırmadan konuşan ve davranan. Bazı kurallara bağlı olmayan. Tutuklu veya bağımlı olmayan, özgür, hür. Rahat, özgür, bağımsız bir biçimde. Zamanını istediği gibi kullanabilen, yapacak bir işi olmayan.

Başıboşlar romanı : Yeniçağın başlarında İspanyada doğan, dilenci ve başıboşların renkli yaşamlarını anlatan roman.

Başıboşlar sayrılığı : Aşırı bitlenmeden ileri gelen esmer kabuklu, ağrılı deri değişmeleri.

Başıboş ile ilgili Cümleler

  • Er ya da geç, bu başıboşluğundan pişman olacaksın.
  • Jale çocuklarını başıboş bıraktığı için John'u suçladı.
  • Bütün gün sokakları başıboş dolaştım.
  • Ali başıboş bir köpek tarafından saldırıya uğradı.
  • Okul günlerimde başıboş olduğum için pişmanım.
  • Başıboş nereyi dolaşıyor?
  • Ali artık başıboş bir çocuk değil.

Diğer dillerde Başıboş anlamı nedir?

İngilizce'de Başıboş ne demek? : adj. idle, vagabond, adrift, footloose, idled, rambling, roving, straggling, straggly, stray, strayed, vagrant

Fransızca'da Başıboş : cavalier/ière, débridé/e, vagabond/e

Almanca'da Başıboş : adj. verwahrlost