Footloose türkçesi Footloose nedir

Footloose ingilizcede ne demek, Footloose nerede nasıl kullanılır?

Footloose and fancy free : (bekar olduğu için) bağımsız. Kuş kadar özgür. Kafasına göre takılan. Hiçbir sorumluluk ve taahhüt olmaksızın. İstediğini yapan. İstediğini yapan kişi. (bekar) özgür. Avare. Kayıtsız.

Footlocker : Manevra sandığı. Küçük sandık. İçerisinde alet edevatın veya kişisel eşyaların saklandığı bagaj.

Footlockers : İçerisinde alet edevatın veya kişisel eşyaların saklandığı bagaj. Küçük sandık. Manevra sandığı.

Footle : Aylaklık etmek. Saçmalık. Boşa harcamak. Oyalanmak. Aptallık. Ahmaklık. Aptalca konuşmak.

Footless : Budala. Temelsiz. Yararsız. Asılsız. Ayaksız.

Footlessness : Gerçek dışılık. Ayaksızlık. Yetersizlik. Beceriksizlik. Eksiklik (argo terim). Bir ya da iki ayağın olmaması. Ehliyetsizlik. Ayak veya ayaklarının olmaması veya onlardan yoksun olma.

Footlights : Sahne ışıkları. Sahnenin önünde yerde bulunan ışıtaçlar. bunlar bugünkü tiyatrolardan kaldırılmıştır. Taban ışıtaçları. Ramp ışıkları. Tiyatro mesleği. Yer ışıkları. Yer dizi lambaları. Sahnenin önündeki ışıklar. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Taban lambaları.

Opposite promptside footlights : Rampanın sağ yanındaki yer ışıkları. Sağ yer ışıkları.

 

Prompt side footlights : Sol yer ışıkları. Rampanın sol yanındaki yer ışıkları.

Sinking footlights : Açılır-kapanır yer ışıkları. Çerçeve sahnenin önünde, kullanılmadıkları zaman taban içine kayan yer dizi ışıkları.

İngilizce Footloose Türkçe anlamı, Footloose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Footloose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

At leisure : Acele etmeden. Yavaş yavaş. Boş zamanda. Boş zamanı olan. Acelesiz. Boş zamanda serbest. Boş. Boş zamanlarda.

Idless : Boşta olmak. Rölantide çalışmak. (motor) boşta çalışmak. Avarelik etmek. Oyalanmak. Boşa harcamak. Boş gezmek. Boş durmak. Boşta çalışmak.

Aimless : Maksatsız. Amaçsız. Ereksiz. Hedefsiz. Gayesiz.

Drifting : Serseri. Bir yerleşim yerinden diğerine peş peşe geçme. Akma. Göl deniz veya başkaca bir kütlesinin üzerinde sürüklenme. Art arda yerleşim yeri değiştirme. Sürüklenme. Akışa kapılma. İpsiz sapsız.

Feckless : Elinden iş gelmeyen. Dikkatsiz. Zayıf. Aciz. Hünersiz. Sorumsuz. Düşüncesiz. Beceriksiz. Değersiz.

Free : Parasız. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Serbestçe. Rahatlatmak. Beleş. Bağımsız. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Erkin.

Broad : Açık. Karı. Genişliğinde. Hoşgörülü. Belli. Esas. Kaba. Liberal. Geniş.

Easiest : Uysal. Huzurlu. En kolay. Kolay. Rahat. Zahmetsiz. Doğal. Dertsiz. Basit.

Drifters : Aylak. Serseri. Avare. Bir tür balıkçı teknesi. İpi kırık. Sapı silik. Trol balıkçı teknesi. Akıntıya kapılmış gemi.

 

Latitudinarian : Serbest fikirli. Özgür düşünceli kimse. Tutucu olmayan. İleri görüşlü.

Footloose synonyms : drifter, unstrung, at liberty, idlest, adrift, idled, forgetful, abeyant, freest, fancy free, footloose and fancy free, helmless, vagrants, disengaged, carefree, freehearted, independent, cool as a cucumber, easy, degage, broads, devil may care, foc, emancipated, latitudinarians, free man, idles, derelict, adiaphorous, exempts, easier, errantly, vagrant.

Footloose zıt anlamlı kelimeler, Footloose kelime anlamı

Unfree : Özgürlüğü iptal etmek. Tekrar yakalamak. Özgür veya serbest olmayan.