Broad türkçesi Broad nedir
- Belli.
- Engin.
- Göze çarpan.
- Esas.
- Açık.
- Enli.
- Serbest.
- Liberal.
- Genişliğinde.
- Hoşgörülü.
- Yüzeysel.
- Karı.
- Genel.
- Kaba.
- Geniş.
- Kadın.
- Sınırsız.
Broad ile ilgili cümleler
English: "Pad See Ew" is a Thai dish made with flat, broad rice noodles.
Turkish: "Pad See Ew", Tayland mutfağına özgü, düz ve geniş kesimli bir pirinç makarnasıdır.
English: A gang of three robbed the bank in broad daylight.
Turkish: Üç kişilik bir çete güpegündüz bankayı soydular.
English: He had his car stolen in broad daylight.
Turkish: Güpegündüz arabasını çaldırdı.
English: He has broad shoulders.
Turkish: Onun geniş omuzları var.
English: An innocent passer-by was shot dead in broad daylight.
Turkish: Yoldan geçen masum biri, güpegündüz vurularak öldürüldü.
Broad ingilizcede ne demek, Broad nerede nasıl kullanılır?
Broad arrow : İngiliz mallarını gösteren ok işareti. İngiliz hükümetinin mallarını gösteren ok işareti.
Broad ax : Balta. Savaş baltası.
Broad axe : Balta. Dülger baltası. Savaş baltası. Geniş ağızlı balta.
Broad base terrace : Geniş tabanlı teras.
Broad beam : Geniş ışın.
Broad bean straw : Bakla bitkisinin sap ve yapraklarının öğütülmesiyle elde edilen, ham protein ve kalsiyum bakımından buğdaygil samanlarından daha zengin, selülozun sindirimi daha iyi olan kaba yem. Bakla samanı.
Broad bills : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ses kasları gelişigüzel dizililer (anisomyodi) alt takımının, yalancı bağırganlar (subclamatores) üst familyasından, gagaları çok geniş, ıslık gibi bir ses çıkaran, tüyleri renkli, ormanlarda yaşayan bir familya. Geniş gagalıgiller.
Broad bill : Yeşil genişgaga. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, yalancı bağırganlar (subclamatores) üst familyasının, geniş gagalıgiller (eurylaemidae) familyasından, küçük geniş gagalı, parlak yeşil tüylü, malaya'da ağaçlar üzerinde yaşayan bir tür.
Broad bodied libellula : Kız böceği. Eklem bacaklı hayvanlardan böcekler (ınsecta) sınıfının, kız böcekleri (odonata) takımından, vücudu ince yapılı, başı ve karnı geniş ve yassı bir tür.
Broad bean : Kuru bakla. Bakla. Baklagiller (leguminosae) familyasından, beyaz çiçekli, çiçeklerin uçları siyahımsı, taze legümen meyveleri bahar aylarında sebze olarak yenilen ve bu amaçla kültürü yapılan, tek yıllık, otsu bitki.
İngilizce Broad Türkçe anlamı, Broad eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Broad ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bodying : Beden. Gövde. Yoğunluk. Miktar. Vücut. Ceset. Yığın. Cüsse. Hacim.
Skin deep : Üstünkörü. Sathi. Dış görünüş.
Commodious : Ehven. Kullanışlı. Ferah. Rahat.
Blanket : Battaniyeye sarmak. Bütün olasılıkları içeren. Üretken bölge. Battaniye ile zıplatmak. Örtbas etmek. Kapsamak. Battaniye. Örtmek.
Broad in the beam : Çok şişman. Şişman ve bodur. Baseni geniş. Toplu (vücut). Fıçı gibi.
Fetterless : Prangasız.
Panoramic : Engin görünüş. Çevrinme. Panoramik. Kuşbakışı. Geniş bakış açılı.
All inclusive : Geniş kapsamlı. Her şey dahil.
Concrete : Maddesel. Katılaşmak. Gerçekten var olan. Katılaştırmak. Donmak. Kesin. Elle tutulur. Beton betonlamak. Sertleşmek.
Evident : Aşikar. Gün gibi açık. Vazıh. Apaçık. Belirgin. Meydanda. Ortada. Besbelli.
Broad synonyms : fanlike, bird's eye, all encompassing, broad brimmed, bolder, beginning, dilettantish, shallowly, good natured, heifers, abeyant, breadth, common, beamy, bleakish, sketchy, borderless, certain, enormously, barbarians, basilar, widely, forgiving, offing, wider, cosmopolitans, dangs, gentlest, doris, exempts, extensive, liberalist, absolute.
Broad zıt anlamlı kelimeler, Broad kelime anlamı
Narrow : Parasızlık. Kıt kanaat. Dar geçit. Çekmek. Anca yeten. Sınırlı. Sıkı. Dar. Az. Kısmak.
Thin : Güçsüz. İnce. Ayırmak. Zayıf. İncelmek. Zayıflamak. Seyrelmek (saç). Cıvık. İnceltmek (sıvıyı).
Broad antonyms : noncomprehensive.
Broad ingilizce tanımı, definition of Broad
Broad kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Wide. Extend in breadth, or from side to side. As, the broad of an oar. The broad part of anything. As, a broad street, a broad table. Opposed to narrow. An inch broad.

Bu kısımda Broad kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Broad ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Broad anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Broad ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.