Desperate straits türkçesi Desperate straits nedir

  • Mali darboğaz.
  • Tehlikeli durum.

Desperate straits ingilizcede ne demek, Desperate straits nerede nasıl kullanılır?

Desperate : Gözükara. Azgın. Ümitsiz. Tehlikeli. Umutsuz. Çaresizliğe kapılmış. Her şeyi göze alabilen. Çaresiz. Çok ciddi. Her şeyi göze almış.

Straits : Güç durum. Üzüntü. Darlık. Boğazlar. Sıkıntı. Yokluk.

Desperate condition : Ümitsiz durum. Umutsuz durum. Çaresiz durum.

Desperate criminal : Gözü dönmüş cani. Saldırgan suçlu. Tehlikeli suçlu.

Desperate measure : Aşırı önlem.

Desperate remedy : Son çare.

İngilizce Desperate straits Türkçe anlamı, Desperate straits eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Desperate straits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mantrap : İnsan tuzağı. Tuzak. İzinsiz girenlere tuzak.

On thin ice : Hassas veya tehlikeli bir durumda. Pamuk ipliğine bağlı. Risk altında. İncecik buz üstünde. Nazik durumda. Büyük bir riske girmiş. Çok riskli durum. Çok kırılgan durumda. Tehlikede. Kırılgan bir durumda.

Mantraps : Tuzak. İnsan tuzağı. İzinsiz girenlere tuzak.

Precariousness : Tehlikeli hal. Rizikolu olma. Risklilik.

Touch and go : Tehlikeli iş. Uçağın tamamen durmadan kalkış yapması. Uçağı tamamen durdurmadan yeniden kalkış yapma. Son dakikada yetişmek.

State of distress : Çekinceli durum.

Desperate straits synonyms : dangerous situation.