Dangerous situation türkçesi Dangerous situation nedir

  • Tehlikeli durum.

Dangerous situation ile ilgili cümleler

English: I've got a dangerous situation here.
Turkish: Burada tehlikeli bir durumum var.

English: We've been in dangerous situations before.
Turkish: Biz daha önce tehlikeli durumlarda bulunduk.

English: The man extricated Ellie from a dangerous situation.
Turkish: Adam Ellie'yi tehlikeli bir durumdan kurtardı.

Dangerous situation ingilizcede ne demek, Dangerous situation nerede nasıl kullanılır?

Dangerous : İş hakları tüzüğüne göre elyaf tozları, toz, duman, gaz, sis, buharlar gibi terimlere ayrılan ve bu terimlerde gerekli açıklamaları yapılan parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli ve zehirli maddeler. Tehlikeli ve zehirli maddeler. Tehlikeli. Muhataralı. Parlayıcı. Riskli. Patlayıcı. Çekinceli. Korkulu.

Situation : Mevki. Durum. Şartlar. Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir. Halet. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Hal. İş. Yağday.

Dangerous and difficult labours : Ağır ve sakıncalı işler. Yasasında ve tüzüğünde belirtildiği gibi yapımı yoğun insan gücü ile sağlanabilen ya da dokuncalı sonuçlar ortaya çıkarması bakımından yapımlarında büyük sakınca ve uyanıklığı gerektiren işler.

 

Dangerous animal : Tehlikeli hayvan. Yabani ve vahşi canavar. Güvenli olmayan ayvan.

Dangerous bend : Tehlikeli viraj. Tehlikeli dönüş.

Dangerous cargo : Güvenli olmayan kargo. Tehlikeli yük. Tehlikeli kargo.

İngilizce Dangerous situation Türkçe anlamı, Dangerous situation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dangerous situation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

On thin ice : Hassas veya tehlikeli bir durumda. Büyük bir riske girmiş. Müşkül vaziyette. Tehlikede. Çok riskli durum. Zor durum. Pamuk ipliğine bağlı. Risk altında. İncecik buz üstünde.

Desperate straits : Mali darboğaz.

Mantraps : İnsan tuzağı. İzinsiz girenlere tuzak. Tuzak.

Mantrap : İzinsiz girenlere tuzak. İnsan tuzağı. Tuzak.

State of distress : Çekinceli durum.

Touch and go : Uçağın tamamen durmadan kalkış yapması. Son dakikada yetişmek. Tehlikeli iş. Uçağı tamamen durdurmadan yeniden kalkış yapma.

Precariousness : Tehlikeli hal. Rizikolu olma. Risklilik.