State of distress türkçesi State of distress nedir
- Tehlikeli durum.
- Çekinceli durum.
- Madencilik alanında kullanılır.
State of distress ingilizcede ne demek, State of distress nerede nasıl kullanılır?
State : Nesnelerin kesin olarak tanımlanmış koşullardaki ortak niteliklerinin tümüne verilen ad. anlamdaş durum. Bilgi vermek. Bildirmek. Debdebe. Durum. Duru. Yağday. Tantana. Stres. Görkem.
Of : -den övünerek bahsetmek. -dan. Karşı. In. -li. -nin. Nin. İle ilgili. Den. -nın.
Distress : Dert. Sıkıntı vermek. Acı. Sıkıntı. Istırap vermek. Üzüntü. Haciz. Üzmek. Sıkıntıya sokmak. Izdırap.
State of a system : Dizgenin durumu. Sistemin durumu.
State of affairs : Koşullar. Durum. Keyfiyet. İşlerin durumu. Olgu. Hikaye. Vaziyet. Hal. Şartlar. Gidişat.
State of business : Tecim durumu. Tecimin içinde bulunduğu durum. Ticari durum.
State of emergency : Olağanüstü hal. Ohal. Sıkıyönetim. Acil durum. Olağanüstü tehlikeli durum.
State of siege : Hukuk, tarih alanlarında kullanılır. Sıkıyönetim. Olağanüstü durumlarda yurtta düzen ve güvenliğin korunması için ordunun yardımı ile uygulanan yönetim.
State of health : Sağlık durumu. Sağlık raporu.
State of aggregation : Özdeğin bir yere birikmiş doğabilimsel hali : katı, sıvı ya da gaz halleri. Yığın durumu. Yığışım hali. Maddenin fiziksel durumu. Küme durumu. Agregasyon hali.
İngilizce State of distress Türkçe anlamı, State of distress eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak State of distress ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abandon : Viran hale getirmek. Başlı-başına koymak. Yarıda kesmek. Durdurmak. Terk etmek. Vazgeçmek. Bırakmak. Bırakma. Kendini tamamıyla vermek.
Touch and go : Uçağın tamamen durmadan kalkış yapması. Tehlikeli iş. Uçağı tamamen durdurmadan yeniden kalkış yapma. Son dakikada yetişmek.
Acid treatment : Asitle arıtma. Ekşitleme. Asitle muamele. Asitle işleme.
Acidization : Asidizasyon. Asitleşme. Asitleştirme. Ekşitleme.
On thin ice : Çok kırılgan durumda. Risk altında. Büyük bir riske girmiş. Müşkül vaziyette. Kırılgan bir durumda. Tehlikede. Zor durum. İncecik buz üstünde. Hassas veya tehlikeli bir durumda.
Additional flotation : Yeniden yüzdürme.
Precariousness : Rizikolu olma. Risklilik. Tehlikeli hal.
Accident frequency : Kaza sıklığı.
Acetylene lamp : Karpit lambası. Asetilen lambası. Karpit ışıtacı.
Activated carbon : Aktive edilmiş karbon. Etkin kömür. Aktif karbon. Sudaki pisliklerin katı karbon tarafından absorbe edilmesi. Emici kömür. Aktif kömür. Etkin karbon. Etkinleştirilmiş karbon.
State of distress synonyms : abandoned mine, desperate straits, mantrap, actinolite, additional support, advancing longwall, dangerous situation, advance per shift, adit, acid proof, acid rock, mantraps, advance heading.

Bu kısımda State of distress kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede State of distress ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce State of distress anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz State of distress ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.