On thin ice türkçesi On thin ice nedir

  • Kırılgan bir durumda.
  • Risk altında.
  • Müşkül vaziyette.
  • Çok kırılgan durumda.
  • İncecik buz üstünde.
  • Zor durum.
  • Çok riskli durum.
  • Nazik durumda.
  • Büyük bir riske girmiş.
  • Pamuk ipliğine bağlı.
  • Tehlikeli durum.
  • Hassas veya tehlikeli bir durumda.
  • Tehlikede.

On thin ice ingilizcede ne demek, On thin ice nerede nasıl kullanılır?

On : İle. Esnasında. Yönünde. De. Makbul. E doğru. Devrede. Olmakta olan. Üzerinde. Açık.

Thin : Hafif. Sudan. Zayıf. Ayırmak. Seyrekleştirmek. Seyreltmek (bitkileri). Güçsüz. İnce. Seyrelmek (saç). Zayıflamak.

Ice : Pırlanta. Değerli taş. Öldürmek. Dondurmak. Buza koymak. Buzda soğutmak. Donmak. Üzerine krema sürmek. Pasta kaplama şekerlemesi. Dondurma.

Skate on thin ice : Risk altında olmak. Riskli bir işe girmek. Nazik konuya dokunmak. Arının kovanına çöp sokmak. Riskli bir iş yapmak. İnce buz üzerinde yürümek.

Walk on thin ice : Dikkatli olmak. Ayağını denk almak. Dikkat etmek. Temkinli davranmak. İnce buz üzerinde yürümek. Dikkat etmek zorunda olmak.

İngilizce On thin ice Türkçe anlamı, On thin ice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On thin ice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cleft stick : Çıkmaz.

Holes : Çukur. Delik. İn. Derin yer. Kodes. Hücre. Duvar delikleri. Kovuk. Yuva.

 

State of distress : Çekinceli durum.

Desperate straits : Mali darboğaz.

Dolorousness : Acı çekme durumu. Kederlendirici. Hazinlik. Efkarlılık. Hüzünlülük. Kederlilik. Kederli olma durumu. Acılılık. Üzücülük.

On the line : Sırada. Hatta. Çizgide. Telefonda. Kuyrukta. Telefonda konuşuyor.

Precariousness : Risklilik. Rizikolu olma. Tehlikeli hal.

Dilemma : İkilem. Çıkmaz. Dilem. Açmaz. Güç durum. İki bilinmezli sorun. İkisi de birbirinden zor iki seçenek. İki çözüm yolu ya da iki yönü bulunan ve aynı sonucun elde edildiği tasım. insanı, istenmeyen seçeneklerden birini, çoğunlukla iki seçenekten birini, beğenmeye ve izlemeye zorlayan tartışma, sorun ya da usa vurma durumu. Çelişki.

Imperilled : Riskte. Risk durumunda. Tehlikeye girmiş.

On the spot : Tam yerinde. Yerinde. Hemen oracıkta. Mahallinde. Hemen. Zor durumda. Derhal. Başı belada. Tam vaktinde.

On thin ice synonyms : bestead, dangerous situation, lamentableness, in distress, touch and go, endangered, imperiled, in danger, impasses, lurch, impasse, at risk, fouls, in peril, at bay, lurched, hole, at stake, in a bad way, mantrap, a fine kettle of fish, a pretty kettle of fish, grievousness, den, difficult situation, mantraps.