Imprisons türkçesi Imprisons nedir

Imprisons ingilizcede ne demek, Imprisons nerede nasıl kullanılır?

Imprison : Yasaklamak. Mahpusluk. Hapsetmek. Hapse atmak. Mahkum etmek. Sınırlamak. Tutuklamak. Hapse koymak.

Imprisoned : Tutuklu. Mahpus. Hapsedilmiş. Mahkum.

Imprisoner : Tutuklayan. Hapse koyan. Hapse atan. Cezaevine koyan.

Imprisoning : Hapsetmek. Yasaklamak. Mahpusluk. Hapse atmak. Hapse koymak. Tutuklamak. Sınırlamak. Mahkum etmek.

Imprisonment : Tutukluluk. Hapislik. Hapis cezası. Mahpusluk. Hapis. Hapsetme. Hapsedilme.

Imprimatur : Ruhsat. Kilisenin verdiği basma izni. Özellikle dini kitap hakkında. Basılma müsadesi. Tasvip. İzin. Tasdik.

Life imprisonment : Bir kişiyi ömrü boyunca hapis cezasına çarptıran mahkeme kararı. Müebbet hapis. Ömür boyu hapis cezası. Ömür boyu hapis.

Imprimaturs : Basılma müsadesi. Ruhsat. Tasvip. Özellikle dini kitap hakkında. Kilisenin verdiği basma izni. İzin. Tasdik.

Imprimis : Öncelikle. Başta (latince). İlkönce. İlk önce.

Imprimere : İmprimere. Basma, çökertme.

İngilizce Imprisons Türkçe anlamı, Imprisons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imprisons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Apprehended : Tutuklu. Endişe etmek. Anlamak. Kavramak. Yakalanmış (suçlu). Korkuyla beklemek. Tutuklanan.

Distrain : Zapt etmek. Haczetme. Rehin olarak tutmak. Haciz. Haczetmek. Haciz koymak. El koymak.

Detaining : Mahrum etmek. Gözaltına almak. Alıkoymak. Geciktirme.

Custody : Nezaret. Tevkif. Hapis. Gözetim. Velayet. Bakım. Gözaltı. Sorumluluk. Tutukluluk.

Enclose : Çevirmek. Çevresini sarmak. İliştirmek. Kapatmak. Kapsamak. Kuşatmak. Çit ile çevirmek. Çevrelemek. İçine koymak.

Debar : Mahrum etmek. Mahrum bırakmak. Engel olmak. Menetmek. Yoksun bırakmak.

Imprisonment : Hapsedilme. Hapislik. Hapis cezası. Hapis. Hapsetme. Tutukluluk.

Gaol : Hapis. Hapishaneye kapatmak. Cezaevine kapatmak. Cezaevi. Hapishane. Delik. Tevkifhane.

Imprisons synonyms : put behind bars, imprison, imprisoning, damns, arrest, anathematizing, criminalised, convicting, doom, durances, condemning, convict, arrests, remand, condemn, caged, called off, coop up in, caging, put in prison, criminalise, adjudges, apprehending, bar, ban, confine, anathematise, send up, incarcerate, pull in, border, bust, durance.

Imprisons zıt anlamlı kelimeler, Imprisons kelime anlamı

Free : Beleş. Erkin. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Muaf. Bedava. Serbestçe. Serbest. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Serbest bırakmak. Ücretsiz.