Imprisoner türkçesi Imprisoner nedir
- Hapse atan.
- Cezaevine koyan.
- Hapse koyan.
- Tutuklayan.
Imprisoner ingilizcede ne demek, Imprisoner nerede nasıl kullanılır?
Imprisoned : Hapsedilmiş. Mahpus. Mahkum. Tutuklu.
Imprison : Mahkum etmek. Mahpusluk. Yasaklamak. Tutuklamak. Hapsetmek. Hapse koymak. Hapse atmak. Sınırlamak.
Imprisoning : Yasaklamak. Mahpusluk. Hapse atmak. Tutuklamak. Sınırlamak. Hapse koymak. Hapsetmek. Mahkum etmek.
Imprisonment : Hapsetme. Hapis cezası. Hapis. Mahpusluk. Hapislik. Tutukluluk. Hapsedilme.
Imprisonment with hard labor : Ağır hapis (cezası).
Life imprisonment : Ömür boyu hapis cezası. Müebbet hapis. Bir kişiyi ömrü boyunca hapis cezasına çarptıran mahkeme kararı. Ömür boyu hapis.
False imprisonment : Haksız tutuklama. Bir bireyin haksız yere hapsedilmesi (kriminal suç). Haksız tutukluluk.
Term of imprisonment : Hapis süresi.
Sentence of imprisonment : Hapishaneye gönderilmekle sonuçlanan cezalandırma.
Imprisons : Yasaklamak. Tutuklamak. Mahpusluk. Hapsetmek. Mahkum etmek. Hapse koymak. Sınırlamak. Hapse atmak.
İngilizce Imprisoner Türkçe anlamı, Imprisoner eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Imprisoner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Arrestors : Tutuklayan kişi. Durduran kimse. Tutuklayan kimse. Durduran.
Arrestor : Tutuklayan kişi. Tutuklayan kimse. Durduran. Durduran kimse.
Incarcerators : Gözetim altında tutan. Kapatan. Kodese koyan. Hapseden.
Captive : Tutsak edilmiş. Esir. Mahkum. Esir düşmüş. Tutsak. Emir. Köle. Mahpus. Kısıtlanmış. Rehine.
Yardbird : Mahkum. Avlu kuşu. Ceza olarak kendisine onur kırıcı bir görev verilmiş asker. (argo terim) ceza olarak belli bir alanda tutulan asker. Acemi asker. Hükümlü.
Prisoner of war : Esir. Savaş tutsağı. Savaş esiri. Harp esiri.
Con : Kandırmak. İncelemek. Dümen kullanmak. Kafalamak. Yutturmak. Dolandırmak. Bir ölçek sınarının dile getirdiği yargıya katılmayan ya da olumsuz yanıt veren kişi, ona ters düşen tutum ya da görüş. Aldatmak. Hile yapmak. Aleyhte.
Pow : Düşman ordusu tarafından tutsak alınan asker. Savaş tutsağı. Savaş esiri.
Surety : Hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Rehine. Garanti. Kesinlik. Birinin borcunu ödeyeceğine ilişkin olarak üçüncü bir kişinin alacaklıya güvence vermesi. Kefalet (para olarak). Yüklenci. Garantör. Teminat. Kefalet veren kişi.
Detain : Engellemek. Tutmak. Gözaltına almak. Geciktirmek. Durdurmak. İzinsiz bırakmak. Oyalamak. Yubatmak. Saklamak. Mahrum etmek.
Imprisoner synonyms : political prisoner, political detainee, convict, detainee, incarcerator, unfortunate, unfortunate person, inmate, confine, hostage, yard bird, internee.
Imprisoner zıt anlamlı kelimeler, Imprisoner kelime anlamı
Free : Parasız. Rahatlatmak. Bağımsız. Ücretsiz. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Özgür. Muaf. Serbestçe. Erkin.
Imprisoner ingilizce tanımı, definition of Imprisoner
Imprisoner kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who imprisons.

Bu kısımda Imprisoner kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Imprisoner ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Imprisoner anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Imprisoner ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.