Surety türkçesi Surety nedir

  • Güvence.
  • Kefil.
  • Yüklenci.
  • Kefalet (para olarak).
  • Aval.
  • Engellemek.
  • Teminat.
  • Kefalet veren kişi.
  • Hukuk, iktisat alanlarında kullanılır.
  • Garantör.
  • Kefalet.
  • Rehine.
  • Birinin borcunu ödeyeceğine ilişkin olarak üçüncü bir kişinin alacaklıya güvence vermesi.
  • Ticari senetlerden doğan bir borca kefil olanın senet üzerine şerh ve imza koyması.
  • Kesinlik.
  • Garanti.

Surety ingilizcede ne demek, Surety nerede nasıl kullanılır?

Surety blank : Karşılık istemeden, borçlu adına, alacaklıya karşı borçlancı olma. Açık borçlancılık.

Surety bond : Teminat senedi. Kefalet senedi. Kefaletname. Kefalet. Kefalet mektubu.

Surety credit : Kefalet karşlığı kredi. Bankaların, kredi alanla birlikte, başka bir güvenilir kişinin de o kredinin sorumluluğunu kabul ve taahhüt etmesi koşuluyla açtıkları bir kredi türü.

Joint surety : Müteselsil kefil. Zincirleme kefil.

Letter of surety : Kefalet mektubu. Bir işin yapılması için birisinin güvence verdiğini belirten belge.

Stand surety : Kefil olmak.

Of a surety : Kesinlikle.

Pressuretrol : Buhar denetir. Presüretrol. Buhar basıncına göre denetim sağlıyan aygıt.

Exposuretime : Fotoğraf plağının ışığa açık bırakıldığı süre. Duruş süresi.

Co sureties : Birlikte yüklenci.

İngilizce Surety Türkçe anlamı, Surety eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Surety ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fuse : Patlataç. Tapa koymak. Elektrik akımını açan ve çok yük bindiğinde, içindeki telin erimesiyle çevrimi kapatan düzen. Eriyerek birleşmek. Ergimek. Kaynaşmak. Fünye. Kaynaştırmak. Bilgisayar, fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Captive : Baskı altında. Mahpus. Mahkum. Kısıtlanmış. Emir. Kapatılmış. Tutsak edilmiş. Esir. Köle.

Indemnifications : Tazminat. Zararı karşılama. Zararın ödenmesi. Zararı ödeme. Tazmin. Tazminat alma.

Supporter : Destek. Süspansüvar. Arka çıkan kimse. Lehdar. Taraftar. Haya bağı. Arka. Lehtar. Sponsor. Yardımcı.

Indemnities : Tazminat. Cezasını affetme. Zarar ödemesi. Tazmin. Koruma.

Sure thing : Kaybetme şansı az olan bahis. Kesinlikle. Şüphesiz.

Guarantors : Garantörler.

Assuredness : Pişkinlik. Baskı altında soğukkanlılık. Kendinden eminlik. Kendini kontrol edebilirlik. Kendine güven. Küstahlık.

Surety synonyms : bailsman, pledgery, bd, cosigners, baulks, bondslave, averts, circumvent, safe guard, cover note, bail, caution money, guaranty, gawkier, ensuring, indemnity, warrantor, bailment, indemnificator, categoricalness, aval, certainties, decisiveness, stipulation, earnest, cover, balking, guarantor, safeguard, definiteness, gage, gull, bailee.

Surety zıt anlamlı kelimeler, Surety kelime anlamı

Uncertainty : Olayların gerçekleşme olasılığının bilinmediği durum. krş. risk. Şüphe. Belirsizlik. Tereddüd. Adem-i emniyet. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Tereddüt. Değişkenlik. Kesinsizlik. Kuşku.

Surety ingilizce tanımı, definition of Surety

Surety kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Certainty. The state of being sure. To act as surety for. Security.