Surety credit türkçesi Surety credit nedir

  • Bankaların, kredi alanla birlikte, başka bir güvenilir kişinin de o kredinin sorumluluğunu kabul ve taahhüt etmesi koşuluyla açtıkları bir kredi türü.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kefalet karşlığı kredi.

Surety credit ingilizcede ne demek, Surety credit nerede nasıl kullanılır?

Surety : Birinin borcunu ödeyeceğine ilişkin olarak üçüncü bir kişinin alacaklıya güvence vermesi. Garantör. Engellemek. Kefalet (para olarak). Ticari senetlerden doğan bir borca kefil olanın senet üzerine şerh ve imza koyması. Teminat. Kefil. Aval. Garanti. Kesinlik.

Credit : Veresiye. Hesaptaki para miktarı. Övgü. Kazanç. Bir parayı, sayışımın alacaklı bölümüne yazma. Şereflendirme. İnanç. Yüksek öğrenim gören öğrencilerden burslu ve parasız yatılılar dışında kalanlara devlet, kamu kuruluşları ya da özel kuruluşlarca verilen ödünç para. Sadakat. Güven.

Surety blank : Açık borçlancılık. Karşılık istemeden, borçlu adına, alacaklıya karşı borçlancı olma.

Surety bond : Kefalet mektubu. Kefalet. Kefaletname. Kefalet senedi. Teminat senedi.

Suretyship : Garanti. Kefalet. Kefillik. Teminat.

Acceptance credit : Akseptans kredisi. Kabul kredisi. Satıcı tarafından düzenlenen ödeklerin kabul edilmeleri sağlanılmak amacıyla bankalarca açılan bir çeşit sayca. (çoğunlukla dış tecim işlerinde kullanılmaktadır.). Kabul saycası. Kabul kredili ödeme.

 

İngilizce Surety credit Türkçe anlamı, Surety credit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Surety credit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Surety credit synonyms : a shift in individual demand, a shift in demand, ability to pay principle, abnormal budget, abolition of forced labour convention, a shift in supply.