Imprisoned türkçesi Imprisoned nedir

Imprisoned ile ilgili cümleler

English: Where was Ali imprisoned?
Turkish: Ali nerede hapsedildi?

English: The man was imprisoned for murder.
Turkish: Adam cinayetten ötürü içeri atıldı.

English: He was imprisoned.
Turkish: O, hapsedildi.

English: He ran the risk of being caught and imprisoned.
Turkish: Yakalanma ve tutuklanma riskini göze aldı.

English: Jale was wrongly imprisoned for nearly 10 years.
Turkish: Jale neredeyse 10 yıl haksız yere hapis cezasına çarptırılmıştı.

Imprisoned ingilizcede ne demek, Imprisoned nerede nasıl kullanılır?

Imprisoner : Hapse koyan. Cezaevine koyan. Tutuklayan. Hapse atan.

Imprison : Hapse atmak. Tutuklamak. Hapse koymak. Mahkum etmek. Hapsetmek. Yasaklamak. Mahpusluk. Sınırlamak.

Imprisoning : Tutuklamak. Yasaklamak. Hapse atmak. Hapse koymak. Mahkum etmek. Mahpusluk. Hapsetmek. Sınırlamak.

Imprisonment : Hapsetme. Hapislik. Tutukluluk. Hapis. Mahpusluk. Hapsedilme. Hapis cezası.

Imprisonment with hard labor : Ağır hapis (cezası).

Sentence of imprisonment : Hapishaneye gönderilmekle sonuçlanan cezalandırma.

Imprisonments : Hapis cezası. Hapsetme. Hapsedilme. Hapis. Mahpusluk. Hapislik. Tutukluluk.

False imprisonment : Bir bireyin haksız yere hapsedilmesi (kriminal suç). Haksız tutukluluk. Haksız tutuklama.

 

Imprisons : Hapse koymak. Mahkum etmek. Hapse atmak. Mahpusluk. Hapsetmek. Yasaklamak. Tutuklamak. Sınırlamak.

Life imprisonment : Ömür boyu hapis. Müebbet hapis. Ömür boyu hapis cezası. Bir kişiyi ömrü boyunca hapis cezasına çarptıran mahkeme kararı.

İngilizce Imprisoned Türkçe anlamı, Imprisoned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imprisoned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Doomed : Kaderine terkedilmiş. Eli mahkum. Hüküm verilmiş. Ölüme mahkum. Talihsiz. Kaderine terk edilmiş. Kader mahkumu. Mecbur.

Arrestee : Durdurulmuş olan kimse. Nezaret altında olan kimse.

Behind bars : Tutukevinde. Cezaevinde. Hapiste. İçerde. Mapusta. Demir parmaklıklar ardında. Parmaklıkların arkasında. Parmaklıklar ardında.

Termer : Cezaya çarptırılmış. Bir mülke belirli bir süre sahip olan kimse. Tutsak.

Detainee : Gözaltına alınan. Tutsak. Alıkonulan. Mevkuf. Gözaltına alınan kimse.

Captive : Tutsak edilmiş. Esir düşmüş. Köle. Emir. Kapatılmış. Rehine. Kısıtlanmış. Savaş esiri.

Yard bird : Acemi asker. (argo terim) ceza olarak belli bir alanda tutulan asker. Avlu kuşu. Hükümlü. Ceza olarak kendisine onur kırıcı bir görev verilmiş asker.

Arrested : Mevkuf. Durdurulmuş. Alıkonulmuş. Kısıtlanmış. Geciktirilmiş. Tutuklanmış.

Jailbird : Hapishane kuşu. İp kaçkını. Hapishane gediklisi.

Impounded : Tutulmuş. Kuşatılmış. Kapatılmış. El konulmuş. Haczedilmiş.

Imprisoned synonyms : under arrest, captives, convict, in chains, jailed, inmates, immured, arrestees, cabined, pent up, convicted, under lock and key, condemned, confined, inmate, apprehended, in captivity, gaolbird, convicts, gaoled, jail bird, unfree, prisoner, convicting, prisoners, jailbirds, pent, trapped, detainees, arrested person, sentenced, behind bolt and bar, termers.

 

Imprisoned zıt anlamlı kelimeler, Imprisoned kelime anlamı

Free : Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Bağımsız. Parasız. Erkin. Serbestçe. Muaf. Bedava. Serbest. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Özgür.