Arrestee türkçesi Arrestee nedir

  • Nezaret altında olan kimse.
  • Tutuklu.
  • Durdurulmuş olan kimse.

Arrestee ingilizcede ne demek, Arrestee nerede nasıl kullanılır?

Arrestees : Nezaret altında olan kimse. Tutuklu. Durdurulmuş olan kimse.

Arrested : Hapsedilmiş. Mevkuf. Tutuklanmış. Geciktirilmiş. Kısıtlanmış. Durdurulmuş. Alıkonulmuş. Tutuklu.

Arrested development : Zamanından önce durdurulmuş olan gelişme. Durdurulmuş gelişme. Ertelenmiş gelişme.

Arrested larvae : Canlılığı belirli bir süre durmuş larva, hipobiyotik larva. Hipobiyotik larva. Tutuklu larva.

Arrested person : Tutuklu. Tutuklu kişi.

Unarrested : Gayrı mevkuf.

Spark arrester : Kıvılcım kesici. Kıvılcım kafesi. Kıvılcım durdurucu. Kıvılcım tutucu.

Lightning arrester : Yıldırım tutucu. Elektronik aygıtları yıldırımdan koruyan alet. Paratoner. Yıldırım siperi. Elektronik cihazları yıldırımdan korumak üzere kullanılan bir cihaz. Yıldırımlık.

Dust arrester : Toz toplayıcı.

Soot arrester : İs tutucu. Kurum tutucu.

İngilizce Arrestee Türkçe anlamı, Arrestee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Arrestee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apprehend : Korkmak. Yakalamak. Anlamak. İdrak etmek. Korkuyla beklemek. Endişe etmek. Kavramak. Tutuklamak. Tevkif etmek.

 

Seizure : Ele geçirme. El koyma (zorödetim). Felç. Gasp. Müsadere. Haciz. Zapt. Mülkiyet konusu olan bir mal ya da hakkın devlet tarafından zorla alınması. El koyma. Hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Inmate : Akıl hastanesinde bulunan kimse. Hapishane veya akıl hastanesinde bulunan kimse. Oturan kimse ev. Hapishanede yatan kimse. Birlikte oturan kimse. Mahkum. Başkası ile aynı evde oturan kimse. Oturan. Oda arkadaşı. Sakin.

Pinch : Çalmak. Acıtmak. Cimrilik etmek. Çimdiklemek. Çimdik. Ayağını sıkmak. Yakalamak. Sıkıp acıtmak. Kıstırmak. Aşırmak.

Apprehended : Endişe etmek. Tutuklamak. Tutuklanan. Korkuyla beklemek. Kavramak. Yakalanmış (suçlu). Anlamak.

Prisoner : Tutsak. Kapatımlı. Hapis. Esir. Mahkum. Mahpus. Hükümlü.

Clutch : Tutma. Güç. Yapışmak. Motorla itici tekerlekleri birbirine bağlayıp ayırabilen dingil bağlantı aygıtı. Kavramak. Tutmak. Yakalamak. Yakalama. Kavrama.

Arrested person : Tutuklu kişi.

Pick up : Gelişmek. Elde etmek. Toplamak. Kazmak. Kavramak. Toparlamak. Toparlanmak. Fatura ödemek. Tutuklamak. Radyoda duymak.

Arrestee synonyms : prehend, arrestees, arrested, under arrest, cop, nail, detainees, imprisoned, inmates, apprehension, gaining control, in chains, jail bird, nab, seize, collar, taking into custody, capture, in captivity, catch, prisoners, detainee.

Arrestee zıt anlamlı kelimeler, Arrestee kelime anlamı

Attack : Girişmek. Vurmak. Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Taarruz etmek. Saldırmak. Hamle yapmak. Üstüne varmak. Eleştirmek. Doğrudan doğruya sayı kazanmak amacıyla yapılan hamle.

 

Repel : (su veya hava vb) geçirmemek. Reddetmek. Geri çevirmek. İtici gelmek. Tiksindirmek. İğrendirmek. Kovmak. İtelemek. Geri püskürtmek (düşmanı). Geçirmemek.

Arrestee ingilizce tanımı, definition of Arrestee

Arrestee kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The person in whose hands is the property attached by arrestment.