Inmate türkçesi Inmate nedir
- Oturan kimse ev.
- Oturan kimse (ev).
- Tutuklu.
- Hapishane veya akıl hastanesinde bulunan kimse.
- Birlikte oturan kimse.
- Hapishanede yatan kimse.
- Başkası ile aynı evde oturan kimse.
- Oturan.
- Sakin.
- Mahkum.
- Akıl hastanesinde bulunan kimse.
- Oda arkadaşı.
Inmate ile ilgili cümleler
English: Many inmates on death row say they want to die.
Turkish: Ölüm hücresindeki birçok mahkum ölmek istediklerini söylüyorlar.
English: Many inmates on death row say they don't want to die.
Turkish: Ölüm hücresindeki bir çok mahkum ölmek istemediğini söylüyor.
English: Ali has been an inmate of a high-security prison for the past three years.
Turkish: Ali son üç yıldır yüksek güvenlikli cezaevinin bir tutuklusudur.
English: The most dangerous inmate escaped.
Turkish: En tehlikeli mahkum kaçtı.
English: Three long-term inmates of the state penitentiary have just escaped.
Turkish: Devlet ceza evinden üç uzun dönem mahkum kaçtı.
Inmate ingilizcede ne demek, Inmate nerede nasıl kullanılır?
Fellow inmate : Aynı zamanda bir mahkum olan kimse. Mahkum arkadaş.
Inmates : Tutuklular. Tutuklu. Sakin. Oturan kimse (ev).
Binman : (britanya ingilizcesi) çöpçü. Çöp toplayıcısı. Çöpçü. Temizlik işçisi.
Chainmail : Bazı insanlara gönderilen onlarında bazı insanlara gönderdiği e-posta (ve böyle devam edip giden). Birbirine iliştirilmiş metal halkalardan oluşan vücut zırhı.
Chainman : Araştırmacı. Ölçümcü. Şenör. Topoğraf yardımcısı. Ölçüm yaparken bir zincir kullanan kimse.
Rainmakers : Yağmur yağdıran büyücü. Yağmur yağdırmaya çalışan kimse. Karşılaşmanın sonlarına doğru başabaş giden maçı attığı üçlükle veya kritik bir sayıyla döndüren oyuncu. Karşılaşmanın sonlarına doğru başa baş giden maçı attığı üçlükle veya kritik bir sayıyla döndüren oyuncu. İş yağdıran veya iş cambazı. Yağmurcu. Şirkete iş getirmede başarılı olan yönetici.
Martinmas : Kış başlangıcı. Kış başlangıcı (11 kasım).
Mainmast : Grandi direği. Grandi. Mayistra. Geminin baştan ikinci direği. Ana direk. Orta direk.
Mainmasts : Grandi direği. Grandi. Ana direk. Orta direk. Mayistra.
Minmax : En küçük veya en büyük.
İngilizce Inmate Türkçe anlamı, Inmate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Inmate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Balmiest : Yumuşak ve ılık (hava). Sıcacık ve hoş. Kaçık. Çatlak (argo terim). Ilık. Dinlendirici. Hoş kokulu. Huzur veren. Sıcacık ve hoş (rüzgar vb.).
Citizen : Hemşeri. İkamet eden kimse. Vatandaş. Bir devlet ya da ulusa mensup kişi. Yurttaş. Uyruklu. Tebaa. Hemşehri. Uyruk.
Calmer : Sakinleşmek (deniz). Soğuk. Dingin. Sakinleştirmek. Gürültüsüz. Sakinlik. Soğukkanlı. Endişesiz. Teskin etmek.
Occupier : Bir yerde oturan kimse. İşgal eden. Kullanan. Mukim.
Residents : Oturan kimse. Ülke sakinleri. Başka bir ülkenin vatandaşı veya firması olsalar da resmi ikametgahları ülke sınırları içeresinde olan gerçek ve tüzel kişiler. Bir bölgenin sakinleri. İkamet eden kimse. Yerleşik kişiler. Stajyer doktor. Yerli.
Doomed : Kader mahkumu. Mecbur. Kaderine terkedilmiş. Talihsiz. Kaderine terk edilmiş. Hüküm verilmiş. Ölüme mahkum. Eli mahkum.
Arcadias : Sade. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kırsal cennet. Oklahoma eyaletinde şehir. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Pastoral. Basit. Kaliforniya eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri.
Inpatient : Tıbbi tedavi aldığı süre boyunca hastanede kalan hasta. Hastanede yatan hasta. Hastanede yatarak tedavi gören hasta. Hastanede tedavi gören hasta. Hastanede yatılı tedavi gören hasta. Hastanede yatarak tedavi gören. Yatan hasta.
Bunkmates : Birinin kendisi ile yatak odasını paylaştığı kimse.
Shacker : Oturan kimse. Yaşayan kimse. Yerleşimci. İkamet eden kimse.
Inmate synonyms : inhabitants, prisoners, convicting, inmates, convicted, inholder, chums, roommate, habitant, detainee, canny, occupants, arrested, arcadia, airless, apprehended, ataraxic, arrestee, flatmate, jail bird, in chains, dweller, arrestees, bunkered, roomier, balmy, captives, canniest, roomiest, sedentary, flatmates, imprisoned, sentenced.
Inmate zıt anlamlı kelimeler, Inmate kelime anlamı
Nonresident : Okuduğu yerin yerlisi olmayan (öğrenci). Görevli bulunduğu yerde oturmayan (kimse). Ülkesi dışında yaşayan (kimse). Ülke sakini olmayan. İkamet etmeyen. Yerleşik olmayan. Bölgeye ait olmayan. Ülke sakini olmayan kişi. Geçici olarak oturan.
Outpatient : Ayaktan takip edilen hasta. Ayakta tedavi edilen hasta. Ayakta tedavi gören hasta. Hastanede yatmayan hasta.
Inmate ingilizce tanımı, definition of Inmate
Inmate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who lives in the same house or apartment with another. Internal. A fellow lodger. . Resident. Admitted as a dweller.

Bu kısımda Inmate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Inmate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Inmate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Inmate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.