Inkiest türkçesi Inkiest nedir
- Zifiri.
- Kapkara.
- Mürekkepli.
- Mürekkeplenmiş.
- Mürekkep gibi.
Inkiest ingilizcede ne demek, Inkiest nerede nasıl kullanılır?
Dinkiest : Önemsiz. Minicik. En zarif olanı. En ufacığı. Cici. Ufacık. Zarif.
Kinkiest : Müstehcen. Acayip. Karışık. Garip. Dolaşık. Sapıkça.
Slinkiest : Gizli kapaklı işleri olan. Gizli. Daracık. Vücuda oturan. En sinsi. Sinsi.
Stinkiest : Kötü kokulu. Kötü kokan. Kokmuş.
Dinkies : Küçük lokomotif.
Inking : Mürekkepleme. İmza altına alma. Mürekkep sürme. İmzalama. Kaleme almak.
Pinkies : Küçük parmak. Serçe parmağı. Pembemsi.
Pinkie : Küçük parmak. Serçe parmağı.
Inkier : Zifiri. Mürekkep gibi. Mürekkepli. Kapkara. Mürekkeplenmiş.
Kinkier : Acayip. Dolaşık. Karışık. Müstehcen. Sapıkça. Garip.
İngilizce Inkiest Türkçe anlamı, Inkiest eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Inkiest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Shelter : Barınmak. Sığınak. Sundurma. Saklanmak. Korunmak. Siper. Korumak. Saklamak. Korunak. Sığınma.
Pitch black : Simsiyah. Zifir karanlık. Zifti. Zifiri karanlık.
Ebonies : Abanozdan yapılmış. Siyah. Siyahi kadın. Abanoz. Abanoz gibi. Simsiyah. Abanoz ağacı. Koyu renkli. Genellikle mobilya yapımında kullanılan abanoz ağacı.
Stand pat : Bildiğinden şaşmamak. Vazgeçmemek. Değişime karşı çıkmak.
Stand firm : Teslim olmamak. Fikrinden vazgeçmemek. Pes etmemek. Ödün vermemek. Kararından caymamak. Taviz vermemek. Geri çekilmemek. İnancından vazgeçmemek. Sabit durmak.
Maintain : İdame ettirmek. Geçindirmek. Bakmak. Sürdürmek. Bakımını yapmak. İddia etmek. Savlamak. Bakım yapmak. Paraca desteklemek. Devam ettirmek.
Tie up : Bağlamak. İp bağlamak. Şarta bağlamak. Berabere bırakmak. Kısıtlamak. Bağlanmak. Sicimle bağlamak. Kravat bağlamak. Sabitleştirmek. İlişki kurmak.
Place : Mekan. Oturtmak. Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Makam. Basamak. Koymak. Hane. İş. Yerleşim yeri.
Commit : Teslim etmek. Komisyona sunmak. Suç işlemek. Yapmak. Söz vermek. İşlemek. Önermek. Kalkışmak. Emanet etmek. Taahhüt etmek.
Inkiest synonyms : hold firm, take a firm stand, inkier, spend, buy into, inked, jet black, expend, assert, ebony, black as soot, asseverate, roll over, as black as a sweep, stand fast, job, drop, dark as night, black as pitch, jet dark, inky, speculate, fund, put, as dark as midnight, coal black, black as night, as black as pitch, as black as ink.
Inkiest zıt anlamlı kelimeler, Inkiest kelime anlamı
Divest : Çıkarmak. Elden çıkarmak. Mahrum etmek. Görevden almak. Soymak. Kurtulmak. Yoksun bırakmak. Verilen hakkı geri almak.
Disable : Edilgenleştirmek. Yasal olarak ehliyetsiz kılmak. Yeteneksiz kılmak. Sakatlamak. Etkisiz kılmak. Kullanılmaz hale sokmak. Menetmek. Ehliyetini almak. Yetkisini almak.

Bu kısımda Inkiest kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Inkiest ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Inkiest anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Inkiest ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.