Inlace türkçesi Inlace nedir
- Oya işi yapmak.
Inlace ingilizcede ne demek, Inlace nerede nasıl kullanılır?
Inlaid : Kakmalı. İşlemeli. Kakma işlenmiş. Kakma. Gömme.
Inland : Ülkenin iç kısmında olan. Denizden uzak. Denizden uzak olan. Ülke içi. İç. Ülkenin iç bölgelerine doğru. (ülke) iç kısım. Denizden uzakta. Denizden uzak yerler. İçe doğru.
Inland bill : Bir ülke içinde çekilen ve aynı ülkede ödenen poliçe. Yurtiçi poliçe. Ülke içi poliçe.
Inland bill of exchange : Bir ülke içinde çekilen ve aynı ülkede ödenen poliçe. Yurtiçi poliçe.
Inland brain drain : Bireylerin eğitim gördükleri ve uzmanlaştıkları alanın dışında başka bir işte çalışmaları. İç beyin göçü.
Inland revenue : Vergilerden elde edilen devlet geliri. Yurt içinde tahsil edilen vergi.
Inland tariff : Yurtiçi gümrük tarifesi.
Inland customs office : İçgümrük. Ülkenin iç bölgelerinde görev yapan gümrük yönetimi eskiden, yerli malın il, eyalet sınırını geçişinde alınan gümrük vergisi. (bugün uygulanmamaktadır.).
Inland port : İç liman.
Inland navigation : Yurtiçi seyrüsefer. Göl vb üzerinde yapılan taşımacılık. Ülke içinde nehir. İç sularda taşımacılık. Ülke içi nehir taşımacılığı. Ülke içi deniz taşımacılığı.
İngilizce Inlace Türkçe anlamı, Inlace eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Inlace ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Upend : Başaşağı etmek. Baş aşağı etmek. Dikine oturtmak. Dikmek. Dikine çevirmek. Tersini yapmak. Altüst etmek. Boca etmek. Dikine çivermek.
Seat : Bir seyircinin tiyatro seyrederken oturduğu yer. Ata oturuş biçimi. Oturma yerini onarmak. Yerleştirmek. Yer. Oturtmak. Kıçını tamir etmek (pantolon). Oturacak yer. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yuvasına oturtmak.
Docket : Özetlemek. Gümrük makbuzu. Makbuz. Karar defteri. Etiketlemek. Yaftalamak. İş listesi. Özet olarak deftere geçirmek. Fiş. Gündem.
Bucket : Şakır şakır yağmak. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Kova ile çekmek. Tulumba pistonu. Gerdel. Dörtnala koşturmak. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Bardaktan boşalırcasına yağmak. Kovayla taşımak. Kova.
Recess : Tatil. Paydos etmek. Paydos. Dinlenme. Okul tatili. Tatil yapmak. Yuva. Niş. Duvar girintisini koymak. Yerleştirmek.
Butt : Hedef. Tos vurmak. Maskara. Uç uca gelmek. Tos. Kafa atmak. Popo. Dip kısım. Sap. Süsmek.
Rack up : Puan toplamak. Puan toplamak (bir oyunda). Sayı yapmak. Saman vermek. Yem vermek. Toplamak. Puan kazanmak. Ot vermek. Sayı kazanmak. Sayı toplamak.
Nestle : Sığınmak. Birbirine sokulmak. Yerleştirmek. Gömmek. Gömülmek. Daldalanmak. Yerleşmek. Barındırmak. Sokulmak. Dayamak.
Lay over : Sonraya bırakmak. Kaplamak. Mola vermek. Ara vermek. Ertelemek.
Sanctuary : Tapmak. Koruma alanı. Barınak. Sığınak. Tapınak. Harim. Mabet. İbadethane. Sığınma. Melce.
Inlace synonyms : geographic area, prepose, place upright, tee up, place down, glycerolise, geographic region, sit down, postpose, poise, sit, space, emplace, displace, sow, sign, stand, lean, set up, superpose, insert, colony, property, snuggle, lay, hatchery, reposition, misplace, coffin, thrust, appose, park, settle.
Inlace zıt anlamlı kelimeler, Inlace kelime anlamı
Disarrange : Düzeni bozmak. Dağınıklık. Dağıtmak. Düzenini bozmak. Bozmak. Karıştırmak.
Defend : Reddetmek. Müdafaa etmek. Kanat açmak. Korumak. Himaye etmek. Arkasında olmak. Saklamak. Savunmak.
Inlace antonyms : deglycerolize.
Inlace ingilizce tanımı, definition of Inlace
Inlace kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To embellish with work resembling lace. To work in, as lace. Also, to lace or enlace.

Bu kısımda Inlace kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Inlace ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Inlace anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Inlace ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.