Institutionalised türkçesi Institutionalised nedir

  • Kurum olarak görülen.
  • Bakım evine konulmuş.
  • Kuruma yerleştirilmiş.
  • (britanya ingilizcesi) kurumsallaştırılmış.
  • Kurumsallaşmış (gelenek kanun hukuk davranış biçimi vs gibi).
  • Kurumsallaşmış.

Institutionalised ile ilgili cümleler

English: Institutionalised racism is a significant problem within the police force.
Turkish: Kurumsallaşmış ırkçılık polis gücü içinde önemli bir sorun.

Institutionalised ingilizcede ne demek, Institutionalised nerede nasıl kullanılır?

Institutionalise : Adet haline getirmek. Kurumlaştırmak. Müesseseleştirmek. Bir kimseyi bir kuruma sokmak (institutionalize olarak da yazılır). Bir kimseyi bir kuruma yerleştirmek. Kuruma yerleştirmek. Bir şeyi bir kuruma dönüştürmek (gelenek kanun hukuk davranış biçimi vs gibi). Kurumsallaştırmak. Huzurevine koymak. (britanya ingilizcesi) kurumsallaştırmak.

Deinstitutionalise : (britanya ingilizcesi) toplum içine yerleştirmek amacıyla (örneğin bir akıl hastasını) kurumsal bir bakım yerinden taburcu etmek. Kötüye çıkmış adını temizlemek amacıyla bir kurumda yeniliğe gitmek (deinstitutionalize olarak da yazılır).

Institutionalisation : (britanya ingilizcesi) kurumsallaştırma. Bir kimseyi bir kuruma yerleştirme. Kurumsallaştırma. Bir şeyi bir kuruma dönüştürme (gelenek kanun hukuk davranış biçimi vs gibi). Kurumsallaşma. Bir kimseyi bir kuruma sokma (institutionalization olarak da yazılır). Akıl hastanesine yatırma. Kuruma yerleştirme.

 

Institutionalising : Bir şeyi bir kuruma dönüştürmek (gelenek kanun hukuk davranış biçimi vs gibi). Kurumsallaşmak. (britanya ingilizcesi) kurumsallaştırmak. Bir kimseyi bir kuruma yerleştirmek. Akıl hastanesine yatırma (birisini). Kuruma yerleştirmek. Bir kimseyi bir kuruma sokmak (institutionalize olarak da yazılır). Kurumsallaştırma.

Institutionalism : Suçluların veya özürlülerin gözetim altında tutulması için kamu kurumlarının kullanılması uygulaması. Kurumsallık. Kurumlar sistemi. Bir kurumlar sistemine bağlılık. Kurumculuk. İktisadi sistemlerin ve süreçlerin temellerini bireylerin değil kurumların oluşturduğunu ve bireylerin bu kurumların etkisinden bağımsız olarak ele alınamayacağını savunan yaklaşımların genel adı.

Institutionalists : Kurumsalcılık taraftarı. Kurumsalcılıktan yana olan kimse. Kurumsalcı. Kurumsallık destekçisi.

Institutionalist : Kurumsalcı. Kurumsalcılıktan yana olan kimse. Kurumsallık destekçisi. Kurumsalcılık taraftarı.

Institutionalize : Adet haline getirmek. Kurumlaştırmak. Kurumsallaşmak. Huzurevine koymak. Akıl hastanesine yerleştirmek. Akıl hastanesine yatırmak. Müesseseleştirmek. Kurumsallaştırmak. Gelenekselleştirmek. Kuruma yerleştirmek.

Institutionalized : Kurumlaşmış. Bakım evine konulmuş. Kurumsallaşmış.

Institutional economics : Kurumcu iktisat. Üretim, tüketim ve bölüşüm gibi konuları iktisadi yasaların değil toplumların siyasi, sosyal, kültürel yapılarından oluşan kurumların belirlediğini öne süren, thorsten veblen tarafından ilk defa ortaya atılan ve ardından w.c. mitchell, kenneth gaıbraith, gunnar myrdaı ve lowe tarafından geliştirilen iktisat anlayışı. Kurumsalcı iktisat. Kurumsal iktisat. Kurumsal ekonomi.

 

İngilizce Institutionalised Türkçe anlamı, Institutionalised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Institutionalised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Institutionalized : Kurumlaşmış.

Institutional : Kuruluşa ait. Kuruma ait. Geleneksel. Kurumsal.

Institutionalised zıt anlamlı kelimeler, Institutionalised kelime anlamı

Noninstitutional : Kuruluşa ait olmayan. Kurumsal olmayan.

Institutionalised antonyms : noninstitutionalized.