Insulting türkçesi Insulting nedir

  • Küçük düşürücü.
  • Rencide edici.
  • Küçümseyici.
  • Tahkir eden.
  • Küstah.
  • Aşağılayıcı.
  • Onur kırıcı.

Insulting ile ilgili cümleler

English: Why are you insulting me?
Turkish: Neden beni aşağılıyorsun?

English: Ali regrets insulting Mary.
Turkish: Ali Mary'ye hakaret ettiğine pişman.

English: Tatoeba is insulting me!
Turkish: Tatoeba bana hakaret ediyor!

English: Hasan's message was insulting.
Turkish: Hasan'ın mesajı aşağılayıcıydı.

English: If Moustapha becomes insulting, show him the door.
Turkish: Eğer Mustafa aşağılayıcı olursa ona kapıyı göster.

Insulting ingilizcede ne demek, Insulting nerede nasıl kullanılır?

Insultingly : Hakarete uğratarak. Kaba veya kırıcı sözlerle inciterek. Aşağılayarak. Hakaret ederek. Aşağılayıcı bir şekilde.

Add insult to injury : Yaraya tuz basmak. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Üstüne tuz biber ekmek. Birini önceden yaralandığından daha kötü incitmek. Çoktan yerde olduğu halde birini itmek. Tuz biber ekmek. Üstüne üstlük yapmak.

Added insult to injury : Yaraya tuz bastı. Acı veren bir durumu daha da kötü yaptı. Birini önceden yaralandığından daha kötü incitti.

Adding insult to injury : Birini önceden yaralandığından daha kötü incitmek. Acı veren bir durumu daha da kötü yapmak. Yaraya tuz basmak.

 

Be smarted under insult : Töhmet altında kalmak.

Uninsulted : Aşağılanmamış. İncitilmemiş. Onuru kırılmamış. Kırılmamış.

Being insulted : Aşağılanma. Aşağılanmış olma. Küçümsenmiş olma. Küçümsenme.

Insultation : Hor görme. Aşağılama.

Insula : (anatomi) insula. Ada. Island of reil (reil adası). İnsula. Insula. Beynin bir bölümü.

Insula sanguis : Kan adacığı. İnsula sanguis. İlk kan hücrelerinin yapmış olduğu topluluk, kan adacığı. vitellus kesesinin iç organları oluşturacak olan mezodermindeki mezenkim hücreleri farklılaşarak kan hücrelerini yaparlar.

İngilizce Insulting Türkçe anlamı, Insulting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Insulting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boldest : Göze çarpan. Cüretli. Koyu renk yazılmış. Cesur. Atılgan. Utanmaz. Arsız. Kaim. Cesaretli.

Humiliating : Alçaltıcı. Küçültücü. Utandıran. Utandırma.

Disdainful : Mağrur. Tenezzül etmeyen. Kibirli. Hafife alan. Tepeden bakan. Küçümseyen.

Wryest : Yanlış. Çarpık. Esprili. İğneleyici. Eğri. Alaycı.

Bald : Yapraksız. Dazlak. Yüzsüz. Süssüz. Sıkıcı. Sade. Tüysüz. Kel. Besbelli.

Belittling : Aşağılama. Küçük düşürme. Küçük görme. Küçülterek. Küçültülme. Eleştirme. Hor görme. Kötüleme.

Wrier : Daha büğrü. Alaycı. Eğri. Çarpık. Yanlış. Esprili. Daha eğri. İğneleyici.

Deprecative : Küçümseyen. Karşı koyan. Küçümseyerek. Hor görerek. Ayıplayarak. Eleştirerek.

Bolding : Gözüpek. Cesaretli. Cesur. Cüretkar. (harf) siyah. Kaim. Utanmaz. Dik.

Dyslogistic : Kınama taşıyan. Beğenmeyen. Yergi taşıyan. Tenkit eden. Hakaret içerikli. Utanç verici.

 

Insulting synonyms : slighting, blatant, bold faced, wryer, disrespectful, as bold as brass, audacious, depreciatory, bardy, injurious, baldest, disparaging, deprecating, defamatory, deprecatory, bold, detractory, ignominious, ignoble, balder, insolent, wriest, caustic, arrogant, abject, balds, derogatory, derogative, offending, sardonic, scornful, sarcastic, caustics.

Insulting zıt anlamlı kelimeler, Insulting kelime anlamı

Respectful : Hatır sayan. Hürmetkar. Riayet eden. Ayrıcalık yapan. Hürmetli. Saygılı. Fark gözeten.

Insulting ingilizce tanımı, definition of Insulting

Insulting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending to insult or affront. Containing, or characterized by, insult or abuse. As, insulting language, treatment, etc.