Ionizations türkçesi Ionizations nedir

Ionizations ingilizcede ne demek, Ionizations nerede nasıl kullanılır?

Deionizations : İyondan arındrıma. İyonsuzlaştırma. İyon giderme. İyonsuzlaşma. Deiyonizasyon. Yükünsüzleştirme. Yükün giderme. İyonların ortadan kaldırılması (kimya).

Ionization chamber : İyonizasyon odası. İyonlanma odası. İyonlaşma odaları. İyonlaştırma odası. İyon ve serbest elektron yüklerinin elektrotarda toplanmasını sağlayan uygun gaz içerikli bir odacıktan oluşan ışınım bulucusu. İyonlaşma odası.

Ionization constant : Özdeciklerle üşerleri arasındaki tersinir tepkileşim denge değişmezi. İyonlaşma sabiti. Bir özdeğin yükünlerinin etkin derişimleri çarpımının, ayrışmamış durumunun derişimine oranı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. İyonlaşma değişmezi. Yükünleşme durganı. İyonlaşma değişmesi. Üşerleşim değişmezi.

Ionization current : İyonizasyon akımı. Bir elektrik alanının etkisiyle, iyonlaştırma sonucu oluşan yüklü parçacıkların hareketinden kaynaklanan elektrik akımı. İyonlaşma akımı. İyonlaştırma akımı. İyonlanma akımı.

 

Ionization energy : İyonlaşma erki. Yükünleşme erkesi. Elektronu atomdan serbest bırakmak için gereken enerji miktarı. Gaz durumda bulunan atom ya da yükünlerin yörüngelerinden bir elektron koparabilmek için verilmesi gerekli erke. İyonlaşma enerjisi.

Ionization potential : İyonlaşma gerilimi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir atomun herhangi bir yörüngesindeki bir elektronu koparıp sonsuz uzaklığa götürebilmek için yapılması gereken işin elektron-volt biriminden değeri. Öğecik ya da özdecikten bir eksicik çıkartmak için verilmesi gereken erke niceliği. İyonizasyon potansiyeli. Yükünleşme potansiyeli. Yükünleşme gerilimi. İyonlaşma potansiyeli. İyonlanma potansiyeli.

Ionization equilibrium : Bir çözeltide, bir özdeğin ayrışmamış ve ayrışarak yükünleşmiş iki durumu arasında oluşan denge. İyonlaşma dengesi. Yükünleşme dengesi.

Ionization gauge : İyonlu manometre. İyonlaşma ölçer. İyonlu basıölçer.

Ionization path : İyonlaştırma yolu. İyonlaştırıcı parçacığın madde içinden geçerken oluşturduğu iyon demeti izi.

Ionization rate : İyonlaşma hızı.

İngilizce Ionizations Türkçe anlamı, Ionizations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ionizations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Status : Konum. Durum. Mevki. Statü. Sosyal durum. Bir toplumsal konumun basamaklar düzeni ya da değerler dizgesi içindeki yeri. bk. konum. Rol. Vaziyet. İçtimai vaziyet.

Ionizing : İyonlaştırıcı. İyonlaşmaya neden olan.

Ionizes : İyonlara ayırmak. İyonlaşmak. İyonize etmek. İyonlamak. İyonlaştırmak.

Ionization : İyonların meydana gelişi olayı; bir atom ya da molekülden elektron kopması. iyonizasyon. Özdeciklerin parçalanması, öğecik, özdecik topaklarına eksicik katılması ya da çıkarılmasıyla üşer oluşturulması. Moleküllerin bölünmesiyle veya elektronların atomlara veya moleküllere eklenmesiyle ya da çıkartılmasıyla iyon oluşturulması. Yükünleşme. Özdeciklerin parçalanması, öğecik, özdecik topaklarına eksicik katılması ya da çıkarılmasıyla yükün oluşturulması. Biyoloji, fizik, kimya, uzay, nükleer enerji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Moleküllerin ayrışması, atom ve molekül kümelerine elektron katılması ya da çıkarılmasıyla yükün oluşturulması.

 

Ionises : İyonlara dönüştürmek. İyonlaşmak. İyonlaştırmak. İyonlara ayırmak. Bir çözeltide iyonlar üretmek (ayrıca ionize). İyonlamak. İyonize etmek.

Ionisation : Bir çözeltide iyonlar üretme (ayrıca ionization). İyonızasyon.

Ionize : İyonlara ayırmak. İyonlamak. İyonlaşmak. İyonlaştırmak. İyonize etmek.

Action : Eylem: bir iş, hareket yapmak, bir davranışta bulunmak. davranış: bir değişiklik getirebilecek etki uyandırabilecek düşünce ya da hareket. bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi; bu hareketten ortaya çıkan gelişim. baş olgu: oyunun temasını geliştiren başlıca olay, öykü, gelişim. sıra olaylar: bir oyunun metninde yer alan arka arkaya sıralanmış durumlar ve olaylar. iç aksiyon: oyunun havasını kuran gelişim. dış aksiyon: oyunun olaylarında var olan hareket ve durumların gelişimi. konuşma aksiyonu: oyunun konuşmalarında var olan devingenlik. oyunu ileriye götüren anlatımdaki itici güç. Aksiyon. Telli çalgılarda, normalden yüksekliği çalım zorluğuna, normalden alçaklığı ise ses kalitesinde azalmaya neden olan, tel ve klavye arası mesafe. Devinim. Askeri harekat. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. atın bacaklarının hareketi. Eylem. Bir durumu değiştirme ve daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası. Savaş. Etkileme.

Ionising : İyonlara dönüştürmek. İyonlaştırmak. İyonlara ayırmak. İyonlaştırıcı. Bir çözeltide iyonlar üretmek (ayrıca ionize).

Ionise : İyonlamak. İyonlaşmak. Bir çözeltide iyonlar üretmek (ayrıca ionize). İyonlaştırmak. İyonlara dönüştürmek. İyonize etmek. İyonlara ayırmak.

Ionizations synonyms : natural process, natural action, condition, activity.