Isobath türkçesi Isobath nedir

  • Eşderinlik.
  • İzobat.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Deniz ya da göllerde derinliğin dağılışını belirlemek amacıyla, eşit derinlikteki noktaların birleştirilmesiyle elde edilen iç içe eğrilerden her biri.
  • Eşderinlik eğrisi.

Isobath ingilizcede ne demek, Isobath nerede nasıl kullanılır?

Isobathytherm : İzobatiterm.

Isobar : Eşbasınç altında, bir özelliğin başka bir değişkene göre nasıl değiştiğini gösteren eğri. Eşbası. Eşbasınç. İzobar eğrisi. İzobar. Eşkütleli. Basıncın yeryüzündeki ya da bir yöredeki dağılışını belirlemek amacıyla düzenlenen haritalarda, eşit basınçtaki yerleri birleştiren iç içe eğrilerden her biri. Eş basınç eğrisi. Coğrafya, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Eşbasınç eğrisi.

Isobaric : İzobarik. Hava haritası veya çizelgesi üzerinde eşit barometre basıncı bölgelerini birleştiren çizgi ile ilgili (meteoroloji). İzobar veya izobarlarla ilgili. Sabit basınçta. Eşbasınçlı.

Isobaric chart : İzobar haritası.

Isobaric surface : İzobarik yüzey.

Isobars : Kütle sayıları aynı, fakat atom numaraları farklı olan nüklidler. Eşbasınç eğrileri. Basınçları özdeş olan noktaları birleştiren eğriler. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. İzobarlar. İzobar. İzobar eğrisi. Eşbasınç.

 

Isobront : İzobront.

Disobedient : Asi. İtaatsiz. Söz dinlemez. Serkeş.

Isobutane : İzobutan. İzobütan.

Civil disobedience : Pasif direniş. Sivil itaatsizlik. Kişisel veya ahlaki nedenlerle yasalara uymayı reddetme. Şiddet içermeyen protesto. Kanunlara itaat etmeme.

İngilizce Isobath Türkçe anlamı, Isobath eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Isobath ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discriminate : Ayrı tutmak. Farklı muamele etmek. Ayırım yapmak. Farkı görmek. Ayrıcalık yapmak. Ayırmak (ırk ayrımı vb). Ayırdetmek. Ayırt etmek. Ayrımcılık yapmak. Ayırmak.

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

Air route : Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Havayolu. Uçuş rotası.

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Ghettoize : Tecrit etmek. İzole etmek (ayrıca ghettoise). Gettoya yerleştirmek. Gettolara yerleştirmek. Gettoya çevirmek. Gettolaştırmak.

Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Lığ. Alüvyon.

 

Separate : Ferdi. Genellikle süreli yayınlardaki yazıların ya da birden çok yazarı olan kitapların her bir yazara ait bölümünün yapıttan ayrı olarak basımı. Ayrı. Ayrık. Ayrıştırmak. Ayrı yaşamak. Yollarını ayırmak. Tek başına olan. Tecrit etmek. Dağılmak.

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

Isobath synonyms : preisolate, fathom curve, cloister, age pyramid, segregate, adventife cone, agricultural co operative, single out, aluvial coast, maroon, get, agricultural specialisation, sequester, seclude, depth contour, ghettoise, agricultural production, sequestrate, afforestation, acquire, quarantine, aboriginal population, depth curve, insulate, abrasion platform, withdraw, altimetric profile.