Isochor türkçesi Isochor nedir

  • Sabit hacim.

Isochor ingilizcede ne demek, Isochor nerede nasıl kullanılır?

Isochoric : Eş oyumlu. Eşhacimli. Sabit hacimde. Eş hacimli. İzokorik. İzokor.

Isocheim : Eş sıcaklık eğrisi.

Isocheimal : Sabit sıcaklıklara sahip olan.

Isochromatic : Eşrenkli. İzokromatik. Eş renkli.

Isochromosome : Hücre bölünmesi esnasında sentromerin enlemesine bölünmesinden veya izokromatidlerin kırılması ve tekrar sentromerin üzerinde birleşmesinden kaynaklanabilen, kromozomun kollarından birinin kaybolması diğerinin iki katına çıkmasıyla oluşan bir yapısal kromozom anormalliği. İzokromozom.

Isochronism : Eşit zaman dilimleri içinde gerçekleşen özellik veya eylem. Eş zamanlı olma durumu. Eşzamanlılık. Eşit zaman boyunda olma. Eşsöylemli.

Isochronous : Eş dönemli. Eşfrekanslı. Eş süreli. Eşzamanlı. İzokron. Eşsüreli. Sabit aralık zamanlı.

Isochronic : Aynı zamanda yapılan.

Isochronal : Eş zamanlı. Eş süreli. İzokron. Eşit zaman aralağında. Eşsüreli. Eş dönemli.

Anisochronous : Değişken zaman aralıklı. Değişken aralıklı eşzamanlı.

İngilizce Isochor Türkçe anlamı, Isochor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Isochor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Body fluid : Suyuk. Öz su. Dokularda, hücrelerin dışında bulunan sıvı. Vücut sıvısı. Biyolojik dokulardan, su eklenerek veya eklenmeksizin, sıkma veya filtrasyonla elde edilebilen sulu kısım. özellikle şurup biçiminde hazırlanan preparatlara katılan, parçalanma ezilme ve sıkma işlemleriyle hazırlanmış, renkli ve güzel kokulu çeşitli meyve veya bitkilerin suları. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gövde sıvısı.

 

Fluid : İstikrarsız. Sıvı. Akışkan madde. Değişken. Mayi. Akış özellikleri gözlenebilen sıvı ya da gaz evresindeki özdek. Belirli bir biçimi olmayan, kuvvet etkisinde oylumu, değişmeyen akıcı özdek. Akışkan. Gazlar, sıvılar ve camsı yapılılar gibi akma özelliği gösteren özdeklerin genel adı. Su.

Pus : Organizmanın herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüş hücre artıklarından ve bozulmuş akyuvarlardan oluşan, mikroplu veya mikropsuz, genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı, cerahat, iltihap, pü. Cerahat. Ölü veya canlı nötrofil granülositler, tek tük mononükleer hücreler, bakteriler, serum, antikorlar ve ölü dokudan oluşan proteinden zengin yangı ürünü, iltihap, cerahat. İrin. Kanlı irin. Ufunet. Pü. Püy. İltihap.

Gleet : İltihaplı akıntı. Bazı yaralardan salgılanan ince sulu salgı. Kronik be soğukluğu. Cerahatli akıntı. (atlarda) iltihaplı burun akıntısı. Yoğun akıntıya neden olan geniz yolu iltihabı (veterinerlik).

Purulence : Cerahat. İrinlenme. Cerahat toplama. Kanlı irin. İrin toplama. İrin. İltihap.

Humor : Huyuna gitmek. Hoşuna gitmek. Herhangi bir vücut sıvısı. bir bez, organ veya dokuyu uyarmak için kan yoluyla iletilen etkin madde. eski düşünürlerin, canlı vücudunda olduğu varsaydıkları kan, muhat, sümüksü madde ve safra vb. maddelerden her biri, şişkinlik, hılt. Memnun etmek. Güldürmek. Suyuna gitmek. Kaprisine boyun eğmek. Salgı. Humor.

 

Sanies : Cerahat. Sani. Kokulu irin. Kanlı irin.

Festering : İrin dolu. Cerahat topla. Kanlı irin. İltahaplı. Cerahatli.

Suppuration : Supurasyon. Kanlı irin. İltihap. Süpurasyon. Cerahat. Süpürasyon. İrin. İrinleşme, irin.

Humour : Ayak uydurmak. Suyuna gitmek. Mizaç. Hoşuna gitmek. Güldürmek. Huyuna suyuna gitmek. Eğlendirmek. Gönlünü yapmak. Komiklik. İstediğini yerine getirmek.

Isochor synonyms : bodily fluid, liquid body substance.

Isochor ingilizce tanımı, definition of Isochor

Isochor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A line upon a thermodynamic diagram so drawn as to represent the pressures corresponding to changes of temperature when the volume of the gas operated on is constant.