Purulence türkçesi Purulence nedir

Purulence ingilizcede ne demek, Purulence nerede nasıl kullanılır?

Purulences : İrinlenme. İltihap. Kanlı irin. İrin. İrin toplama. Cerahat. Cerahat toplama.

Purulencies : İrin toplama. Pürülans.

Purulency : Pürülans. İrin toplama.

Purulent : Pürülan. Cerahatli. Purulent. İltihaplı. İrinli. İrin oluşturan veya irin içeren, purulent. Cerehat oluşturan, cerahatli, pürülent. Pürülent.

Purulent cystitis : Sistitis purulenta. İdrar torbasının irinli yangısı.

Purulent nephritis : Purulent böbrek yangısı. İrinli böbrek yangısı. Metastazik veya idraa yollarıyla ulaşan irin bakterilerinin böbreklerde meydana getirdiği apselerle belirgin böbrek yangısı, purulent böbrek yangısı, nefritis purulenta, böbrek apsesi, irinli nefritis, embolik-piyemik böbrek yangısı.

Purulent mastitis : İrinli meme yangısı. İrin etkenlerinin oluşturduğu meme yangısı.

Keratitis purulenta : Keratitis purulenta. Korneanın irinli yangısı.

Purulent splenitis : İrinli dalak yangısı. Genellikle sığırlarda retikulumdaki yaralardan, atlarda ise strongilus larvalarının kolondan göçü sırasında yerel olarak gelişebilen ve irin oluşumuyla belirgin dalak yangısı.

Purulent vaginitis : İrinli vajinitis. İrinli akıntıyla belirgin vajina yangısı.

 

İngilizce Purulence Türkçe anlamı, Purulence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Purulence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Humor : Mizaç. Bkz.humour. Şaka. Güldürmek. Hoşuna gitmek. Ruh hali. Ayak uydurmak. Keyif. Salgı.

Puss : Surat. Kedi. Pişik. Pisipisi. Kız. Yaban tavşanı. Pisi pisi. Genç kız. Pisi.

Pusses : Pisi. Pisipisi. Kedi. Surat. Yaban tavşanı. Genç kız. Yüz.

Body fluid : Biyolojik dokulardan, su eklenerek veya eklenmeksizin, sıkma veya filtrasyonla elde edilebilen sulu kısım. özellikle şurup biçiminde hazırlanan preparatlara katılan, parçalanma ezilme ve sıkma işlemleriyle hazırlanmış, renkli ve güzel kokulu çeşitli meyve veya bitkilerin suları. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Suyuk. Öz su. Dokularda, hücrelerin dışında bulunan sıvı. Gövde sıvısı. Vücut sıvısı.

Infection : İnfeksiyon. Hastalık etkeni mikroorganizmanın vücuda girişi ve yayılışı, patojen mikroorganizmaların neden olduğu bulaşıcı veya bulaşıcı olmayan hastalık, infeksiyon. Hastalık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sirayet. Bulaştırma. Mikrop kapma. Bulaşma. Enfeksiyon.

Abscess : Yanı. Apse. İrin şişi. Doku veya organlarda, onların zararına meydana gelen bir boşluk içerisinde ve etrafı sınırlı yerel irin birikimi veya irin kütlesi, irinli şiş. Abse. Cerahat kesesi. İrinşiş. Enfeksiyon boyutu eksik. İrin kesesi.

Suppurations : Süpürasyon. Süpurasyon.

Purulency : Pürülans.

Symptom : Sadece hasta tarafından hissedilen herhangi bir hastalık belirtisi veya göstergesi. kullanımı her ne kadar alışılagelmiş olmakla birlikte, veteriner hekimlik için uygun bir terim değildir, bk. klinik belirti. İşaret. Alamet. Belirti. Araz. Arızanın belirlenmesi yardımcı olan belirti. Beldek. Bulgu. Emare.

 

Purulence synonyms : bodily fluid, liquid body substance, purulences, purulent matter, pyogenesis, maturation, purulencies, pus, inflammation, sanies, defluxion, gleet, festering, pyosis, gatherings, dermatitis, inflammations, ichors, matter, pyin, humour, maturations, ichor, gathering, pyopoiesis, suppuration.

Purulence ingilizce tanımı, definition of Purulence

Purulence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, the pus itself. The quality or state of being purulent. The generation of pus.