Pusses türkçesi Pusses nedir

Pusses ingilizcede ne demek, Pusses nerede nasıl kullanılır?

Sourpusses : Asık suratlı. Hoşnutsuz kimse (gayriesmi). Suratsız. Memnuniyetsiz kimse.

Puss moth : Ergin dişileri 8 cm. büyüyebilen ve tırtıl çağını, kavak, söğüt, kestane yaprağı yiyerek geçiren iri, obur kelebek. Çatalkuyruk.

Sea puss : Tehlikeli bir kıyı boyu akıntısı. Sualtı akıntısı.

Puss : Kız. Genç kız. Yaban tavşanı. Kedi. Pisipisi. Surat. Yüz. Pişik. Cerahat. Pisi pisi.

Pussies : Kedi. Amcık. Kadın. Pisi. Am. Pisipisi. Pıtış. Korkak. Vajina. Kadın cinsel organı.

Octopussy : Roger moore'un başrolünü oynadığı (john glen tarafından yönetilen) 1983 yapımı james bond filmi.

Pussyfooted : Kedi gibi sessizce yürümek. Fikrini belirtmemek. Kendi fikrini belirtmekten çekinmek. Kendi fikrini belirtmemek. Sessizce yürümek. Gerekeni yapmaktan çekinmek. Fikrini belirtmek.

Pussyfooter : Fikrini belirtmeyen kimse. Sinsi.

Pussycat : Kedi. Pisi pisi. Kedicik. Pisi. Pişik. Pisipisi.

Pussy : Kab. Pisi pisi. Korkak. Kadın. Pişik. Pıtış. Pisi. Amcık. Kadın cinsel organı. Pisipisi.

İngilizce Pusses Türkçe anlamı, Pusses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pusses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Own : Öz. Kabul etmek. -in sahibi olmak. Kendi. Tanımak. Doğrulamak. Kabullenmek. İtiraf etmek. Kendisinin. Malı olmak.

Moggy : Kedi (brit).

Ichors : İltihap. İkor. Kanlı irin. İrin.

Pussycat : Kedicik. Pisi pisi. Pişik.

Front : Tiyatro, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Cephelenmek. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Öndeki. Ön. -e bakmak. Cüret. Örtübaşı. Hareket.

Mugs : Saldırıp soymak. Kupa. Komik mimikler yapmak. Zevzeklik etmek. Çok çalışmak. Maymunluk etmek. Saldırmak. Fotoğrafını çekmek (emniyette). İneklemek.

Kisser : Öpücük. Ağız.

Lasses : Sevgili. Kız. Kız arkadaş. Genç kadın.

Gathering : Toplayıcılık. İltihap. Çıban. Toplama. Büzgü. Apse. Kalabalık. Yabanıl meyveleri, ot tohumlarını, kökleri, yumru köklü bitkileri, küçük hayvanları, deniz kabuklarını, böcekleri, yabanıl balları, ağaçların öz sularını vb. toplamaya dayanan; genellikle avcılıkla birlikte yapılan, fakat avcılıktan daha basit bir tekniği gerektiren, insanlığın en eski besin elde etme yolu. Toplanma. Meclis.

Have : Malik olmak. Almak. Yaptırmak. Yapmak. Bulunmak. Elde etmek. Aldatmak. Zorunda olmak. Elinde bulunmak. Sahip olmak.

Pusses synonyms : prepossess, damsel, mien, kip, maidens, felines, rabbit, kips, pus, wench, frontage, teenager, puss, features, pussies, kissers, cast of features, lassies, brow, exhibit, wenched, purulent matter, yl, sanies, mog, frontages, lassie, cats, pussy, feline, court card, gatherings, cat.

Pusses zıt anlamlı kelimeler, Pusses kelime anlamı

Lack : Yokluk. Yoksun kalmak. -den yoksun olmak. Olmamak. -sizlik. -e sahip olmamak. -sizlik çekmek. İhtiyacı olmak. Yoksun olmak. Eksiklik.

Winnings : Kazanılan para. Kazanç. Kazanç (para olarak). Kumarda kazanılan para.