Kisser türkçesi Kisser nedir

Kisser ile ilgili cümleler

English: Ali is a great kisser.
Turkish: Ali harika bir öpücü.

English: Ali is a lousy kisser.
Turkish: Ali kötü bir öpücü.

English: "Is he a good kisser?" "Tom does everything well."
Turkish: "O iyi öpüşüyor mu?" "Tom her şeyi iyi yapar."

English: Ali is a good kisser.
Turkish: Ali iyi bir öpücü.

English: Ali told Mary that she was a bad kisser.
Turkish: Ali Mary'ye kötü bir öpücü olduğunu söyledi.

Kisser ingilizcede ne demek, Kisser nerede nasıl kullanılır?

Ass kisser : (argo terim) dalkavuk. Yağcı. Yaltakçı. Yağcı gibi olan kimse. Kıç yalayıcı. Yalaka.

Baby kisser : Kamuoyunda olumlu bir izlenim bırakmak için ziyaretlerde bulunup çocuk seven kimse (özellikle de seçim aşamasındaki bir politikacı). Bebek öpen kimse. Çocuk öpen kimse.

Kissers : Ağız. Yüz. Surat. Öpücük.

Kissed : Değmek. Hafif dokunulmuş. Öpmek. Dokunmak. Öpülmüş.

Kissed her on the lips : Onun ağzını öptü. Onu dudaklarından öptü.

Kisses and hugs : Öpüyorum. Sevgilerimi gönder.

Smother with kisses : Öpücüklere boğmak.

Kiss away : Öperek geçirmek.

Kissed up to him : Onu pohpohladı. Onun gurunu okşadı.

Kiss and be friends : Barışmak. Arayı düzeltmek. Bir araya getirmek. Uzlaştırmak.

 

İngilizce Kisser Türkçe anlamı, Kisser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kisser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blade : Kılıçoyunu savutlarında, boyları ve kesitleri savutun özelliğine göre değişik olan, balçakla (çelgilik) uç arasındaki bölüm. Bıçak ağzı. Çakı ağzı. Uzun yaprak. (kendini) jiletlemek. Laubali tip. Kılıç. Kılıç kullanmakta usta kimse.

Facial : Cilt bakımı. Yüzeyle ilgili. Yüze ait. Veçhi. Yüzle ilgili. Yüz (ile ilgili). Yüze ilişkin. Yüz masajı. Yüz bakımı.

Buss : Buse. Öpmek.

Chops : Girişi. Çene. Pirzola. Teknik beceri. Bir müzik aletini çalma becerisi. Ağız (gayrı resmi). Kanal ağzı.

Cutting edge : Keskin kenar. Bıçak ağzı. Bıçağın ekin tarafı. En öndeki yer. En ileride olma. Dişçiliğe ait el aletinin keskin çalışma açıcı. En gelişmiş aşama. Kesici yüz. Keskin nitelik.

Countenances : Onama. Onaylamak. Kontrol. Uygun görmek. Müsamaha etmek. Teşvik etmek. Göz yummak. Tasvip etmek. Teşvik.

Beak : Burun. Kuşların ağızlarında sert çıkıntı yapan kısım. Büyük burun. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Okul müdürü (ingiliz ingilizcesi). Hakim. Öğretmen (ingiliz ingilizcesi). Okul müdürü. Gaga.

Countenance : Tasvip. Uygun bulmak. Göz yummak. Yüz vermek. İzin. Müsamaha etmek. Yüz ifadesi. Denge. Onaylamak.

Mug : Fotoğrafını çekmek (emniyette). Komik mimikler yapmak. Enayi. Saldırıp soymak. Çok çalışmak. Zevzeklik etmek. İneklemek. Kupa. Maymunluk etmek.

Kisser synonyms : human head, osculator, human face, pudding face, kissers, mien, kip, frontages, map, biestings, colostrum, court card, frontispiece, smooches, frontispieces, face, visage, brink, smooch, brow, cheek, accent, mugs, cheeking, features, smiler, debouchment, kiss, frontage, phiz, puss, facade, miens.

Kisser ingilizce tanımı, definition of Kisser

Kisser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who kisses.