Kissed türkçesi Kissed nedir
Kissed ile ilgili cümleler
English: A person like Ali has probably never kissed anyone other than his mother.
Turkish: Ali gibi bir insan muhtemelen annesinden başka birini öpmemiştir.
English: "Did he kiss you?" "No, I kissed him!"
Turkish: "Seni öptü mü?" "Hayır, ben onu öptüm!"
English: "Just close your eyes," whispered Ali, and when Mary closed her eyes, he kissed her softly on the lips.
Turkish: Ali "Sadece gözlerini kapat." diye fısıldadı ve Mary gözlerini kapatınca, onun dudaklarını hafifçe öptü.
English: A mother kissed the child.
Turkish: Bir anne çocuğu öptü.
English: "Did you kiss him?" "Yes, I kissed him."
Turkish: "Onu öptün mü?" "Evet, onu öptüm."
Kissed ingilizcede ne demek, Kissed nerede nasıl kullanılır?
Kissed her on the lips : Onu dudaklarından öptü. Onun ağzını öptü.
Kissed his hands : Dudaklarını onun ellerine değdirdi (saygı işareti olarak). Onun ellerini öptü.
Kissed up to him : Onu pohpohladı. Onun gurunu okşadı.
Kissel : Koyulaştırılmış meyve püresinden yapılan tatlı.
Kisser : Öpücük. Surat. Ağız. Yüz.
Smother with kisses : Öpücüklere boğmak.
Ass kisser : Yağcı gibi olan kimse. Kıç yalayıcı. (argo terim) dalkavuk. Yağcı. Yalaka. Yaltakçı.
Kiss away tears : Gözyaşlarını öperek silmek.
Kisses and hugs : Sevgilerimi gönder. Öpüyorum.
Kisses : Öpmek. Öpücükler. Öpüyorum. Öptüm. Değmek. Dokunmak.
İngilizce Kissed Türkçe anlamı, Kissed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Kissed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Smooches : Buse. Öpücük.
Osculate : Dayanmak. Temas etmek. Ortak özellikleri olmak. İlgisi olmak. Değdirmek. Yaslanmak.
Osculates : Temas etmek. Dayanmak. İlgisi olmak. Değdirmek. Yaslanmak. Ortak özellikleri olmak.
Clap : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hızla kapanmak. Çırpmak. Elle vurmak. Şaplak indirmek. Vurmak. Şakşak. Çarpmak. Alkışlamak. El çırpmak.
Bears : Spekülasyon yapmak. Katlanmak. Vermek. Gütmek (kin). Doğurmak. Götürmek. Yönelmek. Taşımak. Dönmek. Hazmetmek.
Bottom : Alt. Temeline inmek. Dibe dokunmak. Dibe ulaşmak. Dip. Ulaşmak. Alttaki. Bir temel üzerine yerleştirmek. Kurmak.
Affects : Yaşamak ( de). Hoşlanmak. Etki etmek. Taslamak. Sarsmak. Tutmak. Sevmek. Etkilemek. Bozmak. Üzmek.
Lip : Uç. Leb. Ağız düzlüğü (cam). Kenar. Küstahlık. Ağız. Dudak. Conta.
French kiss : Fransız öpücüğü. Dil teması içeren açık ağız öpücüğü.
Touching : Dokunan. İçli. Dokunaklı. Değinme. Hazin. Dokunuş. Yanık. Dokunma. Tekniklerin deneyimle doğru ve kulağa hoş gelir biçimde icra edilmesi.
Kissed synonyms : soul kiss, deep kiss, kiss, busses, disagreeing, bussed, caresses, clapped, contacting, smooched, kisses, contact, meriting, dabbed, osculated, smack, abut, affect, meet, osculation, merit, claps, brush, caress, touch, attain, merited, abuts, caressed, be intolerant of, peck, be worthy of, buss.
Kissed zıt anlamlı kelimeler, Kissed kelime anlamı
Used : Elden düşme. Alışkın. Kullanma. Eski. Kullanılan. Alışık. Kullanılmış.
Unlisted : Listeye girmemiş. Rehberde olmayan (telefon numarası). Listeye yazılmamış. Listede olmayan. Listede geçmeyen. Borsada kote olmamış. Rehberde geçmeyen.

Bu kısımda Kissed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Kissed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Kissed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Kissed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.