Osculate türkçesi Osculate nedir

Osculate ingilizcede ne demek, Osculate nerede nasıl kullanılır?

Osculated : Dokunmak. Yaslanmak. İlgisi olmak. Değdirmek. Öpmek. Dayanmak. Temas etmek. Ortak özellikleri olmak.

Osculates : Dayanmak. Ortak özellikleri olmak. Temas etmek. Yaslanmak. Dokunmak. Öpmek. İlgisi olmak. Değdirmek.

Inosculate : Katmak. Birleştirmek. (damar) bir araya gelip birleşmek. Birleşmek. Bir araya gelip birleşmek. Bitiştirmek.

Interosculate : Aynı özelliklere sahip olmak.

Osculating : Öpmek. Dokunumlu. İlgisi olmak. Ortak özellikleri olmak. Dayanmak.

Osculation : Yaslanma. Öpme. Dayanma.

Osculations : Dayanma. Öpme. Yaslanma.

Osculating plane : Dokunum düzlemi. Oskülatör düzlemi.

Point of osculation : Dokunum noktası.

Stable osculation : Kararlı salınım. Bir salıngaçın sürekli olarak tekdüze salınması.

İngilizce Osculate Türkçe anlamı, Osculate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Osculate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be pertinent to : İle ilgisi olmak. İle ilgili olmak. İlgili olmak.

Lean against : İstinat etmek. Yüklenmek. Dayamak. Abanmak.

Snog : Öpüşüp koklaşmak. Sarmaş dolaş öpüşmek. Yumulmak. Öpüşmek.

 

Arrive : Yetişmek. Doğmak. Bir ereğe ulaşmak. Ayak basmak. Varmak. Başarmak. Gelmek. Ulaşmak. Gelip dayanmak. Başarı kazanmak.

Dab : Tıklamak. Hafif kompres. Kurulamak. Dokunma. Hafifçe sürmek. Parmak izi bırakmak. Hafif vuruş. Uzman. Klişe yapmak. Hafifçe dokunmak.

Be : Mal olmak. Olmak. Durmak. Berylliumb (berilyum). Bulunmak. Var olmak. -dir. Kalmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. -dı.

Caress : Sıvazlamak. Sevmek. Kucaklama. Kucaklamak. Okşama. Öpme. Okşayış. Okşamak.

Abide by : Sözünde durmak. Uymak. İtaat etmek. Katlanmak. (sözünü) tutmak. Kararından dönmemek. -e göre davranmak. Sadık kalmak. Tutmak.

Be tolerant of : Hoşgörülü olmak. Tahammül etmek (organizma vb).

Abut : Bitişik olmak. Varmak. Uç uca gelmek.

Osculate synonyms : be predicated on, be up to, abidden, disagreed, disagreeing, disagree, abide, reclines, leans, lean, reclining, be interested in, affect, contacted, lean on, claps, kissed, dabbed, get in touch with, osculating, kisses, osculates, bussed, leaned, abides, be involved, leant, clap, busses, abided, abuts, have a liking for somebody, touches.

Osculate ingilizce tanımı, definition of Osculate

Osculate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To kiss. To kiss. To kiss one another.