Osculations türkçesi Osculations nedir
Osculations ingilizcede ne demek, Osculations nerede nasıl kullanılır?
Point of osculation : Dokunum noktası.
Stable osculation : Kararlı salınım. Bir salıngaçın sürekli olarak tekdüze salınması.
Osculation : Dayanma. Öpme. Yaslanma.
Adosculation : Adoskulasyon. Cinsel birleşme olmadan hamile kalma. Adoskülasyon.
Inosculation : Bir araya gelip birleşmek. Birleştirme. Bağlama (damar). Birbirine bağlanma. Birbirine katılma. İki ağızla birleşme (damarlarda olduğu gibi). İnoskülasyon. Birleşme.
Osculating : Öpmek. Ortak özellikleri olmak. Dayanmak. Dokunumlu. İlgisi olmak.
Osculating circle : Dokunum çemberi.
Osculatory : Dokunumlu.
Osculating sphere : Dokunum küresi.
Inosculate : Bitiştirmek. Katmak. (damar) bir araya gelip birleşmek. Birleşmek. Birleştirmek. Bir araya gelip birleşmek.
İngilizce Osculations Türkçe anlamı, Osculations eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Osculations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Endurance : Dayanım. Kaldırma. Tahammül. Devam. Götürüm. Çekme. Dayanıklılık. Süreklilik. Sabır.
Dependence : Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çoğabilimde, çalışan (etkin) kesim üzerindeki çoğal baskıyı gösteren ve edilgen çoğanın etkin çoğaya oranı olarak bulunan değer. Sarkma. Bağlı olma. Güven. Başkasının sırtından yaşama. Bağım. Psikotrop bir maddeyle merkezi sinir sistemi arasındaki etkileşmeden doğan ve maddenin keyif artırıcı psişik etkilerini duyumsamak ve bazen de yokluğunun vereceği huzursuzluktan sakınmak için maddeyi devamlı veya periyodik olarak alma isteği. İtimat.
French kiss : Fransız öpücüğü. Dil teması içeren açık ağız öpücüğü.
Accumbency : Arkaya doğru yatma veya uzanma hali.
Caresses : Okşamak. Okşayış. Sevmek. Öpmek. Okşama. Sıvazlamak. Kucaklama. Kucaklamak.
Patiences : Dayanç. Sebat. Tahammül. Sabır. Hasta. Labada. Çıdam.
Reclining : Uzanmak. Dayamak. Arkaya yatmak. Yaslanan. Birbirine dayamak. Yaslanmak. Yatmak.
Resistance : Birimi ohm olan, bir nesnenin elektrik akımına karşı koyma gücü. Kuvvete ya da dış koşullara karşı koyma. bir iletkenin elektrik akımının geçirilmesine karşı koyması. Dayanım. Karşı çıkma. Patojen mikroorganizma veya suşunun, kemoterapötik ilacın kullanıldığı doz aralığında serumda meydana getirdiği konsantrasyon düzeyinde, ilaç tarafından etkilenmemesi durumu. Dayanıklılık. Direnç. Tür, ırk, familya ve bireylerde hastalık etkenlerine ve enfeksiyöz olmayan hastalık sebeplerine karşı vücudun mukavemeti. Bir derinliğine görüşmede ya da oturum kümelerinde bireyin çeşitli nedenlerle gereken bilgileri vermeyerek kendini açıklamaktan kaçınması.
Patience : Hasta. Tek kişilik iskambil oyunu. Sebat. Çıdam. Labada. Sabır. Tahammül. Dayanç.
Abutting : Bitişik. Ortak sınırları olan. Yan yana.
Osculations synonyms : soul kiss, deep kiss, lastings, smooch, leanings, bearing, smack, kissing, leaning, touch, kiss, smooching, dependance, osculation, touching, buss, lasting, abutment, caress, contact, resistances.

Bu kısımda Osculations kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Osculations ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Osculations anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Osculations ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.