Değmek nedir, Değmek ne demek
- Aralık kalmayıncaya kadar birbirine yaklaşmak, dokunmak, temas etmek.
- Zevk veren şeyler hoşa gitmek

- Ulaşmak, erişmek.
- Değerinde olmak.
- Eş değerde olmak.
- İstenilen yere düşmek, rast gelmek, isabet etmek.
- Karşılık olmak.
- Herhangi bir nitelikte olmak.
"Değmek" ile ilgili cümle
- "Kapıdan bir an birbirimize değerek girdik." - Y. Z. Ortaç
- "Bütün dünyaya değer gözlerin."
- "Mektup elime değmedi. Yaşı on beşine değince..."
- "Evet, onun için her şeyi feda etmeye değer." - A. Kabaklı
- "Kurşun hedefe değdi."
- "Benim ömrümün üç günü üç yüz bin liraya değer." - H. Taner
- "Babaannem özel bir kadındı. Anlatılmaya değer." - A. Kutlu
- "Bu kahve değdi doğrusu."
Yerel Türkçe anlamı:
Miras kalmak: Bu ev bana anamdan değdi.
Olmak, olgunlaşmak (meyve ve çıban): Değmemiş armudu neye kopardın.
Meyve olgunlaşmak
Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:
[Bakınız: bağlantı kurmak]
Diğer sözlük anlamları:
Düşmek, yakışmak
Ulaşmak, erişmek, dokunmak, isabet etmek
Değmek anlamı, kısaca tanımı:
Değme gitsin : "anlatılması güç, anlatılamaz" anlamında kullanılan bir söz.
Değme keyfine : Söz konusu işten çok hoşlanıldığını anlatmak için kullanılan bir söz.
Değme sarhoşa yıkılana kadar gitsin : "kendi aklını beğenip başkasını dinlemeyen kimseyi gittiği yanlış yoldan döndürmeye kalkmayın, bırakın cezasını çeksin" anlamında kullanılan bir söz.
Değmesin yağlı boya : Genellikle bir şey taşınırken kalabalıktan yol istemek için "açılın, çekilin, yol verin!" anlamında kullanılan bir söz.
Dudakdeğmez : Lebdeğmez.
Lebdeğmez : Saz şiirinde b, f, m, p, v dudaksıl sesleri kullanılmadan söylenen koşma türü, dudakdeğmez.
Değme : Seçkin, seçme. Her, herhangi bir, gelişigüzel, rastgele. Değmek işi, temas.
Burnu çenesine değmek : Çok yaşlanmak.
Canına değmek : Ruhu şad olmak. çok hoşlanmak.
Eli değmek : Bir şey yapmaya vakit ve fırsat bulmak.
Göz değmek : Uğursuzluk, kötülük getirdiğine inanılan kıskanç veya hayran bakışlar dolayısıyla kötü bir duruma düşmek.
Gözü değmek : Uğursuzluk, kötülük getirdiğine inanılan kıskanç veya hayran bakışlar dolayısıyla kötü bir duruma düşürmek.
İt değmekle deniz pis olmaz : "doğruluğuna, dürüstlüğüne herkesin inandığı bir kimse, aşağılık kimselerin atmak istedikleri çamurla kirletilemez" anlamında kullanılan bir söz.
Nazar değmek : Göz değmek.
Nazarı değmek : Gözü değmek.
Zahmetine değmek : Verilen emeği karşılamak.
Aralık : Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Tuvalet. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. Uygun, elverişli durum, fırsat. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Ara. Yarı açık, tam kapanmamış.
Yaklaşmak : Yakınlaşmak. Benzemek, andırmak, uygun olmak. Bir konuyu, bir sorunu ele alarak değerlendirmek. Arada az bir aralık kalacak biçimde ilerlemek, aradaki uzaklığı azaltmak veya büsbütün ortadan kaldırmak için ileri gitmek.
Dokunmak : İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Almak, kullanmak, el sürmek. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek. Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. Sağlığını bozmak. Karıştırmak. Hafifçe değmek.
Temas : Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet. Değinme, sözünü etme, bahsetme. Dokunma. Gidip gelme, ulaşım, bağlantı. Değme, dokunma, dokunuş, değinti.
Ulaşmak : Varmak, gelmek. Yetişmek. Elde etmek, erişmek. Birbirine katılmak, dökülmek.
Erişmek : Zaman gelip çatmak. Bitkiler veya bunların ürünleri olgunlaşmak. Bir yere ulaşmak, varmak. Varılması zamana, emeğe bağlı olan veya uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak.
Düşmek : Aşırı ilgi veya sevgi göstermek. Hızı, gücü, değeri azalmak. Vurmak, değmek, rastlamak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yakışmak, uygun gelmek. Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Eksilmek. Bayağılaşmak. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Yakışık almak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Kötü yola girmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Yere devrilmek, yere serilmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Fırsat çıkmak. Bulunmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yağmak. Uğramak, kapılmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Düşkünleşmek. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak.
Olmak : Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Uymak, tam gelmek. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Geçmek, tamamlanmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Yol açmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Sarhoş olmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Sürdürmek, yürütmek. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur.
Karşılık : Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele.
Zevk : Güzeli çirkinden ayırt etme yetisi, beğeni. Tat, lezzet. Eğlence. Hoşa giden veya çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu, haz.
Gitmek : Yeter olmak, yetmek, yetişmek. Geçmek. Götürülmek, gönderilmek. Ölmek. Yürümek, yol almak. Bir yere doğru yönelmek. Yapmak. Yok olmak, elden çıkmak. Değerlendirmek, saymak, karşılamak. Herhangi bir durumda olmak. Dayanmak. Başvurmak, yapmak. Çıkmak, ulaşmak. Satılmak. Yakışmak, yaraşmak. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak. Bir yerden veya bir işten ayrılmak. Bir şey zarar görmüş olmak. Sürmek, devam etmek. Makine, işlemek, çalışmak. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak. Tüketilmek, harcanmak.
Herhangi : Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.
Bir : Bu sayı kadar olan. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sayıların ilki. Beraber. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Eş, aynı, bir boyda. Bir kez. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Tek. Aynı, benzer. Sadece.
Eş : Aynştaynyum elementinin simgesi. Notada duraklama zamanı ve bunu gösteren işaretin adı.
Diğer dillerde Değmek anlamı nedir?
İngilizce'de Değmek ne demek? : v. touch, kiss, touch lightly, brush; bear, merit, worth, be worthy of, pay off, pay
Fransızca'da Değmek : atteindre, toucher, valoir, coûter, mériter
Almanca'da Değmek : v. auszahlen
Rusça'da Değmek : v. касаться, прикасаться, дотрагиваться, затрагивать, задевать, соприкасаться, достигать, нравиться, стоить, заслуживать, коснуться, прикоснуться, дотронуться, затронуть, задеть, соприкоснуться, достигнуть, достичь, заслужить

Bu kısımda Değmek nedir? Değmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Değmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Değmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.