Merit türkçesi Merit nedir

Merit ile ilgili cümleler

English: You can't know his merits by his appearance.
Turkish: Onun görünüşüyle yeteneklerini bilemezsin.

English: At the meeting I pointed out the plan's merit.
Turkish: Toplantıda planın liyakatını belirttim.

English: But in spite of the merits of being single, they do want to get married some day.
Turkish: Fakat bekar olmanın yararlarına rağmen, onlar birgün evlenmek istiyor.

English: Everyone has the right to education. Education shall be free, at least in the elementary and fundamental stages. Elementary education shall be compulsory. Technical and professional education shall be made generally available and higher education shall be equally accessible to all on the basis of merit.
Turkish: Her şahsın öğrenim hakkı vardır. Öğrenim hiç olmazsa ilk ve temel safhalarında parasızdır. İlk öğretim mecburidir. Teknik ve mesleki öğretimden herkes istifade edebilmelidir. Yüksek öğretim, liyakatlerine göre herkese tam eşitlikle açık olmalıdır.

English: There are merits and demerits to both your opinions so I'm not going to decide right away which to support.
Turkish: Her iki görüşün avantajları ve dezavantajları vardır bu yüzden hangisini destekleyeceğime hemen karar vermeyeceğim.

 

Merit ingilizcede ne demek, Merit nerede nasıl kullanılır?

Merit goods : Erdemli mallar. Toplum için yararlı sayılan, ancak yeterince tüketilmediği düşüncesiyle hükümetlerin tüketicilere sübvansiyon sağlayarak veya bedelsiz vererek finansmanını bütçeden karşıladığı, diğer bir deyişle tüketimininin yarattığı sosyal faydanın ortaya çıkardığı dışsallık kadar özel faydayı aştığı özel mallar. Değer malları.

Merit increase : Liyakat zammı.

Merit pay : Sayısal olarak değerlendirilebilir bir ölçüte göre işlerini daha iyi yapan işçilere yapılan ek ödeme. Başarı ödülü. Liyakat ödemesi.

Merit payment : Liyakat ödemesi. Sayısal olarak değerlendirilebilir bir ölçüte göre işlerini daha iyi yapan işçilere yapılan ek ödeme.

Merit system : Ehliyet sistemi. Devlet memurluğunda başarıya göre atama ve terfi sistemi. Liyakat sistemi. Yeterliğe göre ödüllendirme sistemi.

Legion of merit : Liyakat madalyası. Üstün hizmetler için verilen abd askeri madalyası. Merit (fazilet) nişanı.

Certificate of merit : Üstün başarı belgesi. Mükemmeliyet sertifikası. Takdir belgesi.

Ancestral merit : Bir kimsenin atalarından miras olan hakları. Atalardan kalma hak.

 

Figure of merit : Yararlılık katsayısı. Verim ölçüsü. Başarım ölçüsü. Kar haddi. Performans katsayısı.

Meriting : Değmek. İstihkak. Hak etmek. Layık olmak.

İngilizce Merit Türkçe anlamı, Merit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Merit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dignity : Temkin. Yüksek mevki. Ciddiyet. Rütbe. Asalet. Vakar. İzzet. Saygınlık. Onur.

Pansophy : Evrensel bilgi.

Worthiness : Ehliyet. Değerlilik. Layık olma.

Bottom : Kurmak. Dip. Bir temel üzerine yerleştirmek. Dipteki. Temeline inmek. Dibe dokunmak. Ulaşmak. Dip koymak. Alt.

Earns : Para kazanmak. Kazanmak.

Attain : Elde etmek. Ermek. Gelmek. Yetmek. Kazanmak. Varmak. Ulaşmak. Rastgelmek. Şerefine erişmek.

Cost : Bir mal ya da işin para ile olan değişim değeri. paranın mal birimini kapsayan eder. Bedel. Tutmak. Maliyet. Cıf. Değerinde olmak. Maliyet hesaplamak. Mal olmak. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik.

Suitabilities : Elverişlilik. Yerindelik. Yakışık. Kullanışlılık. Uygun olma. Uygunluk.

Etch : Asitle oymak. Asitle maden üzerine resim oymak. Desen hakketmek için madeni bir yüzeyi asitle oymak. Asitle üzerine resim oymak. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Oymak. Yer etmek. Ekşitle metal üzerinde iz bırakmak. Hakketmek.

Merit synonyms : be deserving of, meaning, be worth, dharmas, suitability, superiorities, bears, rate, merited, prigs, utility, amount, excellence, meriting, kiss, goodness, have it coming, dharma, efficiency, ask for it, competences, deserve of, worthy, moral, costliness, morality, mise, righteousness, maistre, dearness, earn, ability, bear.

Merit zıt anlamlı kelimeler, Merit kelime anlamı

Worthlessness : Önemsizlik. Seviyesizlik. Değersizlik. Hakirlik.

Demerit : Yanlış. İhtar (okulda). Tembih. İhtar. Suçlanabilir davranış. Kabahat. Kusur. Uyarı. Hata.

Unworthiness : Değersiz olma durumu. Kıymetsizlik. Layık olmama. Saygı hak etmeme durumu. Değersizlik.

Merit ingilizce tanımı, definition of Merit

Merit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to merit punishment. The quality or state of deserving well or ill. To acquire desert. To have a right to claim as reward. To deserve. Sometimes, to deserve in a bad sense. To earn by service or performance. To gain value. To profit. Desert. To receive benefit.